Bugun...


Aile Hekimi Dr. Ozan UZKUT

facebook-paylas
TÜRKİYE ANCAK AĞUSTOS SONU NORMALE DÖNER
Tarih: 22-04-2020 16:48:00 Güncelleme: 22-04-2020 16:48:00


Evet, size yine bir tahmin ve belki de büyük konuşma. Ama yazdıklarımın çoğu, zaman içinde doğru çıkınca sanırım daha fazla dikkate alınır diye düşünüyorum. Evet hükümet yetkilileri mayıs sonu haziran başı gibi her şeyin normalleşebileceğini düşünüyorlar ama bana göre eğer 15 gün karantina yani sokağa çıkma yasağı uygulanmazsa -ki uygulanmayacak gibi duruyor- bu süreç ağustos sonu eylül başında ancak normalleşecek.

 

Eğer bu işin 3 ay içinde bitmesini istiyorsak önümüzde 2 yol vardı… 1. yol Danimarka, Çek Cumhuriyeti, Norveç gibi ülkelerin yaptığı gibi daha ilk vaka görülür görülmez sokağa çıkma yasağı uygulamak -ki bu ülkeler 6 haftanın sonunda hiç hasta bulgusu olmadan ülkelerinden bu virüsü temizlediler- artık normalleşmeye başladılar, kademeli olarak yasakları kaldırıyorlar.

 

Ya da İspanya, İtalya, İngiltere, gibi doğal seleksiyon ya da sürü bağışıklığı yöntemini uygulayıp on binlerce kayıp verip toplumun % 70'inin enfekte olmasını bekleyecektik…

 

Biz 3. bir yöntem seçip ikisinin ortasını seçtik. Evden çıkma kararını Almanlar gibi, Ruslar gibi, halkın bilincine bıraktık, bu konuda bilinçli olan % 80 uydu, % 20'sini sokaktan almakta zorlandık… Bilinçsizce hastalığı yaymaya devam ettiler.

 

Belki bu sayede yoğun bakım kapasitemiz tam dolmadan ölüm olaylarının nispeten az olmasıyla sağlık sistemimizi felç etmeden ve herkese yeterek ilerliyoruz ama süreci de uzatıyoruz.

 

Ama benim tavsiyem eğer haziran başı gibi bir beklentiniz varsa, iş durumunuzu, planlarınızı buna göre ayarlıyorsanız bence o planlarınızı bir kez daha revize edin, bizim yaptığımız bu uygulama ile bu süreç bizim ülkemizde ancak ağustos sonunda eylül başında normalleşir. Belki de hayırlısı budur. Bu sayede görece çok az kayıpla sağlık sistemimizi tıkamadan bu vartayı da atlatırız.

 

Gene benim tahminim bu virüsün aşısı eylül gibi çıkar yaygınlaşması ve üretimi kasım aralığı bulur. Eğer virüs çok farklı bir forma bürünmez, mutasyona uğramaz ise yıl sonunda bu ölümcül etkisini göstermez, normal hemafiluz gibi gene hasta eder ama ölümcüllüğü ve yayılımı daha düşük kalır.

 

Eğer ekonomik nedenlerden ötürü salgın devam ederken her şey normalmiş gibi davranır ve her şeyi serbest bırakırsak yazımız çok zor, geçer sağlık sistemimiz tıkanır, yoğun bakımlarda yer kalmaz, ölümler artar ve kayıplarımız çok daha fazla olur. Süreç de yıl sonunu bulur. Ve dünya bize ağlar hale geliriz.

 

Burada bana göre tercih bizi idare edenlerin amaçlarına, dünyaya ve insana bakış açılarına, doğru yanlış kavramlarının farklılığına göre değişir. Ben şahsen insanı önceleyen bir yapıya sahibim çünkü zaten hekimim ve öyle olmam gerekiyor. Bana göre en doğrusu 21 günlük en az sokağa çıkma yasağı ile bu işin azaltılmasını ve ölümlerin en aza indirilmesini sağlamaktır. Ama ülkenin ekonomik durumu, konjuktürel durumu, öncelikleri, yönetenlerin öncelikleri ile paralel olduğu için bu fikrim onlara çok yanlış gelebilir.

 

Benim görüşüm ve yönetenlerin dünyaya bakış açısını da değerlendirirsek bu sürecin yani normalleşmenin ağustos sonunu bulacağı ve bulması gerekliliği ile ilgilidir. Allah beterinden saklasın ama sanki bizim için de buna uyum sağlamak gerektiği gibi bir düşünceye de sahip oluyorum.
(Ozanca sağlık mobbing politika kitabımdan)





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARA
HABER ARŞİVİ

En sevdiğiniz sosyal medya platformu hangisidir?


SON YORUMLANANLAR
nöbetçi eczaneler
YUKARI