İstanbul'da koronadan vefat sayıları acaba gerçekçi mi? Trafiğin % 80 duruduğu, içkili yerlerin kapandığı, cinayetlerdeki, toplumsal olaylardaki olayların polis kayıtlarına göre % 80 azaldığı günlerde İstanbul özelinde vefat edenlerin önceki yıllara göre fazlalığı akla ister istemez acaba bu ölümlerdeki artış neden sorusunu getiriyor...
Gittikçe artan eğride ortalama olarak % 30'lara varan vefat edenlerdeki artış, ya koronadan ölenlerin tespit edemediğimiz kısımlarına veya korona yüzünden hastaneye gidemeyip gerekli müdahale yapılamayıp erkenden ölümlerin olmasına yol açıyor. Öyle ya trafik yok trafik kazası olsun, terör yok terör kurbanı olsun… İçkili mekan yok, mekan basmalar yok, insanların birbirini görmesi imkansız neredeyse cinayet de yok. Demek ki bu artış acaba koronadan mı sorusunu akla getiriyor.
Bunu tüm Türkiye'yi düşünerek baz aldığımızda gerçekten korkunç rakamlara ulaştığımızı fark ediyoruz. Kaldı ki vaka sayısındaki artış bakımından baktığımızda dünyada 2. sırada iken -ki hala dünya standartlarında test yapamıyorken- ölüm sayısının bu kadar az olması ancak bu şekilde açıklanabiliyor. Bu durumun açıklıkla belirtilmesi salgının boyutları, epidemiyolojisi, alınacak önlemlerin hızı ve gerekliliği açısından büyük önem taşıyor.
Vefat sayılarının gittikçe artan oranlarda olması bugünlerdeki artışın hiç de azım sanmayacak boyutlarda olduğunu, neredeyse geçen yılların iki katı sayılara ulaştığının da bir göstergesi aslında. Ya biz doktorlar kodlarken farklı giriyoruz "başımız derde girmesin, şimdi bir de karantina ile uğraşmayalım, hasta yakınları ile papaz olmayalım" diye ya da devlet istatistik kurumu bize yanıltıcı bilgi veriyor. Bu kadar ölümün başka türlü izahı varsa bunun mutlaka açıklanması gerekir.
Doğru bilgi doğru çözüm getirir, eğer yanlış bilgilendiriliyorsak çözümlerimiz de, önlemlerimiz de yanlış olur… Umarım doğru bilgi ilgili makamlarda vardır ve umarım doğru önlemleri alıyorlardır...
(Ozanca sağlık mobbing politika kitabımdan)