Yaklaşık bir ay önce hatırlarsanız ikinci parti aşı gelmiş ve hepimize yani her aile hekimine nerdeyse kırka yakın aşı randevusu verilmişti. Gerçekten çok sıkışmıştık ama "aşılama oranımız artsın, biz de pandemiden kurtulalım" diye sevinçle aşılarımızı yapıyorduk. Hatta ben günde bir milyon aşı yapabiliriz demiştim, bu yüzden de örgütlerimizden eleştiri almıştım. Ama şimdi sanırım aşımız azaldığından günde en fazla beş altı kişiye randevu veriliyor, randevular çok azaltıldı, herkes randevu alamamaktan şikayetçi…
Evet elimizdeki aşı miktarının sanırım azalmasından ve henüz yeni gelecek aşının akibetinin ve ne zaman geleceğinin bilinmemesinden dolayı randevu verilmiyor, bu yüzden de halkımız yani aşı sırası gelen veya ikinci aşısını olacak kişilere ne e nabız, ne MHRS, ne de 182'den çok fazla uğraşılmasına rağmen aşı randevusu alınamıyor…
Bu yüzden de yine bakanlığın bu sorumsuzluğunun cezasını biz aile hekimleri çekiyoruz, aşı bulamayan, randevu alamayan bizim başımıza geliyor "günümüz doldu, ikinci aşının günü geçiyor, aşı olmalıyız" paniği içinde bizimle kavga ediyorlar. Onlara yirmi sekiz gün geçirmenin önemi olmadığını üç aya kadar zamanı olduğunu anlatıyoruz ama bu çok büyük kargaşalara sebep oluyor.
Bu konunun Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanması, aşının ne zaman geleceğinin belirtilmesi, belli değilse bunun halka açıklanması gerekiyor. İnsanlar randevu alacağım diye helak oluyor, gecenin ikisinde- üçünde kalkıp randevu almaya çalışıyor, alamayınca da hırsın eline yüzüne bulaştırdı, sanırım sürü bağışıklığı içinde biz bu pandemiden kurtulmaya çalışacağız ve sanırım aşının gelmesinde bir sorun var, bunu hiç alakasız bir şekilde gelen bir milyon hibe aşının parasını soran ana muhalefet liderine aşı alamazsak sorumlu sizsiniz demesinden de anlıyoruz. Aşı alımında bir sorun var ki şimdiden bir günah keçisi bulmaya, suçlayacak bir isim bulmaya çalışıyorlar.
Aşının yerli üretime geçmesi, her şey yolunda giderse en az bir yıl sonra mümkün. Başka firmanın aşısını ülkemizde üretmekte altı aydan önce olmaz eğer böyle oyalanıyorsak tüm halk gözden çıkarıldı, zaten bazı seçilmişler aşılarını oldu, bize gereken onlardı, geri kalan halka ne olursa olsun, biz istatistikleri oynayarak halleriz diye düşünüyorlarsa yazıklar olsun. Her hayat değerlidir ve yaşamaya değer insanların hayatı üzerinde bu kadar oyun oynamaya kimsenin hakkı yoktur.
Aşı konusunda elimizde kaç aşının kaldığı, niye sık randevu verilmediği, aşının ne zaman geleceği, kimlere yapılacağı, mutlaka açıklanmalı ama lütfen bu seferki açıklama ne kadar acı olursa olsun doğru olmalı, tekrardan güven sağlanmalı, yalan yanlış yerine getirilmeyecek "cek cak" dolu hamasi açıklamalardan vazgeçilmelidir. Halkı doktorun üzerine salarak, doktorunuzdan öğrenin diyerek, randevunuzu doktorunuz alsın diyerek yönlendirme yapmayın. Biz işimizi doğru düzgün yapıyoruz, lütfen siz de yapın, hem bizi hem de kendinizi sıkıntılı duruma sokmayın.
Aşı konusu ciddi iştir, ciddi devletler zaten bu sorunu çok iyi bir şekilde çözdü. Onların dezavantajı sağlık çalışanları işi bilmiyor, siz dünyanın en iyi sağlık çalışanına sahipsiniz ve bunun kıymetini bilmiyorsunuz… Üstelik halkın kin ve nefret duygularının üzerine atıyorsunuz, bıktırıyorsunuz. Bundan vazgeçin, kendi beceriksizliğinizi sağlık çalışanına ödetmeyin işinizi yapın…
(Ozanca sağlık mobbing politika kitabımdan)