|
Tweet |
İnşaat Mühendisleri Odası Antalya Şubesi'nin 18. Dönem Olağan Genel Kurul toplantısı tamamlandı.
17. Dönem Yönetim Kurulu üyesi Umut Turan`ın açılış konuşmasını yaptığı Genel Kurul Toplantısı, Divan Kurulunun oluşturulmasıyla başladı.
Divan Kurulu, Başkan Durmuş NAR, Başkan yardımcıları Ayşenur KALAYCI ve Tutku KAŞLIOĞLU, Yazmanlar Teslime AVCI ve İmge ÖCAL isimlerinden oluştu.
17. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Balcı açılış konuşmasını yaptı.
Balcı konuşmasında şunları söyledi:
"Sayın Başkanım, Divan Kurulu Üyelerim, Sayın Milletvekillerim, Sayın Belediye Başkanlarım, Değerli Meslek Odası Başkanlarım, Değerli Genel Kurul Üyesi Meslektaşlarım, Değerli Konuklar, Yazılı ve Görsel Basınımızın Kıymetli Temsilcileri,
İnşaat Mühendisleri Odası Antalya Şubesi'nin 18. Olağan Genel Kurulu’na hoş geldiniz.
Sizleri şahsım ve yönetim kurulum adına sevgi ve saygıyla selamlıyorum.
Öncelikle; bu kürsüden, buradan sizlere seslenmeyi ne kadar özlediğimi ifade etmeliyim. Yaşanan salgın dolayısıyla tam iki senedir bu salonu, bu kürsüyü kullanmıyoruz, kullanamıyoruz… Maalesef bu süreçte salgına bağlı olarak kaybettiğimiz meslektaşlarımız oldu. Onları da buradan saygıyla anmak istiyorum. Kederli ailelerine sabır diliyor, mekânları cennet olsun istiyorum…
Tarihi İktidarların elinde bir silaha dönüştüren şey, toplumların unutkanlığıdır… O nedenle unutmamak ve unutturmamak önemli birer direniş sanatıdır. Genel Kurullarımız, unutkanlığın iktidarına karşı, hatırlamanın bir direnişidir… Genel Kurullarımız, İnşaat Mühendisleri Odası’nın dününü yaşamış olanlarının, yarınlara bıraktığı bir rehberdir… Unutmamak ve unutturmamak adına yaptığımız birçok eğitim, etkinlik ve basın açıklaması aynı zamanda İnşaat Mühendisleri Odasının dününü yaşamış olanlarının yarına bıraktığı bir kılavuzdur... Ve bu yüzden de İMO hepimiz içindir, herkes içindir… Bu nedenle de çok önemlidir…
Uzunca bir süredir ekonomik krizler ile mücadele etmekteyiz… Üç rakamlı Enflasyon senaryolarının konuşulduğu bu günlerde, döviz kurları da maalesef hayal edemeyeceğimiz değerlere yükselmiş durumdadır… TÜİK tarafından açıklanan verilerin gerçekliği aklımızla alay eder mahiyettedir… Ülkemizdeki ekonomik krizin etkisinin henüz tam anlamıyla piyasalara yansımadığını söyleyebiliriz… Sadece geçen yıl içerisinde yüzde 50’ye varan bir döviz artışı nedeniyle, hem özel sektör, hem devlet, hem belediyeler, hem de aileler borçla yüklenilen bir dönemi yaşamaktadırlar ve bu dönemin açığa çıkaracağı problemlerle ile önümüzdeki günlerde çok daha fazla karşı karşıya kalacaklarını rahatlıkla söyleyebiliriz… Bu süreç içerisinde işini kaybeden meslektaşlarımızın sayısı her geçen gün biraz daha artmaktadır. Tasarım yapan bürolar yavaş yavaş kapanmakta, okulunu yeni bitiren meslektaşlarımızın iş bulmaları giderek imkânsızlaşmaktadır. Buna rağmen İnşaat Mühendisliği Diploması veren okul sayısı ve kontenjanları artırılmakta, dolayısıyla meslektaşlarımız her geçen gün biraz daha fazla işsizliğe mahkûm edilmektedir…
Ve bugün her şeyden daha çok barışa ve kardeşliğe ihtiyacımız vardır… Güven ve istikrar içerisinde üreten, her alanda güçlü bir Türkiye’ye ihtiyacımız vardır… Çünkü dünya meselelerinde devletler gücü oranında söz sahibi olurlar. Yani haklı olmak yetmiyor, güçlü olmak da gerekiyor... Ülkemizi, topraklarımızı, değerlerimizi, geleceğimizi ve tabii ki inancın önem atfettiği değerleri korumak için güce ihtiyacımız var.
