Bugun...



Muharrem Erbey'in kaleminden yola düşenlerin romanı "Günahkarlar Kalesi" raflarda

Batı’dan Doğu’ya yapılan bir medeniyet yolculuğunun, insanın içindeki kapıları açan bir serüvene dönüştüğü “Günahkârlar Kalesi”, Mezopotamya’nın verimli topraklarından yetişen Muharrem Erbey’in kaleminden, İnkılâp Kitabevi imzasıyla okurlarına ulaşıyor.

facebook-paylas
Tarih: 14-05-2022 16:22

Muharrem Erbey'in kaleminden yola düşenlerin romanı

Batı’dan Doğu’ya yapılan bir medeniyet yolculuğunun, insanın içindeki kapıları açan bir serüvene dönüştüğü “Günahkârlar Kalesi”, Mezopotamya’nın verimli topraklarından yetişen Muharrem Erbey’in kaleminden, İnkılâp Kitabevi imzasıyla okurlarına ulaşıyor.

Eserleri birçok dünya diline çevrilen, PEN üyesi yazar Muharrem Erbey’in kaleme aldığı “Günahkârlar Kalesi”, uzak diyarların birinden Jacob’un eline ulaşan Amina’nın defteriyle Doğu’dan Batı’ya doğru başlayan bir yolculuğu konu alıyor. Medeniyetler arasında gerçekleşen serüvende, gidilen yollar yine kişinin kendisine çıkarken yazar Erbey, anlatımıyla Doğu’nun sözlü kültürünü okurlarına yansıtıyor.

İnkılâp Kitabevi etiketiyle raflardaki yerini alan “Günahkârlar Kalesi”; düşlerin, masalların, sabrın ve acıların mekânı Doğu’ya atılan cesur adımları, aşkın ve arayışın hikâyesiyle sunuyor. Hayal kırıklıklarının olduğu kadar umutların da en güzel filizlerini barındıran Mezopotamya’daki bir kaleden kopan Amina’nın avazı, Jacob’a ulaşır. Yollarla birlikte kendini de arayanların romanı, kuyuya atılanların ve kurtulmak için kendisine ihtiyaç duyanların hikâyesini okurlarla buluşturuyor.

 

 “Günahkârlar Kalesi” Üçlemenin İlk Kitabı
Muharrem Erbey’in usta işi eseri “Günahkârlar Kalesi”, “Mezopotamya Üçlemesi”nin ilk kitabı olarak raflardaki yerini alırken, romanın dili ince ince dokunan sihirli bir kumaş misali okurunu sarmayı bekliyor. Toplum tarafından inkâr edilenlerin, günah işleyenlerin ve günahlarını boynunda vebal olarak taşıyanların kalesi, barındırdığı sırların merakıyla okurlarına heyecanlı kapıları aralıyor. Kendisinden olmayana yaşam hakkı tanımayan yeryüzünün insanlarına yöneltilen eleştiriler romanı örerken, sır küpü kalede sorulara cevap verilmez. Sadece sorulara gösterilen yollar vardır ki, zaten sırrı sormaya izin de çıkmaz; ararsan bulursun denilen “Günahkârlar Ülkesi”, kaderine boyun eğenlerin ve yola çıkmayı göze alanların yaşadıklarına tanıklık etmek isteyen okurlarına edebî bir şölenle sesleniyor.

 

