Bugun...



"Zaten O Şarkıyı Ben Sana Yazmadım" tüm kitapçılarda...

Yarım kalmış bir aşkın, söylenemeyen cümlelerin ve sessiz bekleyişlerin romanı… “Zaten O Şarkıyı Ben Sana Yazmadım”, Orkun Galolar imzasıyla İnkılâp Kitabevi’nden çıktı. Şimdi kitap satan her yerde!

facebook-paylas
Tarih: 18-01-2026 18:49


Yarım kalmış bir aşkın, söylenemeyen cümlelerin ve sessiz bekleyişlerin romanı… “Zaten O Şarkıyı Ben Sana Yazmadım”, Orkun Galolar imzasıyla İnkılâp Kitabevi’nden çıktı. Şimdi kitap satan her yerde!

Bazı hikâyeler vardır; yaşanmışlıkla hissedilmişlik arasında gidip gelir. Ve okur daha ilk sayfalarda, kendi hayatından bir yere dokunulduğunu hisseder. Bir cümle tanıdık gelir. Bir suskunluk, bir bekleyiş, bir vazgeçiş…

“Zaten O Şarkıyı Ben Sana Yazmadım”, tam da bu tanıdıklık hissiyle ilerleyen bir roman. Büyük sözlerle değil; eksik bırakılmış cümlelerle, ertelenmiş duygularla, zamanında gidilememiş ya da çok geç kalınmış anlarla konuşuyor.

Gitmek mi Daha Zor, Kalmak mı?

Hikâye, Elif’in sessiz gidişiyle başlıyor. Ama asıl mesele gidiş değil; geride kalanın içinde olup bitenler. Bir insan sevildiğini bilirken neden susar? Gitmek mi daha ağırdır, yoksa kalıp beklemek mi? Beklemek gerçekten bir seçim midir, yoksa insanın kendine biçtiği sessiz bir yazgı mı?

“Zaten O Şarkıyı Ben Sana Yazmadım”, aşkı, romantik bir ideal olarak değil, insanın hayatına sızan, yönünü değiştiren, bazen yalnızca içsel bir duygu olarak ele alıyor. Sevmenin her zaman karşılık bulmadığını; bazen sessizce sürdürülmek zorunda kalınan bir yol olduğunu hatırlatıyor.

Dili sade olsa da duygusu yoğun. Acele etmeyen anlatımıyla okuru zorlamadan içine alıyor. Kitap kapanıyor ama hikâye, okurun zihninde dolaşmaya devam ediyor.

Unutulmaz Aşklara Yazılmış Bir Şarkı Gibi…

 

 

Arka kapak

 

Bir insan kaç kere gider?

İliklerine kadar sevildiğini hissederken kaç kez yüzüstü bırakır?

Ya geride kalan?

Kaç gün, kaç ay, kaç yıl bekler gidenin ardından?

Umut henüz çocukken tutulur Elif’e.

Bir gün, küçük kalbi hislerini daha fazla taşıyamadığında her şeyi itiraf eder. Ama onun adı imkânsızdır.

Dokunamaz, söyleyemez, yaşayamaz… 

ama sevmekten de vazgeçemez.

Bir kediyi sever gibi;

bekleyerek, sessizce, izin verilince.

Babasının ruhunda açtığı derin yaralarla 

hayata tutunmaya çalışan bir kadının kaçış anlatısı bu;

geride kalan bir adamın ise 

sevmenin bazen sessizce beklemek olduğunu öğrenmesi.

Zaten O Şarkıyı Ben Sana Yazmadım,

aşkın, pişmanlıkların ve söylenemeyen cümlelerin arasından sızan bir hikâye.

Bir şarkının ezgisinde, bir şiirin satır aralarında saklanmış;

boşa geçmiş bir ömrün içinde sıkışıp kalan iki kalbin

yeniden başlama ihtimaline tutunma hikâyesi…

Unutulmaz aşklara yazılmış bir şarkı gibi…







Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER Kitap Haberleri

YAZARLAR
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARA
HABER ARŞİVİ

En sevdiğiniz sosyal medya platformu hangisidir?


SON YORUMLANANLAR
nöbetçi eczaneler
YUKARI YUKARI