• Bilim, teknoloji, felsefe, sanat, eğitim, tarım… Her alanda varlık göstermeye ihtiyacımız var…
• Batı standartlarında yeni bir adalet anlayışına ihtiyacımız var…
• Geleceğimizin garantisi olan çocuklarımızın korunmaya ihtiyacı var…
• Çocuk istismarlarının, kadın cinayetlerinin önlenebilmesi için alınacak yeni tedbirlere ihtiyacımız var…
• Eğitimde eşitliğe ihtiyacımız var…
• Gelir dağılımındaki adaletsizliğin giderilmesine ihtiyacımız var…
• Kamuda istihdamın desteklenmesine fakat desteklenirken de denetlenmesine ihtiyacımız var…
• Toplumun her kesiminde baş gösteren kutuplaşma ve huzursuzluğun giderilmesine ihtiyacımız var…
• Kardeşçe bir arada yaşayabilmek için Eşitlik, Özgürlük, Demokrasi ve Toplumsal uzlaşıya ihtiyacımız var…
Türkiye’de ekonomik dinamizm her zaman var oldu. Bugünkü ağır sorunların aşılması ve daha güçlü ve istikrarlı bir ekonomiye geçiş ancak siyasette olumlu gelişmelerle mümkün olacaktır.
İleride siyasi koşullar elverişli olduğunda, umarız eğitime daha fazla önem veren, daha ileri teknolojiler kullanan ve daha yüksek verimlilikle üreten, gelirlerin daha eşit paylaşıldığı, çevreye daha saygılı bir ekonomi kurmak mümkün olur…
Mühendis sayısının hızla artmasına paralel olarak yaşanan mesleki değersizleşme, mühendislerin her türlü ayrıcalığını ortadan kaldıran bir düzeye erişmiştir…
Mühendisleri, özel sektörde birbiriyle rekabet eden, birbirinin elinden iş kapmak zorunda olan birer işgücü haline dönüştüren sistem, tüm gücünü üyelerinin dayanışmasından alan meslek odalarının altını büyük oranda boşaltmıştır… Birçok yetkileri elinden alınmaya ve işlevsizleştirilmeye çalışılan Odamızın, yeni dönemdeki öncelikli fonksiyonu meslek etiğinin korunması olmalıdır… Her türden ahlak anlayışının yerle bir olduğu, paranın gücünün her şeyi satın almaya muktedir olduğu bir dönemde meslek etiğine sahip çıkmak Odamızın ve üyelerimizin öncelikli görevi olmalıdır.
Meslek Odaları, sürekli olarak iktidarları rahatsız eden, yeniden biçimlendirilip susturulması gereken örgütler olarak görülmüşlerdir. 02 Ağustos 2013 tarihli Torba Kanun ile Odamız üyeleri arasındaki bağı ortadan kaldırmaya dönük yapılan düzenlemelerle, örgütsel yapımız ve TMMOB bütünlüğü hedef alınmıştır. Önümüzdeki günlerde yine bir gece yarısı torba kanun marifetiyle, mimar ve mühendisler için olumsuzluklarla dolu düzenlemeler gündeme gelebilir. Bizlerin yapması gereken hep birlikte dayanışma içerisinde mesleğimize, meslek odamıza, geleceğimize ve ülkemize sahip çıkmak, örgütlü yapımızı, Meslek Odamızı, ilelebet, bıkmadan, korkmadan, usanmadan savunmak olmalıdır.
Gün geldi yaptığımız basın açıklamalarıyla, gün geldi paydaşı bulunduğumuz İKK Sekreterliği, Eşgüdüm Kurulu ve Kent Konseyi vasıtasıyla yaptığımız çalışmalar ve basın açıklamalarıyla,
gün geldi bizzat Kent yöneticilerimiz ile yaptığımız toplantılar ile
gün geldi sosyal medya platformlarında yaptığımız paylaşımlar ile
meslek odası bilinci ve birikimiyle kamuoyunu bilgilendirmeye, uyarmaya ve çözüm yolları üretmeye çalıştık…
İnşaat Mühendislerinin sesine kulak verin dedik, talep ettik…
• Kentlilik bilinci yok, insanlar kendini Antalyalı hissetmiyor, dedik…
• Antalya Çevre Düzeni Planı’na uygun bütüncül Nazım Planı, Ulaşım Planı, Deprem Planı yok, bu planlara uyumlu Kentsel Dönüşüm Planı da yok.