Arka Kapak Yazısı
Eserleri birçok dünya diline çevrilen, ulusal ve uluslararası pek çok ödüle layık görülen Muharrem Erbey’den, bir kendini arayış ve yol hikâyesi; hem Batı’dan Doğu’ya, medeniyetler arası bir serüven hem de yüreğinde yara ile doğanların iç dünyasına bir yolculuk. “Mezopotamya Üçlemesi”nin ilk kitabı Günahkârlar Kalesi/Amina ile Jacob, aşkın ve kendini bulma cesaretinin peşinden gidenlerin hikâyesini görkemli bir anlatımla sunuyor okuyucuya.
Günahkârlar Kalesi; sapkınlar, simyacılar, şifacılar, kanun kaçakları ve günah işleyenlerin, toplumdan dışlananların sığındığı bir yeryüzü âlemi. “Muhkem olmayan hayatı tarafından muhasara altına alınan” Amina’nın Doğu’daki kaleden yükselen çığlığını kaydettiği defter, bir seyyahın sandığıyla Boston’da yaşayan Jacob’a tesadüfen ulaştığında yolun da yolcunun da hancının da kaderi yazılmış olacaktır. Düşlerin, hayallerin, sabırla sırlara erenlerin, muammaları çözen adamların, bilinmezi, imkânsızlığı dönüştürenlerin mekânında, Doğu’daki topraklarda, bilinmezlik katmanları içerisinde acılar ve hayal kırıklıkları kadar yeni umutlar da saklıdır. Ve fakat kim kaderine boyun eğecektir, kim yola çıkmayı göze alacaktır?
“Bu kaleye gelince dünyada çok az insanın bildiği bir sırrı burada yaşayanların çoğunun bildiğini öğrendim. Bu sırrın ne olduğunu kalede asla soramazsınız. Sorarsanız size, elleriyle gökyüzünü gösterip, ‘Âlemi izle, bak, duy, gör, hisset ve bir parçası ol, ararsan bulursun,’ diyorlar.”

Özgeçmiş
Yazar Muharrem Erbey
1969’da, Diyarbakır’da Sur içinde doğdu. İlk şiiri 1981’de çocuk dergisi Furi’de yayımlandı. Lise yıllarında resim yaptı. 25 Eylül 1997’de annesini kaybettikten sonra kaleme sarıldı. 1998’den itibaren ulusal ve uluslararası alanda çok sayıda kültür sanat dergisinde, gazete ve web sayfasında, makale, öykü, deneme ve röportajları yayımlandı. Öykü, makale ve denemeleri, İngilizce, Almanca, İsveççe, İtalyanca, Norveççe, İspanyolca, Arapça ve Kürtçe’ye çevrildi. Edebiyat, barış ve insan hakları alanındaki çalışmalarından dolayı, 1999 Ankara Barosu Öykü Ödülü’nü, 2007 Ümit Kaftancıoğlu Öykü Ödülü’nü, 2012’de Ludovic Trarieux Uluslararası Hukuk ve İnsan Hakları Ödülü’nü, 2014’te Norveç PEN Düşünce ve İfade Özgürlüğü Ödülü’nü, 2014’te İsveç Pen baskı altındaki yazarlara verilen Tucholksy Ödülü’nü kazandı. 2016’da Yaşar Kemal öykü seçkisi, 2018 Oğuz Atay seçkisi dahil çok sayıda seçkiye öyküleri alındı. 1997’den bu yana Diyarbakır’da serbest avukatlık yapıyor. Burçin ile evli. Robin ve Rober adında iki oğulları var. Daha önce Kayıp Şecere, Babam Aharon Usta ve Tahir Elçi Hikâyesi kitapları yayımlanmış; Barış Hikâyeleri Seçkisi başlıklı eseri yayıma hazırlamıştır.

Künye
Tür: Roman
Yayın Direktörü: Gülşen İşeri
Editör: Gökçe Şenoğlu
Kapak Tasarım: Emir Tali
Sayfa Tasarım: Beyzanur Karabulut
Sayfa Sayısı: 252
Kitap Ebadı: 13,7 x 21,5
İç Sayfa: III. Hm Enzo, 52 gr
Kapak Kağıt Cinsi: Amerikan Bristol 230 gr







Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KİTAP Haberleri

YAZARLAR
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARA
HABER ARŞİVİ

Covid-19 ile mücadele kapsamında 3 doz aşınızı oldunuz mu?


SON YORUMLANANLAR
nöbetçi eczaneler
YUKARI YUKARI