Korona günlerinde hem devletin hem de belediyelerin yardım ettiği kişiler aynı kişiler. Yani ülkemizde bilinen sayıları kimine göre 2 milyon, kimine göre 4 milyon olan her zamanki listelerde bulunan, muhtarların yardımıyla saptanan bu kişilere gerek devlet gerek belediye gerekse hayır severler tarafından yardımlar yapılıyor.
Ama korona günlerinde mağdur olan bunlar değil ki. Bunlar evet her zaman mağdur ve her zaman zaten iaşe ile geçiniyorlar ama asıl mağdur olan sayıları 5 milyonla 20 milyon arası geçinen, kimisi küçük esnaf, terzi, ayakkabı tamircisi, berber, kuaför gibi, kimisi günlük kazandığı ile yaşayan acentacı, sigortacı, temizlikçi, işportacı, pazarcı gibi kişiler ve onların yanında çalışan çoğu sigortasız işçiler ve tabii de onların bakmakla yükümlü oldukları kişiler. Asıl mağdur olan onlar…
Memur, emekli, işçi, bu konuda çok daha şanslı, yetmese de bir gelirleri var. Az da olsa ceplerine bir kaç kuruş geçiyor ama diğerleri gerçekten çok zor durumda… Bir de alışkın değiller yardım almaya, yardım etmek istediğin zamanda gurur yapıp istemiyorlar… Şimdilik çoğu biraz borç biraz da birikimleri ile veya kilerdeki erzakla bu ayı çıkartılar ama bu işin uzaması asıl o gururlu, çalışkan, isteyemeyen ve bu ülkenin nerdeyse tüm yükünü çeken bu insanlarda büyük yıkım oluşturacak.
Yukarıda dediğim gibi bizde her şeyde olduğu gibi yardım konusunda da bir koordinasyon olmadığı için, devlet de yardımını bilinen fakirlere yapıyor, belediye de, bazı hayırseverler de aynı kişiler, hep mağdur hep yardıma muhtaç… Bir film vardı "Olağan şüpheliler" diye… Polis bir hırsızlık olsa hep aynı kişileri topluyor, sorguluyor, cinayet olsa yine aynı kişilerden biliniyordu… Bunun gibi yardımlarda hep aynı kişiler akla geliyor.
Yukarıda dediğim gibi emeği ile günü birlik geçinen kişilerin çoğu bizler gibi aynı evlerde oturuyor, aynı şekilde giyiniyor, aynı yerlerden alışveriş ediyor… Yani onlar da normal şartlar altında orta sınıf dediğimiz bir yaşam sürüyordu ama korona günleri onları vurdu ve aynı standartta yaşamalarını imkansız hale getirdi veya getirecek. Rahmetli babaannem derdi "Allah gördüğünden aşağı düşürmesin" diye… Gerçekten hiç bir kusurları olmadığı halde bundan en çok etkilenenler onlar oldular.
Benim dikkat çekmek istediğim bu kişiler komşumuz, akrabamız, dostumuz, berberimiz, kuaförümüz, terzimiz olabilir… Bu kişileri görüp bu kişilere yardım etmeliyiz… Asıl mağdur olan çünkü bunlar ve bu duruma kesinlikle çözüm bulunması gerekiyor. Bu kişilerin çökmesi, iş yapamaz hale gelmesi, en büyük felaket olur. Tüm ekonomiye, tüm değerlere zarar verir. Bu kişilere ya bankalar ödeme durumuna bakmaksızın korona süresince ödenmemek üzere borç verecek ya da toplum ve devlet olarak açıktan yardım yapacağız. Şimdiye kadar açılan göstermelik kredilerden, bankacılık anlaşmalarından bunların çok büyük bir kısmı yaralanamadı. Bir çok ülke bu kişilere 5000 dolardan aşağı olmamak üzere nakti ödemesiz yardım yaptı. Bu kişileri ayakta tutmaya çalışıyor. Çünkü biliyor ki bu kişiler batarsa ülke batar ve bir daha ayağa kalkması çok uzun sürer…
Bize yani sabit gelirlilere düşense berberine, kuaförüne, terzisine, ayakkabı tamircisine, işportacısına, temizlikçisine, sanki gene gidiyormuş gibi para ödemek ve onun mağduriyetini en aza indirilmesini sağlamaktır diye düşünüyorum. Bu günler geçince bu kişilere biz yine muhtacız ve asla onların alıştıkları düzenden kopmasını istemeyiz değil mi?
(Ozanca Sağlık Mobbing Politika)