Bugun...


Aile Hekimi Dr. Ozan UZKUT

facebook-paylas
MASKE SORUNU
Tarih: 23-04-2020 16:40:00 Güncelleme: 23-04-2020 16:40:00


Salgın başlayalı 50 gün oldu. 50 ülkeye tırlar, gemiler dolusu maske kıyafet gönderdik ama kendi vatandaşımızın yarısından çoğuna hala maske, kendi sağlık personelimizin çoğuna yeterince kıyafet gönderemedik, bu nasıl iştir… Anlamış değiliz…

 

Aile sağlığı merkezimize gelen hastalar maske bulamıyorlar ve maskesiz geliyorlar. Devlet bize haftada 3 maske dağıtıyor, gün aşırı çalıştığımız için olsa gerek, halbuki maskelerin kullanım ömürleri 4 saat ve günde en az 2 maske kullanmamız gerekiyor. İş çıkışı markete uğrayacak olsak ekstra bir maske daha bulmak zorundayız. Ne yazık ki aile sağlığı merkezi çalışanlarında da yeterince maske yok. Vatandaş maskeyi bizden bekliyor ve muayene olmaya maskesiz geliyor.

 

Bir de 65 yaş üstü ve 20 yaş altına hiç maske verilmiyor ama bu kişiler polis veya 112'den özel izin alıp muayeneye gelebiliyorlar. Tabi ki maskesiz… Risk grubundaki bu insanlar maskeleri de sağlanmadan korunmasız olarak sağlık merkezine geliyorlar ki asıl felaket o zaman başlıyor… Bence 65 yaş üstüne veya 20 yaş altına emniyet veya 112 izin verirken maske tedarik ederek vermeli, yoksa yasağın anlamı kalmayacak. Çünkü bu insanlar zaten normalde de çok sık hastalanıyorlar bir de bu durumun daha aylarca süreceğini hesaplarsak karantinanın da bir anlamı kalmayacak…

 

Daha öncede yazmıştım, Çinliler 5 kat kıyafet giyip çalışırken bizde hastane çalışanlarına 24 saatte 1 kıyafet veriliyor. Bu da bulaşım riskini çok arttırıyor diye bu sorun da çözülmezse 1,2 aya kadar çalışacak sağlık personeli de bulamayacağız. Şimdi test yapsak zaten çoğu kovit + çıkar ama bunu bildiklerinden yapmıyorlar. Herkese test yapımı serbest sağlıkçıya yasak. Ama bu durumun 2 ay daha süreceğini düşünürsek sağlıkçı ölümleri ve ağır hastalığı yüzünden sağlık sistemimiz çökecek.

 

Biz millet olarak yoktan, yoksulluktan anlarız, sağlıkçılar olarak da millet olarak da ama kendi milletin bu durumda iken 50 ülkeye gemiler tırlar dolusu üstelik hibe yani hediye olarak bu kadar zaruri hatta hayati ihtiyaç maddesinin dağıtılmasını bir türlü anlamıyoruz. O beğenmedikleri belediyeler olmasa vatandaş maskeyi hiç bulamayacak. Devletimizin bu konuda bu kadar duyarsız olmasını anlamak mümkün değil… O kadar kişi yazıyor, söylüyor, maske istiyor ama hiç kimsenin umurunda değil…

 

Bu covit salgınında gördük ki dünyanın en iyi sağlık ordusuna sahibiz -ki bu sağlık ordusu aynı zamanda dünyanın en ucuza çalışan sağlık personelimizin hiç birinin para umurlarında değil- zaten bunu bildikleri için 2 maaş yerine döner üzerinden para veriyorlar -ki bu paranın aslan payını idari personel yani covit 19 la hiç karşılaşmayan masa başı çalışan hatta onun için bile arada gelen kişiler alacak- çünkü bu personel genellikle yandaş yani torpilli asıl hak edenler ve risk taşıyanlara çok az bir para var. Buna rağmen bu personelimizin sağlığını riske atmaktan çekinmiyoruz, onları bile isteye elimizde imkan olduğu halde ölüme gönderiyoruz ve ben bunu anlamakta çok güçlük çekiyorum. Lütfen biri bunun mantığını bana anlatsın.

 

Dünyanın 50 ülkesine tırlarla, gemilerle bizim için hayati olan bu malzemeler giderken kendi halkımızın ölümünü seyretmek ayrı bir olgu… Bir de bu yüzden salgının uzaması -ki diğer ülkeler mayıs sonu biteceğini düşünürken- bizim ağustos sonunu ancak görebilecek oluşumuzun da getireceği ekonomik felakette başka bir boyut… Bunların tamamen bize diğer ülkeler "aferin desin, teşekkür etsin, ne büyük devlet desin" diye yaptığımıza inanmıyorum. Bunun altında çok daha büyük hesaplar olduğuna inanıyorum. Allah sonumuzu hayretsin.

(Ozanca sağlık mobbing politika kitabımdan)





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARA
HABER ARŞİVİ

En sevdiğiniz sosyal medya platformu hangisidir?


SON YORUMLANANLAR
nöbetçi eczaneler
YUKARI