Bugun...



Sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinden 1 Mayıs öncesi uyarı

Artan iş yükü, sağlıkta şiddet, vergi kayıpları, ağır nöbet koşulları ve personel yetersizliğiyle mücadele eden sağlık ve sosyal hizmet çalışanları, 1 Mayıs öncesi biriken sorunların çözümü için çağrı yaptı. Sağlık Hizmetleri Sendikası (Sahim-SEN), Genel Başkanı Özlem Akarken, sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin yalnızca özlük hakları için değil, sürdürülebilir bir sağlık sistemi için de ses yükselttiğini söyledi.

facebook-paylas
Tarih: 30-04-2026 17:37

Sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinden 1 Mayıs öncesi uyarı

Artan iş yükü, sağlıkta şiddet, vergi kayıpları, ağır nöbet koşulları ve personel yetersizliğiyle mücadele eden sağlık ve sosyal hizmet çalışanları, 1 Mayıs öncesi biriken sorunların çözümü için çağrı yaptı. Sağlık Hizmetleri Sendikası (Sahim-SEN), Genel Başkanı Özlem Akarken, sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin yalnızca özlük hakları için değil, sürdürülebilir bir sağlık sistemi için de ses yükselttiğini söyledi.

 Emek gündeminin öne çıktığı 1 Mayıs öncesinde gözler sağlık ve sosyal hizmet alanındaki çalışma koşullarına çevrildi. Artan hasta yoğunluğu, derinleşen personel açığı, sağlıkta devam eden şiddet vakaları, sosyal hizmet alanında devlete emanet edilen çocuklar, huzurevi sırası bekleyen yaşlılar, ağır nöbet düzeni, emekliliğe yansımayan kalemler ve ekonomik kayıplar sağlık ve hizmet sosyal emekçilerinin temel gündem maddeleri arasında yer alıyor.

Son yıllarda artan yükün artık yalnızca çalışanların değil sağlık ve sosyal hizmet sunumunun sürdürülebilirliğini de etkilediğini belirten SAHİM-SEN Genel Başkanı Özlem Akarken, “Bugün sağlık ve sosyal hizmet sistemi büyük ölçüde çalışanların özverisiyle ayakta tutuluyor. Ancak özveri bir yönetim modeli olamaz. Emeğin görünür olduğu, hakların teslim edildiği ve çalışanı koruyan bir sistem ihtiyacı ertelenemez hale geldi” dedi.

 

Güvenli Çalışma Ortamı Talebi

Sağlık ve sosyal hizmet kurumlarında artan şiddet vakaları, sağlık emekçilerinin en temel sorun başlıklarından biri olmayı sürdürüyor. Görev başındaki sağlık personeline yönelik fiziksel ve sözlü saldırılar yalnızca çalışan güvenliğini değil, sağlık hizmetinin niteliğini de doğrudan etkileyen yapısal bir risk olarak değerlendiriliyor. Sosyal hizmet alanında çoğu çocuklar için uygun şartların sağlanamadığı çocuk evleri siteleri yetersiz personel ve fazla mesailer emekçiyi hizmet vereni de etkiliyor. 

SAHİM-SEN Genel Başkanı Özlem Akarken, sağlıkta şiddetin münferit olaylar olarak değil, sistemin çözüm bekleyen kronik başlıklarından biri olarak ele alınması gerektiğini belirterek, etkin ve caydırıcı düzenlemelerin artık ertelenemez hale geldiğini vurguladı.

 

Nöbet Yükü, MHRS Baskısı ve Personel Açığı Sistemi Zorluyor

Artan hasta yoğunluğu, randevu baskısı, uzun nöbetler mesai kaydırmalar, yetersiz plastik ve köpük kaplarda verilen yemekler ve personel eksikliği sağlık çalışanlarının iş yükünü her geçen gün artırıyor. Özellikle acil servisler, yoğun bakım, aile sağlığı merkezleri ve sosyal hizmet sahasında görev yapan çalışanların yoğun hizmet baskısı altında tükenmişlik riskiyle karşı karşıya olduğuna dikkat çekiliyor. Mevcut nöbet düzeninin yalnızca çalışma modeli değil aynı zamanda hizmet güvenliği sorunu haline geldiğini belirten Akarken, “Sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarından sürekli fedakârlık bekleniyor. Oysa çözüm daha fazla özveri değil, planlı istihdam ve adil çalışma düzenidir” dedi.

 

Mobbing ve Psikolojik Baskı Görünmeyen Kriz Başlığına Dönüştü

Son yıllarda sağlık çalışanlarının gündeminde daha görünür hale gelen mobbing, idari baskılar ve görev tanımı dışı iş yükleri de dikkat çekiyor. Çalışma barışını zedeleyen bu unsurların yalnızca bireysel değil sistemsel bir sorun olduğunu vurgulayan Özlem Akarken, psikolojik güvenliğin de çalışma yaşamının temel unsuru olarak ele alınması gerektiğini belirtti. 

 

Vergi Yükü, 5510 ve Ücret Sistemi 1 Mayıs Gündeminde

Sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin ekonomik talepleri de bu yıl 1 Mayıs gündeminin öne çıkan başlıkları arasında yer alıyor. Parçalı ücret sistemi, artan vergi dilimi kayıpları, emekliliğe yansımayan ödemeler, yetersiz nöbet ücretleri hala kaldırılamayan yardımcı hizmetler sınıfı ve 5510 kaynaklı hak kayıplarının çalışanlar üzerindeki baskıyı büyüttüğü ifade ediliyor. Tek kalem maaş sistemi, adil ücretlendirme ve emeklilik haklarında iyileştirme taleplerini yineleyen Akarken, sağlık ve sosyal emekçilerinin emeğinin öngörülemez ödeme modelleriyle karşılık bulamayacağını söyledi.

 

Güvencesiz İstihdam ve Atama Beklentisi Öne Çıkıyor

Sağlık ve sosyal hizmet alanında farklı istihdam modellerinden kaynaklanan eşitsizlikler ile personel ihtiyacına rağmen yetersiz atama yapılması da önemli sorun başlıkları arasında gösteriliyor. 4A, 4B 4C ve farklı sözleşmeli modellerin çalışma barışını zedelediğini belirten Akarken, eşit ve adil hak ilkesine dayalı daha kapsayıcı bir yapının gerekliliğine dikkat çekti. Sağlık ve sosyal hizmet alanındaki personel açığının hizmet yükünü büyüttüğü, yeni atamaların ise yalnızca istihdam değil sistemin sürdürülebilirliği açısından da kritik olduğu vurgulandı.

 

1 Mayıs Sağlık ve Sosyal Hizmet Başta Olmak üzere Tüm Emekçilerinin Sesini Duyurma Günüdür

1 Mayıs’ın yalnızca simgesel bir gün değil, emekçilerin biriken taleplerini görünür kılma zemini olduğunu ifade eden Özlem Akarken, “Bugün mesele yalnızca ücret ya da özlük hakkı değil; nitelikli kamu hizmetinin geleceğidir. Emekçileri 1 Mayıs’ta hem emeğin görünürlüğü hem adalet hem de sürdürülebilir bir kamu sistemi için ses yükseltecek” dedi.







Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SAĞLIK Haberleri

YAZARLAR
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARA
HABER ARŞİVİ

En sevdiğiniz sosyal medya platformu hangisidir?


SON YORUMLANANLAR
nöbetçi eczaneler
YUKARI YUKARI