• Antalya’nın deprem risklerine göre belirlenmiş bina envanteri yok.
• İhtiyaç olmamasına rağmen tarım alanları oy uğruna gelişigüzel imara açılıyor.
• Antalya göç alıyor, kontrolsüz büyüyor, çarpık gelişiyor.
• Altyapı ve kentleşme sorunları ortaya çıkıyor.
• Antalya hala yağmurlara teslim oluyor.
• Ulaşım ve trafik sorunları her geçen gün büyüyor;
• Antalya’ya hızlı tren ulaşımı yok, yük ve yolcu taşımacılığı için demiryolu bağlantısı da yok.
• Antalya çevre yolları açılmıyor, Antalya-Alanya arası raylı sistem programda yok.
• Hava kirliliği sorun olmaya devam ediyor.
• Atıksu arıtma sistemleri yetersiz, deniz kirliliği riski her zaman var.
• Kaleiçi, Balbey, Haşim İşcan mahalleleri hak ettiği değeri görmüyor.
• Dağlarımızdaki, yaylalarımızdaki her dereye HES yapma, her dağa TAŞ OCAĞI açma izni veriliyor maalesef…
Sesimizi kim duydu, nasıl duydu hala bilmiyoruz…
Ve maalesef Antalya’da Değişen Bir Şey Yok değerli arkadaşlarım…
Ülke olarak çok badireler atlattık... Hala da atlatıyoruz. Ve bize bugünleri armağan edenleri, verilen o büyük mücadeleleri maalesef fazla önemsemez bir tutum takınıyoruz...
“İki tane ayyaşın yaptığı yasa”,
diyerek başlayan, Cumhuriyeti ve Büyük Önderi hedef alan cümlelerden sonra, birisi de çıkıp
“Doksan yıllık reklam arası sona erdi”
deme cüret ve cehaletiyle konuşabiliyor...
Yine birisi çıkıp “2023'te yüz yıllık hesaplaşma olacak”, diyebiliyor…
Ve şimdi de Samsun’da, Atatürk’ün Anadolu’ya attığı ilk adımı temsil eden Onur Anıtı’na yapılan saldırı girişimi…
Bu millet yaşasın, bu devlet ayakta kalsın diye hayatını harcayan Mustafa Kemal Atatürk’e ve silah arkadaşlarına hangi hakla hakaret ediyorsunuz…
• Aydınlanmanın adı olan,
• Din temiz duygular içerisinde kalbimizde yaşasın diye, kimse kirli siyasetine alet etmesin diye kurulan,
• Savaşlardan yorulmuş, yoksul ve viran kalmış bir halkın özlemi olan,
• İlimi ve Bilimi kullanarak bağımsızlığa giden tek yol olarak gösterilen,
Cumhuriyetimizi karalamaya, cumhuriyetimizle hesaplaşmaya hangi hakla cüret ediyorsunuz… Cumhuriyet’le, Atatürk’le, demokrasiyle hesaplaşmak niyetindeyseniz, açık olun, lafı dolandırmayın ve meydana buyurun…
Sevmeyebilirsiniz, nefret de edebilirsiniz… Ama hakaret etmeyiniz… Biliniz ki Türkiye Cumhuriyeti topraklarında buna hakkınız yok… Bizleri, Atatürk ve Cumhuriyet sevdalılarını incitmeye ve kırmaya hakkınız yok…
Önüne, arkasına bir şeyler takmadan Atatürk’ün kurmuş olduğu cumhuriyetimizi sonsuza dek yaşatmak hepimizin görevi olmalıdır…
Bu eşi benzeri görülmemiş hikâyenin yaratıcısı Mustafa Kemal Atatürk ile silah ve çalışma arkadaşları önünde saygıyla eğiliyorum... Ve içinden geçtiğimiz zor koşullardan; Atatürk’ü okuyarak, anlayarak, özümseyerek, ilke ve inkılâplarını yılmaz bir biçimde savunarak çıkacağımıza olan inancımın da tam olduğunu söylemek istiyorum…
Değerli Arkadaşlarım…
Bugün Şubemizin 17. Çalışma dönemini tamamlıyoruz…
2020 yılında yönetim kurulu arkadaşlarımın kararı ile başladığım Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini 2 yıl boyunca onur ve gururla yaptım… Bu süreç içerisinde yönetim kurulumuzla birlikte önceliğimizi insana sevgi, mesleğe saygı, kent, çevre ve ülke sorunlarına duyarlı bir anlayış çerçevesinde, saygın bir İMO ve yaşanabilir bir Antalya’ya için çalıştık… Meslektaşlarımızın ve tüm insanların daima mutlu olabileceği bir dünya hayal ettik…
İşini iyi yapan kurumların toplum tarafından rağbet göreceği düşüncesiyle üye ve meslek disiplinin en iyi şekilde uygulanmasını sağlayarak, toplumda sözü dinlenen bir kurum olmak yerel ve merkezi yönetimlerden beklediğimiz açıklık ve şeffaflık ilkesini kendi bünyemizde de uygulayarak, kişisel tasarrufun değil, kurumsal ve kurallı ilişkilerin şubede oturtulmasını için çaba sarf ettik.
