Geçen haftaki yazımda Brezilya'nın intihar sebebi ile Çin aşısı almaktan vazgeçtiğini yazmıştım, bunun nedenleri ve sonuçlar üzerinde durmuştum. Ama sanırım bu yazımda ben ifade etmek istediğimi tam anlatamadım, o yüzden sanki aşı karşıtı imiş gibi bir izlenimim oldu ve bu yönden de çok eleştiri almıştım, bu yazımda biraz ona değinmek ve Brezilya'nın tekrar Çin aşısı almaya kara verdiğini söylemek için kaleme aldım…
Benim geçen yazımda vurgulamak istediğim şey, aşıya onay verecek makamın üzerindeki ağır yük ve sorumluluğu vurgulamaktı asıl olarak… İngiltere, Fransa, Almaya gibi ülkeler bile bizdeki Hacettepe, Çapa, Cerrahpaşa gibi üniversiteleri ellerinde olmasına rağmen onayı Dünya Sağlık Örgütü'nden alıyorlar. Bu ülkelerin üniversiteleri en az bizim üniversitelerimiz kadar donanımlı ve yetkin olduğu halde Dünya Sağlık Örgütü onayı olmadan vatandaşına aşı yaptırmıyor. Biz de bu kuruma bakıp, bu kurumun verdiği karara göre aşı yaptırmalıyızı vurgulamak istedim…
Bazılarınız diyebilir "sen bizim üniversitelerimize güvenmiyor musun?" diye, evet güveniyorum ama üzerlerindeki baskıya, bazı çıkar çevrelerinin menfaatine aykırı bir şey söylemek istemeyeceğine güvenemiyorum. Daha önce ölüm sayıları, vaka sayıları için sağlık bakanına itiraz edemediler ve susmayı tercih ettiler. En sonda tek tek sorduğumuz, her biri "15-30 gün arası kapanmazsak bu salgının önleyemeyiz" derken sayın bakanımızın ve cumhurbaşkanımızın açıklamasına göre bilim kurulu kapanma kararı vermediği için bu kararı alamıyormuşuz. Bunun gibi daha bir çok çelişki bilim kurulunun ve üniversitenin üzerinde bir baskı, bir günah keçisi arama faliyeti olduğunu gösteriyor, bu da bu kurumlara olan güveni sarsıyor.
Ayrıca diğer ülkeler de üniversite hocalarına bu sorumluluğu vermemek için Dünya Sağlık Örgütü onayına başvurdular, bu hem kendilerini hem de üniversitelerini hukuk ve vicdani sorumluluktan koruyacaktır…
Dünya Sağlık Örgütü'nün tarafsızlığına gelince evet Amerika böyle bir tez ileri sürdü ama Amerika'nın tezi Dünya Sağlık Örgütü'nün Çin hükümetini kayırdığını söylemek içindi, kaldı ki Amerika desteğini çektikten sonra Dünya Sağlık Örgütü'nün en büyük destekçisini Çin devleti haline getirdi. Ben razıyım bu taraf veya tarafsızlığa yeter ki, Dünya Sağlık Örgütü bu aşıya onay versin, ben de içim rahat bir şekilde bu aşıyı olayım. Böylece hem hükümet zan altından kurtulur, hem de üniversitelerimiz…
Brezilya'ya gelince evet geçen hafta anlaşmayı fes etmişti evet bana göre de intihar sudan bir sebepti ama bu sayede aşı maliyetini 15 dolardan 10 dolara çekti, bu da o ülke için çok büyük kazanç… Biz kaça alıyoruz bu konuda bir açıklama olmadığı için bilemiyorum ama çok da sanmıyorum ama 10 dolardan fazla vermiyoruzdur aşıya. Ayrıca Brezilya bu sayede Amerika'nın da desteği ile 50 milyon doz Astra Zeneka aşısını da ülkesine kazandırdı, bu da o ülke için çok büyük bir kazanç…
Aşı bu salgın için en önemli silah, belki de önlemenin tek çaresi ama gerek süreci gerekse faz çalışmalarının aceleye getirilmesi yüzünden bir çok bilinmezlik içeriyor… Bunu emir ve baskı altındaki bilim insanının omuzlarına yüklemek çok büyük bir acımasızlık olur, o yüzden bırakalım uluslararası kurumlar karar versin. Böylece hem bilim insanlarımız hem de iktidar bu vicdani ve hukuki sorundan bir nebze de olsa korunmuş olur.
(Ozanca sağlık mobbing politika kitabımdan)