Takvimlerin 1 Mayıs’ı göstermesi, sadece bir anma ya da geleneksel bir yürüyüşten ibaret değildir.
Çoğu zaman emeği sadece "yorgunluk" ve "zorluk" kelimeleriyle yan yana getiririz. Oysa emek her şeyin başlangıcıdır.
1 Mayıs Sokağımızı süpüren işçinin, sabah ayazında fabrikada çarkları döndüren elin, tarlada güneşin altında ter döken çiftçinin, yerin metrelerce altında çalışan madencinin hastane koridorlarında sabahlayan sağlık çalışanının, kuryenin mühendisin günüdür.
1 Mayıs, bize şunu hatırlatır: Dünya, onu durduğu yerden eleştirip seyir edenlerin değil, ellerini taşın altına koyup onu her gün yeniden kuranların omuzlarında yükselir.
Bugün emeğin değerini güvenli bir geleceği ve insanca yaşamı konuşurken aslında "yarını" konuşuyoruz. Dayanışma en güçlü ışıktır. Yan yana duran, birbirinin hakkını savunan ve emeğin kutsallığına inanan insanlar, sadece bir günü kutlamıyor; adil bir geleceğin tohumlarını serpiyorlar.
1 Mayıs’ın bu yılki mesajı, her zamankinden daha güçlü olmalı: Yorulmak var ama vazgeçmek yok. Çünkü biliyoruz ki; hayatı ilmek ilmek dokuyan eller, en sonunda o beklenen güzel günlerin kapısını da çalacaktır.
Nasır tutmuş ellerin, aydınlık fikirlerin ve alın terinin kutsallığına inanan herkesin bayramı kutlu olsun.
Oya BOYSAN
KADİDER Yönetim Kurulu Üyesi