Gürültü yaşamımızın artık vazgeçilmezi haline geldi. Gelişen dünya ve artan şehirleşme sonucu gürültü ve gürültü kirliliği çok arttı. Artık bilhassa büyük şehirlerde şehir merkezleri artık yaşanamaz hale geldi. Herkes kendini dağ başlarına, deniz kıyılarına, gürültünün olmadığı ortamlara biran önce atmak istiyor. Gerçekten de gürültü hayatımızı bu kadar etkiliyor mu, bir araştırmak istedim…
Gürültünün en büyük kaybı tahmin ettiğimiz gibi işitme kaybı. Aynı zamanda gürültü yüzünden birbirimizi işitmekte zorlandığımız için bağırmak zorunda kalıyoruz, bu da ses tellerimize de zarar veriyor. Sürekli trafik gürültüsü, fabrika gürültüsü, müzik gürültüsü, okul gürültüsü, maç gürültüsü gibi gürültülerin içinde olan kişilerde % 30 ile % 70 oranında işitme kaybı olduğu, erken yaşta işitme cihazı kullanmak zorunda olduğu tespit edilmiş. Bazen de ani işitme kaybı da oluşabiliyor.
Gürültü aynı zamanda tansiyon artışına, kalp hastalıklarına da yol açıyor. Çok gürültülü yerlerde yaşayanların çok daha hızlı ve genç yaşta tansiyon ilacı kullandığı bilinmekte… Bu da kalp hastalığı, ani reflekslerde artma gibi sorunları da beraberin de getirmektedir.
Gürültü davranış bozukluklarına da sebep olmaktadır. Gürültülü yerlerde yaşayanların çabuk öfkelendiği, bulunduğu ortamdan çabuk sıkıldığı, insanlara ve olaylara karşı tahammül sınırının olmadığı ve çabuk sinirlendiği görülmektedir.
Gürültü bunun yanında iş performansını ve konsantrasyonunu da düşüren en büyük etkenlerdendir. Uyku bozukluğu yapması, cinsel performansta düşüklük, cinsel isteği azaltmak gibi yan etkileri de vardır…
Yaşamımızı bunca etkileyen gürültü ile mücadele gelişmiş ülkelerin en önemli sorunlarından biridir. O yüzden de yavaş şehir anlayışını getirmişler, gürültüsüz şehirlere ödüller vermişler ve bu gürültüsüz şehirlerde tatillerini geçirmek hatta emekli olunca oraya yerleşmenin planlarını yapmaya başlamışlardır.
Biz de hayatımızda yukarıdaki hastalıklar ve rahatsızları yaşıyorsak bunun sebebinin gürültü olabileceğini düşünmeliyiz. Eğer önleme imkanımız varsa gürültüyü önlemeli eğer yoksa evimizi ve kendimizi gürültüden izole edecek şekilde (kulak tıkacı, ses geçirmez camlar, ses izolasyonlu odalar gibi) düzenlemeli ve gürültüyü mümkün olduğunca yaşamımızın dışında tutmalıyız. İşyerimizde de bu gürültü problemi varsa en kısa zamanda bunun önlemlerini almalıyız…
Tabi bunun yanında gürültü çıkartırken yani kornaya basarken, düğün yaparken, müzik çalarken, bağırırken, silah atarken, maç dinlerken, daha bir çok etki içinde bulunurken gürültü artışına sebep olacak davranışlar içinde bulunmamalı, mümkün olan en az sesle işimizi görmeliyiz ve hatta gereksizse o sesi hiç çıkarmamalıyız.
Eminim gürültünün kendi hayatına bu kadar zarar verdiğini bilse bir çok gürültü üreten kişi asla buna katkıda bulunmaz. Çünkü gürültüyle yaşamak hem kendimize hem de başkalarına çok zarar verir. Hayatı yaşanmaz kılar, toplumsal uyumada büyük zarar verir. O yüzden korna çalarken, müzik dinlerken, televizyon seyrederken, birbirimizle konuşurken çok dikkat edelim.
Ozanca sağlık mobbing politika kitabımdan