Covit-19 sık sık şekil değiştiriyor, bunun en büyük sebebi virüsün sürekli şekil değiştirmesi… İlk aylarda şiddetli ateş en önemli bulgu iken bugün artık çoğu vakada ateş yok. O yüzden de biz de hastalarımızdan aldığımız geri dönüşe göre semptomları tekrar revize ettik. Artık belirtiler şunlar ama yine de belirtiler 2-3 ay içinde değişebilir…
En çok rastlanan belirti hastaların % 88'inde yorgunluk görülüyor. Bu belirti daha önce de vardı ama artık oranı neredeyse tüm covitli hastalarda görülür hale geldi. Bu yorgunluk gerçekten parmağımı kıpırdatamayacak kadar yoğun olabilir ve bu his yüzünden hastalar 112 ile bile taşınabiliyor.
Gene en sık belirtilerden biri hiç değişmeyen % 75 oranında hastalarımızda görülen nefes darlığı… Çünkü hala covit en çok akciğerleri tutuyor ve orada hastalık yapıyor, bu da akciğer tomografisinde buzlu cam görüntüsünü hala en iyi covit teşhisi olarak bize bildiriyor.
Gene göğüste baskı hissi % 45'le nerdeyse hastalananların yarısında görülen semptomlardan… Bu da akciğere yerleşmenin bir sonucu…
% 40 oranında baş ağrısı da artık en çok görülenler arasında… Yine bunun yanında % 36 kas ağrısı ve bunlar arasında en sık olan iki omuz arasındaki kas ağrısı ki bence bu da akciğer çevresindeki nefes almamızı sağlayan kaslarda oluyor…
Kalp tutulumu da daha sık görülmeye başladı, % 33'ünde çarpıntı %30'unda dinlenmeyle geçmeyen kalp ritminde artış görülüyor…
Gene halsizliğe bağlı baş dönmesi % 28 ve akciğer tutulumuna bağlı öksürük şikayeti de % 28 oranında görülüyor.
Daha önce ki bulgulardan olan tat kaybı, koku kaybı, ateş, boğaz ağrısı, eklem ağrısı gibi şikayetler şu andaki covitli hastalarda çok görülen bulgular değil. Bilgileri yeniden revize etmek, zaman kayıplarını ve gereksiz tetkikleri gereksiz personel istihdamını azaltacaktır. Mesela artık AVM veya herhangi bir yere girerken ateş ölçmeye gerek yoktur çünkü ateş artık sadece vakaların % 8'inde görülmektedir…
Mesela yaz başında olan ishal, bulantı ve kusma şikayeti artık azaldı, bu şekilde olan kişi öncelikle "covit mi oldum"dan ziyade "ne yedim de zehirlendim" diye düşünmeli, tedavisi ona göre yapılmalıdır…
Mesela boğaz ağrısı artık görülmüyor, tonsilit olan hastaya artık antibiyotik veya tedavi verirken artık "acaba covitli mi" diye düşünmemize gerek yok, en azından bu dönem tonsilit olma olasılığını daha çok düşünmemiz gerekir…
Bu belirtilerin sık sık revize edilip belki de her ay sağlık bakanlığı tarafından bizlere duyurulması gerekir. Bu hem gereksiz test miktarını engelleyecek hem de gereksiz panikle hasta yaklaşımı daha akıllıca yapılmasını sağlayacaktır. Bu ay belirtiler böyle… Belki gelecek ay farklı belirti verir ve farklı tedavi uygulanır, malum direk bir tedavisi yok bu hastalığın tamamen semptomatik yani bulguya göre tedavi veriliyor…
(Ozanca sağlık mobbing politika kitabımdan)