Bugun...


Mehmet ALPTEKİN

facebook-paylas
Sessiz İcraat, Gürültülü Algı
Tarih: 25-12-2025 14:07:00 Güncelleme: 25-12-2025 14:07:00


“Yapan konuşmaz, çok konuşan yapamaz.”

Bu söz, bugün ülke siyasetinin fotoğrafını tek cümlede özetliyor.

Türkiye’de uzun süredir iki farklı siyaset tarzı karşı karşıya duruyor. Bir tarafta yapılanı abartmadan, kimi zaman anlatma ihtiyacı bile duymadan yoluna devam eden bir iktidar anlayışı; diğer tarafta ise icraattan çok söylemle, hizmetten çok algıyla gündem oluşturmaya çalışan bir muhalefet çizgisi…

İktidar cephesinde özellikle son yıllarda büyük altyapı yatırımlarından savunma sanayine, sosyal desteklerden sağlık ve ulaştırmaya kadar pek çok alanda somut işler hayata geçirildi. Eksikleri, aksayan yönleri elbette tartışılabilir; ancak ortada inkâr edilemeyecek bir “yapılanlar” gerçeği var. Buna rağmen bu icraatların büyük kısmı, bağırarak çağırarak değil; sessizce, adım adım ilerleyen bir anlayışla yürütülüyor. Çünkü iş yapanın enerjisi kürsülere değil, sahaya harcanıyor.

Diğer tarafta ise ana muhalefet ve özellikle yönettikleri belediyeler üzerinden yürüyen farklı bir tablo var. Büyük vaatler, yüksek sesli açıklamalar, bitmek bilmeyen basın toplantıları… Ancak iş somut icraata geldiğinde, ortada doldurulamayan boşluklar dikkat çekiyor. Yapılmayan hizmetlerin üzeri, güçlü bir söylemle; hatta zaman zaman bilinçli bir kamuoyu yanıltma çabasıyla örtülmeye çalışılıyor.

Burada devreye “algı siyaseti” giriyor. Sosyal medya, fonlanmış trol hesaplar, tekrar eden sloganlar ve sürekli aynı iddiaları dolaşıma sokan bir propaganda dili… Ama ne kadar yüksek sesle konuşulursa konuşulsun, boş tencerenin sesi bir süre sonra kulak tırmalamaya başlar. Vatandaş, yaşadığı sokakta yolu görür; musluğu açtığında suyu, hastaneye gittiğinde hizmeti, tarlasına girdiğinde desteği sorgular. Algı, gerçeğin yerini uzun süre tutamaz.

Demokrasilerde muhalefetin görevi bağırmak değil, alternatif üretmektir. Belediyecilikte ölçü; afişlerin büyüklüğü ya da sosyal medyadaki etkileşim sayısı değil, şehrin nefes alıp almadığıdır. Çözüm üretemeyen, hizmet koyamayan bir anlayışın sesi ne kadar yüksek çıkarsa çıksın, karşılığı sınırlı kalmaya mahkûmdur.

Sonuçta siyaset, laf yarışı değil; hizmet yarışıdır. Tarih de, sandık da, milletin hafızası da bunu böyle yazar.
Yapanın sesi kısık olabilir; ama izi derindir. Çok konuşanın ise sesi yankı yapar, izi kalmaz.





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARA
HABER ARŞİVİ

En sevdiğiniz sosyal medya platformu hangisidir?


SON YORUMLANANLAR
nöbetçi eczaneler
YUKARI