Bugun...



Her Ramazan Ayı'nda Saldıran İsrail'e Tepki

Her Ramazan Ayı'nda Saldıran İsrail'e Tepki!

facebook-paylas
Tarih: 17-04-2022 14:38

Her Ramazan Ayı'nda Saldıran İsrail'e Tepki

İMH / İnsan ve Medeniyet  Hareketi Kumluca Temsilciligi
İHH / İnsani Yardım Vakfı  Kumluca  Temsilciliği
KARDOS-DER / Kardeşlik ve Dostluk Derneği
Mescid-i Aksa Basın Açıklaması

Bismillahirrahmanirrahim

Eğer Allah’ın, insanların bir kısmını bir kısmıyla defetmesi olmasaydı, içlerinde Allah’ın adı çok anılan manastırlar, kiliseler, havralar ve mescitler muhakkak yerle bir edilirdi. Şüphesiz ki Allah, kendi dinine yardım edene mutlaka yardım eder. Şüphesiz ki Allah, çok kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir. (Hac 40)
Kıymetli basın mensupları ve siz değerli Kumlucalı kardeşlerimiz,

     İlk kıblemiz, miracımız, göz bebeğimiz, kalbimiz, vicdanımız, onurumuz ve kırmızı çizgimiz olan Kudüs, bu mübarek Ramazan ayında da yine İsrail’in saldırılarına maruz kalmıştır. İsrail’in bu saldırıları artık kronikleşmiştir. Müslümanların her Ramazan ayında  Mescid-i Aksa hedefe konularak, bir meydan okuma yapılmakta ve Mescid-i Aksa bir Yahudi mabedine çevirilmek istenmektedir.
    Mescid-i Aksa’ya düzenlenen toplu baskınlar, orada ibadet eden Müslümanlara yapılan saldırılar, ilahi hatıranın vücûd bulduğu yapıya verilen zararlar, Müslümanların buraya girişlerine konulan engeller, Mescid-i Aksa’nın altının oyulmasıyla oluşturulan tüneller, buradaki ibadetgâhlara uygulanan kapatmalar, Yahudilerin burada gerçekleştirdiği ayinler ve pervasızlıklar, her türlü sosyal ve kamusal baskılamalar, İsrail’in Mescid-i Aksa üzerindeki düşlerinin yapı taşları olarak karşımıza çıkmaktadır. Fakat Terörist İsrail bu müstevli emellerine hiç bir zaman ulaşamayacaktır inşallah. Rabbimizin biraz önceki ayette buyurduğu gibi, insanların bazısını bazısıyla def ederek içinde Allah'ın adının çokça zikredildiği mabetler korunmaya devam edecektir. Bu kutsal mabedimizde Müslümanlardan daha çok Allah'ı kimse zikredemez. Mabedimizin hakkını ancak Müslümanlar olarak biz verebiliriz. Mabet bir kuru bina demek değildir. Mabet Rabbimize kulluk yapılan yerdir ve bu da bizim işimizdir.
Bu sebeple, Kudüs özgür olana dek mücadelemizi sürdüreceğiz ve asla haklı Kudüs ve Filistin davamızdan taviz vermeyeceğiz.
Kudüs özgür olana dek mücadelemizi sürdüreceğiz!
Biliyoruz ki işgalci siyonistler Filistin’den çıkarılmadan coğrafyamız rahat yüzü görmeyecek. Yine biliyoruz ki ancak bir bilinç ile ilmek ilmek ördüğümüz direnişimiz siyonizmin yok oluşunu sağlayacaktır.
Kardeşlerimiz Kudüs’te /Filistin’de baskılara, yıldırmalara, zulme, yıpratma politikalarına nasıl sessiz kalmıyor ve namusumuz, ilk kıblemiz Mescid-i Aksa’yı koruyorlarsa; Türkiyeli Müslümanlar olarak biz de asla sessiz kalmayacak ve kardeşlerimizi yalnız bırakmayacağız. Giderek artan bir gayretle çoğalttığımız umudumuzu, daha da büyüteceğiz ve tüm ma'şeri vicdanı harekete geçireceğiz.
Evet umutvarız, izzetliyiz çünkü adle boyun eğdik, vahyi kuşandık, yalnız Allah’tan yardım isteyerek kol kola girdik, omuz omuza verdik, kıyama durduk ve kıyamımız Allah’ın vadi gerçekleşinceye, Kudüs özgür oluncaya kadar devam edecek.
İnanç ve umutla yaktığımız özgürlük meşalesi sadece Kudüs’ümüzün özgür olmasına değil, bütün insanlığın özgürleşerek Allah’a yönelmesine ve kul olmasına vesile olacaktır.
