Bugünlerde bir çok bilim insanı ve nihayet sağlık bakanımız filyasyon kelimesini çok sık kullanmaya başladı. Hep ne iş yapıyor ki, işi rapor vermek, ilaç yazmak gibi görülen aile hekiminin ne yaptığını, salgını önlemenin en önemli ayağının filyasyon olduğunu, bunun da ancak aile hekimleri tarafından yapılabileceği gerçeğini yeni fark ettiler. Aslında biz bunu zaten yapıyorduk ve daha sıkı şekilde de yapmaya devam edeceğiz.
Peki nedir Filyasyon? Bir bulaşıcı hastalığın neden, nereden kaynaklandığının tespit edilmesidir çok kabaca. Başka bir deyişle kaynak arama çalışmasıdır. Yani kime bulaşmış, kimlere bulaştırabilir, o kişiler daha kimlerle temaslı, bunun anlaşılması, araştırılması ve tespit edilip gerekli uyarıların yapılması ve gerekirse de karantinaya alınması, hep bu filyasyon denilen şeyle mümkündür.
Biz aile hekimleri hasta olan kayıtlı hastanın bilgileri sistemimize düşünce o kişinin temaslı olabileceği tüm kişileri araştırmaya başlıyoruz. Bir çeşit dedektiflik oynuyoruz, ondan sonra bu kişilerin de temas edebileceği kişileri, zamanı ve bulaşabilme ihtimalini de göz önüne alıp o kişilerin bazılarının evlerinde eğer gerekirse tüm apartmanda hatta mahallede, köy de, kasabada herkesin karantinaya alınıp alınmayacağına da temel oluşturan verileri işte bu filyasyonla sağlıyoruz… Bunu da aile hekimleri toplum sağlığı hekimleri ve sağlık müdürlüğünün halk sağlığı ekipleri koordineli bir şekilde yürütüyor.
İşte ne yaptığını bilmediğiniz, sanki boş oturuyor gibi gördüğünüz aile hekimleri olmasa bulaşım riski olan veya bulaşmış kişilerin başka kimselere bulaştırmasını önleyen bu çalışmalar aksarsa -ki bazen insanların kontrol edemediğimiz kalabalıklara girmesi, çok insanla teması yüzünden bir çok insanı atlıyoruz- o zaman hastalık çok hızlı yayılır ve bunun sonucu hasta kayıplarımız da çok daha fazla artar.
İşte bu filyonu bizim doğru yapabilmemiz için mümkün olan en az kişi ile temas etmeli, bulaşımı mümkün olduğunca kısıtlamalı ve bu sayede de virüsün bulaşacak insan kalmaması ile yok olmasını sağlamayı amaçlamaktayız.
Aile hekimleri de, hem ne olduğu bilinmeyen hastalarla çok sık karşılaştığı, hem de gerekli teçhizatı da olmadığı için çok sıklıkla hastalığa yakalanmakta ve bu işlerini aksatmak zorunda kalmaktadır. Üstelik hastanede çalışan hekimler gibi herhangi bir ekstra ücret almadan bunu yapmaya çalışmaktadırlar. Bir de hastalanırlarsa maaşlarının yarısı da kesilmektedir.
Bu yüzden diyoruz ki gerçekten önemli bir hastalığınız yoksa evden çıkmayın, aile hekiminize mümkün olduğunca gelmeyin… "Şimdi nasılsa hasta azdır, rahatça muayene olurum, işimi hallederim" mantığı ile olaylara bakmayın… Evet görünüşte hasta sayımız az olsa da bizim işimiz çok fazla ve çok önemli hastalığın yayılmasını durdurmak, kendimizin ve sizlerin sağlığınızı korumak için çok yoğun çalışılmaktadır. Bizim işimizi kolaylaştırmak istiyorsanız, temasınızı kesin filyasyon yapmamızı kolaylaştırın… Önemli sebebiniz yoksa evden asla çıkmayın.
Filyasyon 1. basamağın işidir. Bu sistem Refik Saydam'dan beri tüm tıp öğrencilerine anlatılır ve öğretilir. Bu sayede biz Türk hekimleri bir çok hastalığı yendik bunu da yeneceğiz… Bize güvenin…
(Ozanca sağlık mobbing politika kitabımdan)