19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı denince neler biliyoruz?
İlk aklımıza gelenler neler. Şöyle bir düşünelim. Hepimizin malumudur. Mustafa Kemâl Atatürk’ün okullarda ders kitaplarında öğretildiği gibi pusulası bile bozuk Bandırma vapuruyla devleti kurtarmak için Anadolu’ya geçtiğini, Samsun’a ayak basarak Türk Kurtuluş Savaşı’nı fiilen başlattığı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini attığı önemli dönüm noktası olduğu.
Tarih kitaplarında okuduğumuz, bizlere öğretilenlerin dışında başka bilmediklerimiz neler var neler.
Bu konuda çeşitli rivayetler olsa da dönemin Osmanlı Padişahı Sultan Vahdettin’in Mustafa Kemal Atatürk’le padişah olmadan önce birlikte yurt dışı seyahatleriyle aralarında belli bir yakınlık olsa da; Vahdettin padişah olduktan sonra Yıldız Sarayında küçük bir salonda yakın mesafe görüşmelerinde “Paşa Paşa devleti kurtar” dediğini. Sonrasında Mustafa Kemâl Atatürk’ün 19 Mayıs 1919 da Samsun’a çıkmasından sadece 3 hafta sonra neden geri çağrıldığını ve Mustafa Kemal Atatürk’ün ne mücadelelerle, zamanın imkansızlıklarıyla aklını kullanarak, azimle etrafındaki çok kıymetli insanlarla dere tepe aşıp, yağmur çamur demeden destanlar yazdıran kişiliği sayesinde kurtarılan bu güzelim vatan.
Tarih konusunda fazla detaya girmeye gerek yok. İşi tarihçilere bırakalım. Yoksa satırlar, sayfalar yetmez.
Biz bir de gençliğe hediye etmesine bakalım.
19 Mayıs 1919’da Samsun’da başlatılan bağımsızlık ve aydınlanma meşalesinin daima gençlerin dinamizmiyle yaşayacağına inandığı için bu günü gençlere armağan etmiştir. Çünkü geleceği gençlere emanet ederek Türkiye Cumhuriyeti’nin korunup yaşatılacağı inancı vardı.
19 Mayıs ilk kez 1926 yılında Samsun’da yerel düzeyde “Gazi Günü” adı altında kutlanmıştır. Milli Mücadele’nin başlangıcı olan bu özel gün, daha sonra 24 Mayıs 1935’te resmiyet kazanarak “Atatürk Günü” adını almış, 1938’de ise “Gençlik ve Spor Bayramı” olarak ülke genelinde kutlanmaya başlanmıştır.
Çocukluğum ve eğitim hayatım boyunca her yıl 19 Mayıs Gençlik ve Spor bayramlarını kutlamak, o heyecanı yaşamak kız erkek demeden omuz omuza Mustafa Kemal Atatürk’ün evlatları olarak yaşamak tanrının bir lütfu olsa gerek.
Esaretten kurtulmuş bir milletin evlatları olarak cumhuriyeti korumak ve yaşatmak gençlere verilen bir onur ve korunması gereken bir emanettir.
Daha nicelerini yaşamak dileğiyle.
Şebnem Yapa Öztoprak
KADİDER Yönetim Kurulu üyesi