Mücadele gücü ve enerjimizi; toplumumuz, mesleğimiz ve meslektaşlarımız lehine ve gelişmekte olan koşullara göre yönlendirmek bu dönemde de en önemli hedefimiz oldu. Fakat son dönemde dünyanın içinden geçtiği salgın şartları sizlerle bir araya gelmemizin ve yapmayı düşündüğümüz birçok çalışmanın da önüne geçti.
2016 yılında burada gerçekleştirilen olağan Genel Kurulumuzdan beri Şube Başkanı olarak, onur ve gururla yürüttüğüm görevim, 6 sene sonra tam da burada sona eriyor.
"Yapıyla kurulan ilişki, aslında toplumla kurulan ilişkinin türevidir" diyerek yola çıkmıştım; Antalya için, Antalyalı için mesleğimiz için ve meslektaşlarımız için...
Dileğini bile parayla satın alan insanların coğrafyasında, aynı istikbale bakan insanların yaşadığını düşündüğüm bir ülkede; süte su, imtihana hile karıştırmamaya çalıştım… Umarım başarmışımdır… İnşaat mühendisleri Odasının mücadele dolu tarihinde yer almaktan dolayı mutluyum...
Bugüne kadar birlikte çalıştığım yönetim kurulu arkadaşlarıma, verdikleri emek ve gösterdikleri özveriden dolayı çok teşekkür ediyorum…
Desteklerini ve sevgilerini her zaman yanımda hissettiğim Şubemizin emekçileri çalışma arkadaşlarıma da gönülden teşekkürü bir borç bilirim…
Ve tabii ki teşekkürün büyüğü de siz meslektaşlarıma… Değerli büyüklerim kıymetli meslektaşlarım, görev sürem içerisinde odamıza, şubemize ve sizlere elimden geldiğince hizmet etmeye çalıştım… Sürçi lisan ettiysem affetmenizi istiyorum… Sizleri tanımak, sizlerle sohbet etmek, sizlerle tartışmak, sizlerle gülmek, benim için hep birer en güzel anı olarak kalacaktır… Hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum…
Göreve talip olan tüm meslektaşlarıma şimdiden başarılar diliyorum... Kentimiz ve sorunları için, mesleğimiz ve meslektaşlarımızın saygınlığı için yapacakları her türlü çalışmaya ihtiyaç duyulduğu takdirde hep destek olacağımı da ifade etmek istiyorum...
Güzel günlere olan inancımla sözlerime son verirken sizleri direnç, inanç ve kararlılıkla bir kez daha selamlıyorum.
Aklımızın ve umudumuzun yolu açık olsun sevgili arkadaşlarım…
Şubemizin 18. Genel Kurulunun başarılı geçmesini, hayırlı olmasını diliyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum…"
Toplantıya Antalya Milletvekillerinden Hasan SUBAŞI, Kemal BÜLBÜL, Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Cem OĞUZ, ANSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Akın Akay AKINCI, Jeoloji Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Bayram Ali ÇELTİK ile üyeler katıldılar.
17. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Balcı Çalışma Raporunu sundu. Dilek ve temenniler bölümünden sonra Divan Başkanı Genel Kurul Toplantısını bitirdi.
.jpg)