Bugun...


Meral KILINÇ

facebook-paylas
CANIM KOCAM
Tarih: 12-10-2026 19:32:00 Güncelleme: 12-10-2026 19:32:00


Üç yıllık evliyim. Kocamı çok seviyorum; bence o da beni çok seviyor. Daima birbirimize sürprizler yaparız. Çevremizde hiç kimse bizim gibi değil. Onsuz nefes bile alamıyorum; her şey kocam için. Çok tatlı, iki yaşında, lüle lüle saçları olan, güler yüzlü bir de kızımız var. Kızımıza para biriktirmeyi, paylaşmayı, saygılı, dürüst ve çalışkan olmayı öğretiyoruz. Kızımız, annesinin ve babasının her zaman yanında olduğunu çok iyi bilir. Bazen birimize bir şey olursa diye korkarım. Hep mutlu olalım diye çabalarız. Birlikte geçirdiğimiz zamanları çok iyi değerlendiririz.

Bir gün kocama şaka yapmak istedim. Aslında beni ne kadar çok sevdiğini bilmek istiyordum. Kızımız anneannesindeydi; akşam onu almaya gidecektik. Evde kimse yokken bu planı yapmaya karar verdim. İnsan kendisini ne kadar sevdiğini kesin olarak biliyor da karşısındakinin sevgisinden emin olamıyor. Akşama kadar düşündüm. Bana olan sevgisini nasıl anlayabilirdim?

Gelmesine yakın, salondaki yemek masasının üstüne bir not yazdım ve göreceği şekilde vazonun kenarına bıraktım. Ellerim titriyordu. Notta şunları yazdım:

“Seni artık sevmiyorum. Sevdiğim kişinin yanına gidiyorum. Hoşça kal.”

Camdan arabasını bekledim. Geldiğini görünce perdenin yanındaki büyük komodinin arkasına saklandım. İçim içime sığmıyordu. Anahtarıyla kapıyı açtığında pişman olmuştum ama notu alacak zamanım kalmamıştı. Ya ters teperse diye paniğe kapılmıştım. Nefesimi tutuyor, sessiz kalmaya çalışıyordum.

İçeri girdi, terliklerini giydi. Bana seslendi; ses yok. Oda oda beni aradı. Salona geldi, masanın üstündeki notu gördü, eline aldı ve okumaya başladı. Hiç tepki vermedi. Nefesim daraldı; çok pişman olmuştum. Bir şeyler aradığını fark ettim: Kâğıt ve kalemmiş. Bir şeyler yazdı, masaya bıraktı ve çekip gitti. Bir anda ağlamaya başladım. “Demek ki sevdiği biri varmış; gitti,” diye hıçkıra hıçkıra ağlıyordum. Saklandığım yerden kalkmaya çalışırken “Keşke bu şakayı hiç yapmasaydım,” dedim. Yazdığı notu elime aldım. Şunları yazmıştı:

“Canım karıcığım, iyi saklanamamışsın. Alışverişe gidiyorum, birazdan dönerim. Ben de seni çok seviyorum.”

Ağlamalarım birbirine karışmıştı; pişmanlık gözyaşları mıydı, sevinç gözyaşları mıydı? Çok mutlu olmuştum. Hemen yüzümü yıkadım. Rimel, allık, ruj derken giyindim. Çok acele ediyordum. Beni böyle görmesin diye yüzümdeki üzüntüyü silmeli, toparlanmalıydım. Gelmeden hazır olmalıydım. Mutfağa geçtim, buzdolabının kapağını açtım. Çok mutluydum. Müzik açtım, dans ederek masayı hazırlamaya başladım. Telefonum çalıyordu.

Gözyaşları içinde bir anda uyandım. Neydi bu şimdi? Gerçek hangisiydi? Hemen aynaya koştum. Rimel, allık, ruj yoktu; hiç sürmemiştim. Gözlerim acıyordu, çok ağlamıştım. Biraz zaman geçti. Aa, ben evli de değildim! Kısa süreli de olsa bir şeyler yaşamıştım; uyandım, bitti. Geriye bu satırlar kaldı.

SEVEN İNSANLARDAN HİÇ KORKMADIM. NE ZAMAN MENFAAT BAŞLAR, VİCDAN BİTER, İŞTE O ZAMAN TELAŞLANIRIM. SEVMEKTEN KİM USANIR?

Sevgiyle kalın.

Meral KILINÇ

İŞKADER Yön Kur Üyesi





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARA
HABER ARŞİVİ

Antalya’da kent içi ulaşımda en çok zorlandığınız nokta hangisi?


SON YORUMLANANLAR
nöbetçi eczaneler
YUKARI