Nereden çıktı bu şimdi derseniz, şu şekilde açıklayabilirim. Okullar bildiğiniz gibi 21 Eylül'de öğrencilere açılacak ama öğretmenlere 24 Eylül'de açıldı. Öğretmenler okullara gittikleri zaman açılış için ve pandemi için hiç bir hazırlık olmadığını söylüyorlar. Yani, okullar geçen senenin pisliğini sınavların pisliğini hala taşıyor hiç bir temizlik yapılmamış, hiç bir yerde dezenfektan yok, sınıflar toplantı salonları, milli eğitim bakanımızın dediği gibi asla değil. Bu da bize bu sene okulların açılmayacağını göstermiyor mu?
Başka kanıtlarım da var, mesela okullara hiç ödenek gelmemiş, okulun ihtiyacı olacak dezenfektan malzemeler, temizlik malzemeleri nasıl alınacak. Okullarda her 4 metre kareye 1 öğrenci düşecek şekilde bir düzenlemede yapılmamış. Ayrıca ortak kullanılan bilgisayar ekipmanları, kalemler, akıllı tahtalar gibi yerlerde hiç bir önlem alınmamış…
Ayrıca hala bir çok okulun temizlik personeli ya yok ya da yetersiz. O yüzden de okullar bilhassa da tuvaletler çok pis ve girilemeyecek durumda. Bu tuvaletlerin, koridorların, kantinlerin, sınıfların daha bir çok yerin bu pandemi döneminde bu şekilde kullanılması ile hastalığın çok daha fazla yayılacağı kuşkusuz. Bunu bile bile okulları açmak hele 2. dalganın da gelebileceği durumları da düşünürseniz her şeyi serbest bırakmakla eş değer…
Bir başka kanıtım da öğretmenlere yeni bir görev geliyor. Okulların çevresinde pandemi denetim memurluğu yapmak… Yani çevredeki işyerlerinde, evlerde, caddelerde, hijyen kurallarına uyulup uyulmadığını denetlemek, maskelerin takılıp takılmadığını denetlemek, gerekirse yetkililere ihbar etmek veya ceza kesmek… Böylece ülke ekonomisine katkıda bulunmak görevi, öğretmenleri öğretmen olarak değerlendirmeyip böyle bir görevle değerlendirmek istediklerine göre niyetleri asla okulları açmak değil…
Bu arada "özel okullar ne olacak, onlar açıldı" diyenler olabilir onlar için sorun yok, çoğu üstelik zamlı fiyatlardan paralarını aldılar. Ha açılmış ha açılmamış fark etmiyor. Açılmazsa onların işine gelir bir çok şeyden tasarruf ederek çok daha fazla para kazanırlar. Milli eğitim bakanımız gibi okul patronlarının menfaatleri asla etkilenmez, o yüzden o cenahta hiç sorun olmaz. O yüzden bu duruma bir itirazlarının olacağını zannetmiyorum…
"Peki bu durumların düzelmesi, velilerden bağış adı altında alınan rüşvetlerle çözülemez mi" derseniz bu işin boyutları yüksek, mutlaka sıkı ödenekle olabilir ve bağışla bu işin sürdürülebilmesi çok zor görünüyor… Kaldı ki yüksek bağış yapabilecek veliler imkanlarını zorlayıp hep çocuklarını özel okullara verdiler, ekonomik sıkıntı, işsizlik, iflaslar malum insanlar evlerine ekmek götüremiyorken bir de okula para vermek istemeyecektir. Bu da okulla veli arasında sorunlar çıkmasına sebep olacaktır.
Devlet sürü bağışıklığına geçip yüz binlerce kişinin ölmesi göze alamayacağına göre bu sene aslında okulların açılmasını hiç düşünmediler. Bütün oyun özel okulların parasını alması için uyarlandı. Onlar da emellerine ulaştı, sanırım sorun kalmadı artık diğer çocuklar okumasa da olur, zaten okuyup da ne olacak? Diplomalı işsizler ordusuna bir nefer daha mı kazandıracaksınız, gerek de yok zaten…
(Ozanca sağlık mobbing politika kitabımdan)