Bugun...


Aile Hekimi Dr. Ozan UZKUT

facebook-paylas
SAĞLIK ÇALIŞANLARI SAYISI
Tarih: 18-12-2020 18:16:00 Güncelleme: 18-12-2020 18:16:00


Ülkemizdeki sağlık çalışanı sayısı ülkenin nüfus başına düşen sağlık çalışanı ile kıyaslandığında çok vahim bir tablo ortaya çıkıyor. OECD ülkeleri ile kıyaslandığında doktorlarda yarıya sağlık personelinde ise çeyreği kadar olduğu görüyoruz. Yani bizim ülkemizde doktorlar OECD ülkelerinde çalışan doktorlardan 2 katı nüfusa bakıyorlar, sağlık çalışanlarında ise durum çok daha vahim, 4 katı hasta bakıyorlar. Bu durum başvuran hasta miktarına gelince çok daha vahimleşiyor, hele acil başvuru sayılarında bu sayı 50 katına bile çıkabiliyor…


Buna rağmen OECD ülkeleri sağlık çalışanı takviyesi yapıyor, kendi ülkesinde ne kadar çalışabilecek kişi varsa emekliler dahil tekrar işle alıyor hatta başka ülkelerden hatta bizim ülkemizden de sağlık çalışanı transfer etmeye çalışırken… Bizim iktidarımız onca ölüm, onca hastalanan olmasına rağmen hala sağlık çalışanın işe almıyor. Yoğun bakımlarda OECD ülkelerinde hasta başına 1 tane sağlık çalışanı düşerken bizde ise yoğun bakımlarda 6 hastaya hatta bazı hastanelerde 12 hastaya bir sağlık personeli düşer oldu. Bunun çözümünü refakçileri almakla bulan hastane yönetimleri bu seferde hijyen, hatalı tedavi uygulamaları gibi bir çok absürt olayların olmasına neden olmaya başladı…


Diyanet kadrolarının 10 kat, emniyet kadrolarının 4 kat artırıldığı ülkemizde sağlık kadrolarının aynı kalması, yeni gelen kadroların ise sağlığın idari bölümüne yani hasta bakmayan müdürlüklerde görevlendirilen idari işlere bakan kadrolardan oluşması aktif hasta bakan kadroların çok daha azalmasına sebep oldu. Bir de buna idari kadrolarda yönetici ama sağlık bakımı konusunda etkisiz ama iktidar yandaşı kişiler eklenince ve dağıtılan ek ücretlerden büyük pastayı bunlar alınca gerçek sağlık emekçileri için tam bir umutsuzluk, tükenmişlik, mutsuzluk, çaresizlik görülmeye başladı.


OECD ülkelerinde sağlık çalışanın haftada 40 saatten fazla çalışmasını hata olasılığını artıracağı gerekçesi ile izin verilmezken, ülkemizde sağlık çalışanları 72 saat çalıştırılıyor, tabi bu da sağlık çalışanını sinirli, agresif, mutsuz, huzursuz yapıyor. Bu kadar çok çalışması ve hatasının ölümlere sebep olacak bir sektörde olması da ayrıca çok daha büyük gerginliğe sebep oluyor. Bir de üstüne üstlük ek ödemelerini alamaması yani nöbet parasını, döner parasını alamaması yeterli beslenme ve motivasyon gücünü çok daha fazla azaltıyor.


Sağlık çalışanları bu koşullarda çalışırken anlayışsız vatandaşlar işlerini kolaylaştırmak yerine zorlaştıran kişiler, hasta memnuniyeti denilen bence hastaya çok daha zarar veren anlayışlar, sağlık sektörünü hizmet sektörü gibi gören politikalar ve bu anlayışı halka sanki büyük bir lütufmuş gibi sunan iktidarlar yüzünden sağlıkta şiddet artıyor. Sağlık çalışanı kendi mutsuz olduğu içinde hasta ve hasta yakınlarını mutsuz ediyor, kendi huzursuz olduğu için onları da huzursuz ediyor.


Hastane yapmakla, yatak sayısını çoğaltmakla, hastaneleri en modern cihazlarla doldurmakla sağlık sorunun çözeceğini sanan iktidarlar aslında bu işin sadece nitelikli sağlık personeli yetiştirip onları en az OECD ülkeleri gibi işe almakla çözüleceğini ancak onları mutlu ederlerse sağlıkta ilerleme kaydedilebileceğini bilmeliler. Hastayı hastane değil doktor tedavi eder, bu gerçeği hiç akıllardan çıkartmamak gerekir. Siz istediğiniz kadar iyi otel hizmetleri sunun, kaliteli, yetişmiş, yeterli sayıda sağlık personeliniz yoksa veya yetmiyorsa oradan bir verim elde etme şansınız yoktur. Bu gerçeği göremeyen iktidarlar sağlık sorununu asla çözemezler. Sağlık gönül işidir zorla çalıştıramazsınız. O yüzden de sağlık çalışanının motivasyonunu yüksek tutun derim ben…

(Ozanca sağlık mobbing politika kitabımdan)





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARA
HABER ARŞİVİ

En sevdiğiniz sosyal medya platformu hangisidir?


SON YORUMLANANLAR
nöbetçi eczaneler
YUKARI