Radyoda güzel bir şarkı... Müslüm Baba söylüyor "Biz babadan böyle gördük"...
Evet "Biz babamızdan böyle gördük..."
Bazı değerler vardır, zamana yenilmez. Büyüklerden öğrenilir, yaşanarak öğretilir ve nesilden nesile aktarılır.
İnsan hayatında bazı cümleler vardır ki yıllar geçse de anlamını yitirmez. Bir söz, bir davranış, bir bakış ya da babanın sessizce yaptığı bir iyilik… Çocuklukta farkına varmadığımız pek çok şey, yıllar sonra hayatımızın en kıymetli rehberine dönüşür. İşte “Biz babadan böyle gördük” sözü de tam olarak bu mirası anlatır.
Bu sözün içinde yalnızca geçmişe duyulan bir özlem yoktur. Emek vardır, alın teri vardır, dürüstlük vardır, sözünün arkasında durmak vardır. Kimse görmese de doğru olanı yapmak, bir insanın zor gününde yanında olmak, büyüğe saygı, küçüğe sevgi göstermek vardır.
Babadan kalan en büyük miras
Eskiden babalar, çocuklarına her şeyi uzun uzun anlatmazdı. Bazen bir bakışları yeterdi, bazen yaptıkları bir davranış… Verilen söz tutulur, borç ödenir, komşunun derdi kendi derdi gibi görülürdü. Birinin kapısı çalındığında elden gelen yardım esirgenmez, sofraya oturulduğunda ekmek paylaşılırdı.
Çocuklar, babalarının söylediklerinden çok yaptıklarına bakarak büyürdü. Sabah erkenden işe giden, ailesinin rızkı için emek veren, haksızlık karşısında susmayan ve kimseye boyun eğmeden onuruyla yaşamaya çalışan bir babanın evladına bıraktığı miras, çoğu zaman malından mülkünden daha değerliydi.
"Biz babadan böyle gördük” diyen bir insan, aslında geçmişinden aldığı terbiyeyi bugüne taşıdığını söyler. Bu söz, yanlışları sorgulamadan tekrarlamak değil; iyiyi, doğruyu ve insanı insan yapan değerleri yaşatmak anlamına gelmelidir.
Elbette her kuşağın kendi doğrularını yeniden değerlendirmesi gerekir. Ancak değişen dünyaya ayak uydururken bizi biz yapan değerleri kaybetmemek de bir o kadar önemlidir.
Asıl mesele, babadan ne gördüğümüzdür...
Bir babadan yalnızca meslek, mal, mülk ya da bir aile adı miras kalmaz. Bazen bir çalışma ahlakı, bazen bir yaşam biçimi, bazen de ömür boyunca unutulmayan bir öğüt kalır.
Bir evladın babasına duyduğu en büyük saygı, onun iyi özelliklerini kendi davranışlarında yaşatabilmesidir. Bir babanın ardından bırakabileceği en güzel hatıra da çocuklarının dürüstlükleriyle, insanlıklarıyla ve vicdanlarıyla anılmasıdır.
Geçmişten geleceğe uzanan bir söz
“Biz babadan böyle gördük” sözü, aslında bir kuşağın diğerine uzattığı eldir. Geçmişle bugün arasında kurulan bir köprüdür. O köprüden yalnızca anılar değil; ahlak, sorumluluk, dayanışma ve insan sevgisi de geçer.
Bugün çocuklarımıza bırakacağımız en değerli mirasın ne olduğunu yeniden düşünmeliyiz. Onlara yalnızca nasıl başarılı olacaklarını değil, nasıl iyi bir insan olacaklarını da öğretmeliyiz. Kazanmanın yanında paylaşmayı, haklı olmanın yanında adil olmayı, güçlü olmanın yanında merhametli kalmayı anlatmalıyız.
Unutmayalım ki çocuklar söylediklerimizi zamanla unutabilir, ancak bize bakarak öğrendiklerini hayatları boyunca taşıyabilirler.
Şimdi sıra bizde. Babalarımızdan devraldığımız güzellikleri çocuklarımıza aktarmakta, iyiliği çoğaltmakta ve bu değerleri gelecek kuşaklara taşımakta.
Çünkü insanın ardında bırakacağı en büyük miras, ne servetidir ne de makamı…
İnsanın ardında bırakacağı en büyük miras, yetiştirdiği evlatlarda yaşattığı güzel ahlaktır.