Evet bildiğiniz gibi 9 Ağustos tarihinden itibaren ikinci bir emre kadar Antalya'da çalışan sağlık çalışanlarının izinleri iptal edildi, hatta izne ayrılan personel bile geri çağırılmaya başlandı. Ülkenin başka yerlerinde, başka şehirlerinde böyle bir uygulama olmazken niye sadece Antalya'daki sağlık çalışanlarına bu uygulanıyor, bu konuyu irdelemek istedim.
"Antalya'da sağlık çalışanı az olduğu için mi?" diye bakınca bunun imkansız olduğunu görüyorum. Antalya'daki sağlık çalışanı özel sektör dahil ülkedeki en fazla sağlık çalışanı olan kurum, kadrolar % 130 dolu, bir çok yerde kadro fazlası var ve ülkede en çok tercih edilen il Antalya ve o yüzden de sağlık çalışanı eksik değil hatta çok fazla…
"Yangınlar var o yüzden mi" dersek, yangınlar hafta sonu yağan yağmurla beraber artık tamamen söndürüldü, yaralılar kontrol altına altına alındı, bu yüzden de sağlık çalışanlarının süresiz izinlerinin iptali gibi bir durum söz konusu değil.
Sağlık çalışanları bilhassa da aile hekimleri ayın 16'sından itibaren eylem yapacak, bunu önlemek için mi? Hayır olamaz, bu eylemler sadece Antalya'da olmayacak tüm yurtta olacak, evet Antalya eyleme katılma konusunda çok kararlı ama sırf bu nedenle izinler iptal edilemez.
Peki Antalya'da aşılama oranları çok düşük, o yüzden bunu yükseltmek için bu karar alındı desek, Antalya sarı katogoride evet en iyi değil henüz mavi olamadı ama kırmızı bir çok il dururken Antalya'da böyle bir uygulamaya geçilmesi çok saçma…
Hastalık çok salgın halinde, yoğun bakımlar dolu, her yerde salgın çok ilerlemiş, Antalya'nın yeni bir salgın merkezi olduğu düşünülüyor, bu yüzden de izinler kaldırıldı desek, resmi rakamlara bakarsak İstanbul'dan, Ankara'dan ve bir çok ilden çok daha az vaka olduğunu görürüz, bu illerde yüz binde yüz altmış civarında iken Antalya'nın yüz binde yetmiş altı vaka görülmesine rağmen bu uygulamaya gidilmesi düşündürücü değil mi sizce?
Bu durum gösteriyor ki Antalya'nın verileri saklanıyor. Zaten pozitif olduğunu düşündüğümüz bir çok hastanın PCR testinin özellikle yapılmamasından, istatistiklere girmesin diye dolu olan yoğun bakımlara çocuk yoğun bakım yataklarını da ekleyip sanki yer varmış gibi gösterilmesinden bir terslik olduğu görüyorduk. Hatta bir çok yazımda bu durumu belirttiğim halde, hep ben Antalya'yı bilerek yüksek göstermeye çalışmakla suçlandığım halde yine maalesef diyeceğim ben demiştim.
Evet sonuç olarak Antalya'da vaka oranları çok yüksek, hatta resmi olmayan rakamlara göre ülkedeki en yüksek yüzdeye sahip ve en yakın ile büyük fark atmış durumda ama aman turizm zarar görmesin mantığı ile sürekli düşük gösteriliyor, bu da insanımızı daha çok umursuzlaştırıyor, bu yüzden de vakıalar daha da artıyor.
Kontrolsüz gelen turistler, sınırlarımızdan hangi hastalığı taşıdığı bilinmeyen ve elini kolunu sallaya sallaya gelen kişiler ve bunların en çok gelmek istediği yer olan Antalyamız. Bu durumun sorumlusu kim, herkes biliyor ama asla sorumlu olanlar sağlık çalışanları değil. Sağlık çalışanları zaten iki yıldır izinsiz ve olağanüstü çalışıyor, hem de ücretleri azaltıldığı halde, bir de yeni çıkmayı planladıkları veya çıktıkları izinlerden yine oluyorlar, ne uğruna, kim uğruna, kimin yüzünden… Bence bu soruların cevabı çok önemli…
(Ozanca sağlık mobbing politika kitabımdan)