Gelin bu kutlu yürüyüşte/mücadelede yerimizi alalım, Rabbimizin şu fermanını kuşanalım: “Ey iman edenler! Sabredin, sebât gösterin, sabır yarışında düşmanlarınızı geçin, dâimâ savaşa hazırlıklı olun, uyanık bulunun ve Allah’a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa erebilesiniz.” Ali İmran 200
Sabredeceğiz;
Sabır; haksızlıklara boyun eğmek değil, aksine direnmektir. Katil ve işgalci siyonistlere karşı direnişin/sabrın en güzel örnekliğini Filistinli kardeşlerimizin verdiğine şahit oluyoruz. Biz de bu şahitliğimizi ortaya koyuyoruz.
Sabır; öz sermayemizdir ve potansiyel gücümüzdür. Ancak bu aslî güç ve hayat kaynağımız ile ayakta durur, en büyük zorlukları aşar ve hedefimize ulaşabiliriz.
Saflarımızı sıklaştıracağız;
Saflarımızı daha sıklaştıralım unutmayalım ki ancak müminler kardeştir. Bu bilinçle halka halka, şehir şehir nihayet ülke ülke bütün insanlığın vicdanı ile siyonizmin yok oluşunu, Kudüs’ün özgürlüğünü yaşayalım.
Ayağa kalkacağız;
İnanıyoruz ki zafer günleri yaklaşıyor.  Tüm dünyada kardeşlerimizle birlikte insanlığından bir nebze pay alanlar büyük bir uyanış, diriliş ve direniş gösteriyor. Zaferin yakın olduğunu müjdeliyor, zafer şarkıları söylüyor, zafer günleri yaklaşıyor.
Allah içiniz ve Allah’a döndürüleceğiz; o halde kalkalım ve Kudüs özgür olana kadar koşmaya başlayalım!
Unutmayalım ki; Allah’ın vadi haktır ve pek yakındır. Yine unutmayalım ki; eğer inanıyorsak üstün gelecek olan bizleriz. 
Buradan Filistinli kardeşlerimize de sesleniyoruz. Sizin mücadeleniz bütün ümmetin mücadelesidir. Sizin mağlubiyetiniz de ümmetin mağlubiyeti demektir. Umudunuzu asla kaybetmeyin, bu sıkıntılı zamanlar dünya tarihi için bir virgül mesabesindedir. Bu günler geçecek, Mescid-i Aksa'mız tekrar tam anlamıyla bizim olacaktır. Sizler de bu zaferin öncüleri olarak tarihimizdeki yüce mevkinizi alacaksınız. Zulüm hiç bir zaman payidar olamaz. Bu ilâhî bir yasadır. İsrail'de kalpler parçalanmıştır. Hükümet ortaklıkları pamuk ipliğine bağlıdır. Kendilerine dinamizm aramaktadırlar. Ama gayretleri beyhudedir. Biz saflarımızı sağlam tuttukça terörist İsrail'in kağıttan kaplan olduğu ortaya çıkacaktır.
Ya Rabbi Mescid_i Aksa'mızın eski günlerine dönmesine bizleri memur eyle. Bizlerin canını Mescidimizin tam bağımsız olduğu günleri görmeden alma. Bu fethi bizlere nasip eyle.
Basın açıklamamıza Rahmetli Akif İnan Ağabeyimizin şu mısralarıyla son veriyoruz.
Mescid-i-Aksa
Mescid-i Aksa’yı gördüm düşümde
Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu
Varıp eşiğine alnımı koydum
Sanki bir yer altı nehr çağlıyordu
 
Gözlerim yollarda bekler dururum
Nerde kardeşlerim diyordu bir ses
İlk Kıblesi benim ulu Nebi’nin
Unuttu mu bunu acaba herkes
 
Burak dolanırdı yörelerimde
Mi’raca yol veren hız üssü idim
Bellidir kutsallığım şehir ismimden
Her yana nur saçan bir kürsü idim
 
Hani o günler ki binlerce mü’min
Tek yürek halinde bana koşardı
Hemşehrim nebi’ler yüzü hürmetine
Cevaba erişen dualar vardı
 
Şimdi kimsecikler varmaz yanıma
Mü’minde yoksunum tek ve tenhayım
Rüzgarlar silemez gözyaşlarımı
Çöllerde kayıp bir yetim vâhayım
 
Mescid-i Aksa’yı gördüm düşümde
Götür müslümana selam diyordu
Dayanamıyorum bu ayrılığa
Kucaklasın beni İslâm diyordu
Mehmet ALPTEKİN / KUMLUCA







Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KUMLUCA Haberleri

YAZARLAR
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARA
HABER ARŞİVİ

En sevdiğiniz sosyal medya platformu hangisidir?


SON YORUMLANANLAR
nöbetçi eczaneler
YUKARI YUKARI