Ülkemizin covit-19 yaklaşımı ile diğer ülkelerin yaklaşımı arasında çok büyük farklılıklar var. Bu farklılıklar çoğu zaman bizi olduğumuzdan daha kötü, daha güvenilmez ve daha sağlıksız gösteriyor. Bu yüzden de sağlık çalışanın gayretleri takdir edilmekle beraber anlaşılmıyor ve abartılı bulunuyor. Öncelikle bu işte mucize falan yok çünkü bu hastalık zengin-fakir, bilgili-bilgisiz dinlemeden insanlara aynı şeyi yapıyor. Aradaki fark sadece karantina, koruma, bilinçli, toplum ve sağlık sisteminin farklılığından oluyor. Peki farklılar ne?
En başta başka ülkeler, ülkelerine giriş yapan herkese covit testi yapıyor, bunun sonucunu almadan ülkeye sokmuyor. Pozitif çıkarsa tekrar geri gönderiyor, bizde ise hiç test yapılmıyor "ne olursan ol, gel" deniyor, sonra yurt dışına çıkarken veya kendi ülkelerine dönerken test yapılıyor. Bunun sebebi de diğer ülkelerde girişte beklemem için pozitifse de negatifse de bir işlem yok, pozitifse yakın temaslı kişiler gözlem altına alınıyor artık otel bile kapatılmıyor, yakın temaslı kişilerde tamamen beyana dayalı…
Diğer ülkelerde işler kötü gitse de iyi gitse de her şey şeffaf şekilde açıklanıyor. Hiç bir şekilde bildiriliyor böylece hem halk hem de ilgili kurumlar durumu gününe doğru bir şekilde takip edebiliyor, önlemler ona göre alınıyor, insan sağlığı ön plana alınıyor. Bizde ise mümkün olduğunca durumu iyi göstermek için rakamlarla oynanıyor, bu yüzden güvenilir haber alınamadığı için önlemler ve vurdum duymazlıklar artıyor. Diğer ülkeler verilere kuşku ile baktıkları için güvenilmez ülke olarak gösteriliyoruz, olduğumuzdan daha kötü göründüğümüz için de gelmesi gereken turistler gelmiyor, gelmesi gereken yatırımcı gelmiyor, hiç kimse tatildeyken hastalanmak istemiyor veya verileri düzgün olmayan ülkeye yatırım yapmak istemiyor.
Diğer ülkelerde sağlık çalışanları el üstünde tutulup gerek 2-3 katı maaş artışları ile gerekse çeşitli jestlerle sürekli motive edilip hastalıkla mücadele için moral motivasyon sağlanırken bizde izinli olduğunda hatta covit kapıp hasta olduğunda maaşı kesilerek, hastalıktan sanki onlar sorumluymuş gibi sürekli cezalandırılarak, adeta tükenmişlik sendromu içinde bırakılıyor. Bu şekilde imkansız bir mücadele içinde hastalıkla mücadele etmesi bekleniyor, gerekli ekipman ve izin önlem desteği vermeden üstelik o yüzden de en çok sağlıkçı ölümü bizim ülkemizde oluşuyor.
Diğer ülkelerde sağlık çalışanı sık sık teste tabi tutularak hem hastalanması hem de diğer hastalara bulaştırması önlenip hastalığın kontrolünü bu şekilde sağlanmaya çalışırken, bizde genelge çıkarak sağlık çalışanının test yapması yasaklanıyor ve böylece hem sağlık çalışanın sağlığı hem de hastaların sağlığı riske atılıyor, o yüzden de hatalık bir türlü kontrol altına alınamıyor.
Diğer ülkeler salgın çıkınca hemen 15-45 gün sokağa çıkma yasağı ve karantina uygulamasına gidip salgının diğer insanlara bulaşmasını engellerken, biz 3 günlük-5 günlük gereksiz sokağa çıkmalarla hem filyasyonu imkansız hale getirdik hem de salgının önünü bir türlü alamadık.
Daha bir çok farklılıklar var ama ilk aklıma gelenler bunlar, bu yüzden de dünya 2. dalga ile hazırlıklar yaparken biz daha birinci dalga ile baş edemedik ve edemiyoruz da… Bizi çok daha büyük felaketler bekliyor. Bu zihniyetle sanırım bu işten en zararlı çıkan ülke biz olacağız. Tüm sağlık çalışanlarımızı riske attığımız halde sıkıntı çok büyüyor ve artık sağlık çalışanın dayanma gücü kalmadı.
(Ozanca sağlık mobbing politika kitabımdan)