Bugun...


Eyyüp AYDIN

facebook-paylas
KURTULUŞ AKIL VE BİLİMDEDİR!
Tarih: 15-04-2020 14:36:00 Güncelleme: 15-04-2020 14:36:00


Çin'in Vuhan kentinde ortaya çıkan ve tüm dünyayı etkisi altına alan öldürücü koronavirüs pandemisi dinlerin, mezheplerin, ırkların, milletlerin, devletlerin ve ideolojilerin sınırlarını aşarak ilerliyor. İnsanlık, geçmişte pek çok defa olduğu gibi bir kere daha hiçbir sınır tanımayan "küresel" bir felaketle karşı karşıya… Bu küresel ölüm kalım savaşında tüm insanlık her şeyi bir kenara bırakıp "akla" ve “bilime” sığınıyor; tüm devletler "akılcı" ve "bilimsel" önlemlerle koronavirüsü yenmeye çalışıyor.


Koronavirüs pandemisi bizleri de bir kere daha "Manevi mirasım ilim ve akıldır" diyen ve "akla", "bilime" dayalı laik bir devlet kuran Atatürk'ün "kurtarıcı" vizyonuyla yüzleştirdi. Akıl tutulması olmayanlar, bir kere daha Atatürk'ün "akla, bilime dayalı laik Cumhuriyet" formülünün ne kadar doğru bir formül olduğunu gördü.


Aslında Atatürk yaşamı boyunca gerçeğe ulaşmayı hep başarmıştı. Doğuştan gelen dehası, okudukları, gözlemleri ve yaşadıkları sonunda, "hayatta en hakiki mürşidin" ilim ve fen olduğunu görmüştü: "Dünyada her şey için; maddiyat için, maneviyat için, hayat için, başarı için en hakiki (gerçek) mürşit (yol gösterici) ilimdir, fendir. İlmin ve fennin dışında yol gösterici aramak gaflettir, cehalettir, sapkınlıktır. Yalnız ilim ve fennin yaşadığımız her dakikadaki safhalarının gelişmesini kavramak ve ilerlemelerini zamanında izlemek şarttır. Bin, iki bin, binlerce sene önceki ilim ve fen dilinin çizdiği kuralları, şu kadar bin sene sonra bugün aynen uygulamaya kalkışmak elbette ilim ve fennin içinde bulunmak değildir."


HASTALIĞIN TEDAVİSİ BİLİMDİR
Atatürk, sorunların ancak "ilmi ve fenni yöntemlerle" çözülebileceğini düşünüyordu. 27 Ekim 1922'de Bursa'da öğretmenlere yaptığı bir konuşmada "gerçek kurtuluşun" toplumsal hastalıkların "ilmi ve fenni bir tarzda" tedavi edilmesiyle mümkün olacağını söylemişti:


"Gerçek kurtuluş, toplumdaki marazı (hastalığı) tespit edip tedavi etmekle elde edilir ve marazın tedavisi ancak ilmi ve fenni bir tarzda yapılacak olursa şifa verici olur. Yoksa ilmin ve fennin dışında bir tedavinin hiçbir zaman marazı tedavi etmeyeceği malumdur. Tersine maraz kalıcı olur ve tedavi edilemez bir hale gelir…"


Bugün koronavirüs belasına karşı tüm dünya Atatürk'ün "manevi mirasım" dediği "akla" ve "bilime" sığınmıştır. Devletler, akla ve bilime göre toplumsal hayatı düzenlemektedir. İşte laiklik bunun için yaşamsal bir önem arz ediyor. Laiklik "din düşmanlığı" değildir; laiklik din ve devlet işlerinin ayrılması yanında hayatın "akla" ve "bilime" göre düzenlenmesidir. Atatürk işte bu nedenle laik bir Cumhuriyet kurmuştur. Gerçek olan şudur ki, kurtuluş Atatürk'ün manevi mirasındadır, yani akıl ve bilimdedir.





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARA
HABER ARŞİVİ

En sevdiğiniz sosyal medya platformu hangisidir?


SON YORUMLANANLAR
nöbetçi eczaneler
YUKARI