İşte bizim ülke gerçeği ve insan yaşamının ne kadar ucuz olduğunun bir göstergesi… Devlet yakını ölen kişiye 10000 TL yardım yapıyor, eşyasını yitirene ise 30000 TL yardım yapıyor. İnsan hayatı evdeki eşyaların üçte biri ancak ediyor, o insan kim olursa olsun…
O insan geleceği çok parlak belki de dünyayı hastalıktan kurtarabilecek bir öğrenci olabilir… O insan bilgi ve deneyimi ile insanlığa ışık tutacak bir profesör de olabilir… O kişi gelecek nesilleri yetiştirecek bir anne, bir eş, bir çocuk, bir baba, bir dede, bir sporcu, kim olursa olsun, iktidarın ihmali sonucu ölen kişinin değeri işte saptandı 10000 TL, evin içindeki eşyanın üçte biri kadar…
Tabi bazıları diyebilir "devlet bu parayı da ödemeyebilirdi, şükredin" diye haklısınız… Gerçi ben hala ödenip ödenmeyeceğinden emin değilim, bu sözü sağlık bakanımız verseydi boşuna beklemeyin, biz sağlık çalışanına verdiği hiç bir sözü tutmadı, aylardır bırakın ek ödemeyi hakkımız olan parayı bile ödemedi. O yüzden kim söz verdi ona bakmak lazım, çoğu sözler lafta kalıyor çünkü…
İnsanlar zaten böyle durumlarda daha çok maddi destekten çok manevi destek bekliyor. Zaten İzmir halkı bu konuda çok büyük destek, o kişilerin yaralarını sarmada en büyük yardımcı… Zaten İzmir'i İzmir yapan da bu özelliği… Hemen organize oldular, ellerinde ne varsa paylaşarak mağdur olan insanların ihtiyaçlarını gidermeye çalışıyorlar. Zaten belediyeler de aç açıkta kimseyi bırakmıyor. Burada asıl devlete düşen yıkılan evleri hızlıca ve sağlam bir şekilde yerine koymak, evsiz kalan insanlara aynı konumda, aynı değerde ev vermek, bu mağduriyetlerini gidermek… Böylece yıllar önce yapması gereken şeyi hiç olmazsa bir ölçüde telafi etmesidir.
Tabi bu işin aslı bu çürük olduğu kesin olan yıkılması için rapor verilmiş binaları zamanında yıkıp, toplanan deprem vergileri ile bu binaları yenilemektir ama bunu yapamıyorsa o zaman bari şimdi aynı konumda binaları tekrar sağlam şekilde yapıp, hiç olmazsa bu konuda insanların mağdur olması engellemektir ve artık yıkılması gereken bütün binaları yıkıp yerlerini yenisini yaparak bir daha böyle olayların olmasını engellemektir. Bu konuda para milletten 21 yıldır toplanan deprem vergilerinde mevcuttur. Yandaş müteahhitlere aktaracaklarına, yarısını buralara aktarsalar zaten bu sorun hiç yaşanmayacaktı.
Devletin vereceği bu paralar ne giden kişiyi yerine getirir, ne evlerini yerine koyar, ne eşyalarını yeniden almasına yardımcı olur. Sadece bir kaç aylık çalışamaz durumda olduğu zamanlardaki ihtiyaçlarını giderir. Tabi o da söz verilip unutulmazsa, tıpkı sağlık çalışanlarınınkilerin unutulduğu gibi…
Binaların yıkılmasında o binayı yapanların, alttaki kolonları kesenlerin, o zemine bina yaptıranların hiç mi suçu yok derseniz, elbette var ama bunu denetlemeyenlerin hatta imar affı ile bu tür yapılara izin verenlerin suçu çok daha büyük bence…
En çok deprem görülen 6. ülkeyiz ama depremde en çok ölümün olduğu 3. ülkeyiz. Szce bu durumun sorumlusu kim? Sizce bu ülke yüzyıllardır hep depremle yaşamış, bunu bile bile buna izin vermek, bunun için önlem almamak, en azından ihmal sonucu ölüme sebebiyet vermekten yargılanmayı gerektirmez mi? Suçlu sadece yapan mühendis ve müteahhitler mi? Bunu denetleyenlerin alınması gereken önlemleri almayanların hiç mi suçu yok?
(Ozanca sağlık mobbing politika kitabımdan)