|
Tweet |
YKS (Yükseköğretim Kurumları Sınavı) sonuçlarının açıklanmasıyla üniversite sınavı maratonun son aşaması olan tercih dönemi de başlamış oldu. Her yıl binlerce öğrenci, tercihlerinde yapılan hatalar sonucu istenmeyen sonuçlarla karşılaşabiliyor.
Eğitim-Aile Danışmanı Rukiye Orhan her yıl binlerce gencin, üniversite tercih döneminde hayatlarının en önemli kararlarından birini vermeye hazırlandığını belirterek "Bu süreçte öğrencilerin aklında onlarca soru, ailelerin ise geleceğe dair kaygıları var. Ancak çoğu zaman gözden kaçan önemli bir gerçek bulunuyor: Üniversite tercihi sadece bir okul seçimi değil, aynı zamanda bir yaşam biçimi seçimidir.
Ne yazık ki birçok öğrenci, “İş garantisi var.”, “Puanım boşa gitmesin.”, “Ailem bunu istiyor.” ya da “Arkadaşlarım da orayı yazacak.” gibi nedenlerle tercih yapıyor. Oysa yıllar içinde yapılan araştırmalar, kişinin ilgi alanına ve yeteneklerine uygun bir meslek seçmesinin hem iş başarısını hem de yaşam doyumunu artırdığını gösteriyor." dedi.
Orhan, gençlerin tercih listesi yapmadan önce kendilerine sorması gereken soruları şöyle açıkladı:
"Kendinizi tanımadan doğru tercih yapmak zordur. Bu nedenle tercih listesini hazırlamadan önce şu soruları kendinize sormanız faydalı olacaktır:
* Hangi derslerde zamanın nasıl geçtiğini fark etmiyorum?
* İnsanlarla mı, sayılarla mı, doğayla mı yoksa teknolojiyle mi çalışmaktan hoşlanıyorum?
* Nasıl bir yaşam hayal ediyorum?
* Benim için başarı sadece yüksek gelir mi, yoksa yaptığım işi severek yapmak da önemli mi?
Bu soruların vereceği cevaplar, tercih robotlarının sunacağı sıralamalardan çok daha değerli olabilir."
Ailelere de önemli bir görev düştüğünün altını çizen Eğitim-Aile Danışmanı Rukiye Orhan "Çocuklarımızın geleceği için en iyisini istememiz çok doğal. Ancak onların yerine karar vermek, uzun vadede hem mutsuzluğa hem de mesleki tükenmişliğe yol açabilir. Çocuğunuzun sesini duymaya çalışın. Onun güçlü yönlerini fark etmesine yardımcı olun. Yol gösterin; ama direksiyonu tamamen siz tutmayın.
Üniversite seçerken yalnızca bölümün adı değil; akademik kadro, uygulama imkânları, staj olanakları, yabancı dil desteği, kampüs yaşamı, sosyal etkinlikler ve mezunların kariyer fırsatları da değerlendirilmelidir. Çünkü üniversite, sadece diploma alınan bir yer değil; bireyin kimliğini geliştirdiği, hayata hazırlandığı önemli bir yaşam okuludur." dedi.
Bu süreçte gençlere de seslenen Orhan şu açıklamayı yaptı:
"Hayatınızın geri kalanında her sabah yapacağınız işe gitmek isteyeceğiniz bir meslek seçmeye çalışın. Popüler olanı değil, size uygun olanı tercih edin. Unutmayın; başarı, başkalarının beklentilerini karşılamak değil, kendi potansiyelinizi gerçekleştirebilmektir.
Tercih listenizi hazırlarken puanınızı değil, kendinizi merkeze alın. Çünkü doğru tercih, sadece bir üniversite kazanmak değil; kendinizi kazanmanın da ilk adımıdır."
AJANSBİR/ÖZELHABER