|
Tweet |
"SAĞLIK VE SOSYAL HİZMET EMEKÇİLERİNİN TAMAMI KADROYA ALINMALI, OECD ORTALAMALARINA ULAŞACAK ŞEKİLDE GÜVENCELİ İSTİHDAM SAĞLANMALIDIR"
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Antalya Şubesi Eş Başkanı Şükran İçöz, Güvenceli İş Güvenceli Gelecek kampanyası kapsamında iş yerlerinde topladıkları imzaların TBMM sunulması için sendika genel merkezine gönderilmesi nedeniyle şube binasında bir basın toplantısı düzenledi.
Basın açıklamasından önce Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın dün yaptığı “belirti göstermeyip testi pozitif çıkan vakaları günlük açıklanan tabloya eklemiyoruz” açıklaması hakkında konuştu. İçöz “bizim aylardır söylediklerimizi Sağlık Bakanı dün itiraf etmiştir, gerçek rakamlar halktan gizlenmiştir, süreç şeffaf yürütülmemiş, salgının yayılmasına engel olunmamıştır. Hem halkın sağlığı hem de biz sağlık emekçilerinin sağlığı hiçe sayılmıştır” dedi.
Güvenceli İş Güvenceli Gelecek İmza Kampanyası hakkında konuşan Şükran İçöz “Pandemi sürecinde aynı koridorda, aynı serviste birlikte ter döken, birbirini tamamlayan, aynı risk altına giren farklı mesleklerden sağlık ve sosyal hizmet emekçilerine ve birlikte verdikleri mücadeleye tanık olduk. Ama bu birlikteliğe de emeğe de zarar veren, üstelik kendilerinin neden olmadıkları, kendilerinin karar vermedikleri sorunlara da daha yakından tanık olduk:
- Farklı istihdam biçimlerinde oldukları için farklı ücretler aldılar.
- Farklı istihdam biçimlerinde oldukları için farklı çalışma koşullarında çalışmaya zorlandılar.
- Farklı istihdam biçimlerinde oldukları için farklı baskı biçimleri ile karşılaştılar.
- Farklı istihdam biçimlerinde oldukları için fiilen farklı örgütlenme haklarına sahiptiler.
- Farklı istihdam biçimlerinde oldukları için farklı haklara sahiptiler. Tayin hakları, izin hakları farklıydı.
- Farklı istihdam biçimlerinde oldukları için mali ve sosyal hak kayıplarına maruz kaldılar.
- Farklı istihdam biçimlerinde oldukları için özel hayata saygı hakkı, aile kurma hakkı, seyahat özgürlüğü gibi temel hakları ihlal edildi.
Pandemi öncesinde de var olan bu ayrımcı ve emek düşmanı uygulamalar, pandemi döneminde bir kez daha görünür olmuştur. Bu durum, hangi istihdam biçiminde- hangi kadroda olursa olsun tüm sağlık ve sosyal hizmet emekçilerini tehdit eden, iş barışını bozan, emekçiler arasında dayanışmayı değil rekabeti dayatan bir durumdur. Kadrosuna bakılmaksızın tüm emekçiler için güvencesizlik yaratmaktadır. Sağlık ve sosyal hizmetlere de zarar vermektedir.
Sağlık ve sosyal hizmetlerin kamu hizmeti olmasını gerektiğini tartıştığımız yerde, bu alanda çalışanların da kadrolu kamu emekçileri olması bir zaruriyettir.
Ve artık bu sorun çözülmelidir.
Tüm bu nedenlerle, ‘’güvenceli iş güvenli gelecek’’ şiarıyla tüm sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin kadroya alınması ve güvencesiz çalışmanın kalıcı olarak sonlandırılması; sağlık ve sosyal hizmet alanlarında yetersiz olan emekçi sayısının kadrolu atamalarla artırılması için her iki alanda da en azından OECD ortalamasına ulaşacak şekilde güvenceli istihdam yapılması düzenlemelerini detaylı olarak içeren bir Kanun Teklifi hazırladık ve ilimizdeki emekçilere imzaya açtık.
T.B.M.M. Başkanlığına iletmesi için bugün sendikamızın Genel Merkezine gönderiyoruz.
Kanun teklifinin karşılık bulmasının, taleplerimizin karşılanması için sağlık ve sosyal hizmet emekçilerini mücadeleye halkımızı da desteğe davet ediyoruz” ifadelerini kullandı.
