|
Tweet |
Uluslararası Antalya Turizm Fuarı (ATF25) kapsamında düzenlenen “İç Pazarda Misafir Miyiz, Müşteri Mi?” panelinde, Türkiye iç turizm pazarının mevcut durumu, 2026 beklentileri, fiyat politikaları, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik konuları masaya yatırıldı.
Uluslararası Antalya Turizm Fuarı, 22–23–24 Ekim 2025 tarihlerinde Antalya ANFAŞ Uluslararası Fuar Merkezi'nde gerçekleştirildi. Türkiye İş Bankası ana sponsorluğunda ve Kilit Hospitality Group ana partnerliğinde düzenlenen ATF25, bu yıl da turizm profesyonellerinin gündemini belirledi.
“İç Pazarda Misafir Miyiz, Müşteri Mi?” panelinin oturum başkanlığını Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürü Candemir Zoroğlu üstlenirken, konuşmacılar arasında Gezinomi Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Deniz Selen Kılıçözgürler, TatilBudur Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Kemal Çubuk, Jolly Tur Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mert Vardar, Setur Genel Müdür Yardımcısı Koray Küçükyılmaz ve TatilSepeti Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Karayal yer aldı.
Deniz Selen Kılıçözgürler: “Fiyata değil, değere odaklanan yeni bir tatilci profili var”
Panelin ilk konuşmacısı Gezinomi Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Deniz Selen Kılıçözgürler, iç pazarda yaşanan dönüşüme dikkat çekti. Kılıçözgürler, fiyat odaklı tüketici anlayışının yerini “değer ve deneyim” temelli yeni bir misafir profiline bıraktığını belirtti:
“Artık misafirler sadece fiyata değil, değere bakıyor. Tatil, yalnızca konaklama değil, kişisel bir deneyim haline geldi. Fiyat artık karar faktörlerinden sadece biri. İnsanlar iyi hissettikleri yere dönüyor.”
Dijitalleşmenin bu dönüşümde belirleyici bir rol oynadığını belirten Kılıçözgürler, kullanıcı deneyimini önceliklendiren platformların fark yarattığını söyledi:
“Bugün misafir kendi tatilinin mimarı. Biz platform olarak ona sadece seçenek sunuyoruz. Kişiselleştirme, öneri algoritmaları ve içerik bazlı yönlendirmelerle misafir artık direksiyonun başında.”
Kılıçözgürler ayrıca kadın liderliğinin sektördeki etkisine değindi:
“Dijital dönüşüm, turizmde fırsat eşitliğini güçlendiriyor. Coğrafi sınırlamalar ortadan kalktığı için kadın profesyoneller daha görünür hale geliyor. Bu da sektörün kapsayıcılığını artırıyor.”
Mustafa Kemal Çubuk: “Erken rezervasyon iç pazarın can simidi”
TatilBudur Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Kemal Çubuk, iç pazarda istikrarın anahtarı olarak erken rezervasyonun altını çizdi.
Çubuk’a göre son dakika satışlarına dayalı gelir modeli, kısa vadede fayda sağlasa da sürdürülebilir değil:
“Erken rezervasyon sistematiği iç pazarın omurgasıdır. Son dakika satışlarıyla günü kurtarıyoruz ama planlı satış olmadan ne fiyat dengesi kalır ne sadakat.”
2024-2025 verilerini paylaşan Çubuk, erken rezervasyon oranlarının düşüşte olduğunu söyledi:
“2024’te satışların %26’sı erken rezervasyondan geliyordu, 2025’te bu oran %21’e geriledi. Fiyat artış oranı da %10’dan %7’ye düştü. Erken rezervasyona yatırım yapan tesisler fiyatlarını %16 artırabildi, diğerleri ise maliyetin altında kaldı.”
Çubuk, erken planlamanın sadece ekonomik değil, marka sadakati açısından da kritik olduğunu vurguladı:
“Erken rezervasyon yapan misafir kendini daha güvende hissediyor. Bu güven, markaya bağlılık olarak geri dönüyor. İç pazarda kalıcı büyüme istiyorsak, istikrarı erken planlamayla başlatmalıyız.”
Mert Vardar: “İç pazar bizim sigortamız değil, kalbimiz”
Panelin en dikkat çekici vurgularından birini yapan Jolly Tur Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mert Vardar, iç pazarın Türk turizmi için vazgeçilmez bir stratejik güç olduğunu söyledi:
“İç pazar bizim sigortamız değil, ana pazarımız. Bu ülkenin insanı kendi ülkesinde tatil yapabiliyorsa, o ülkenin turizmi güçlüdür. Bizim için 85 milyon potansiyel misafirden bahsediyoruz.”
Vardar, yerli turistin kültürel ve duygusal bağ kurmasının turizmin sürdürülebilirliği için şart olduğunu vurguladı:
“Yerli turistin ülkesine olan ilgisi milli bir meseledir. Biz Jolly olarak ‘Mirasım Türkiye’ projesini başlattık çünkü Anadolu’yu kendi insanımıza yeniden tanıtmak istiyoruz.”
Erken rezervasyon ve fiyat disiplini konusunda sektör birlikteliği çağrısı yapan Vardar, şunları söyledi:
“Biz banka değiliz, finansör değiliz. Acentalar sistemin üretici gücü. Bu zinciri korumak için fiyat istikrarını sağlamak ve herkesin kazanacağı bir sistem kurmak zorundayız.”
Koray Küçükyılmaz: “Sadakat sürdürülebilirliğin omurgasıdır”
Setur Genel Müdür Yardımcısı Koray Küçükyılmaz, uzun vadeli başarı için sadakat sistemlerinin önemine dikkat çekti.
Küçükyılmaz, Setur’un geliştirdiği dijital müşteri veri platformları sayesinde kişiselleştirilmiş deneyim sunduklarını belirtti:
“Sadakat, satışın değil sürdürülebilirliğin göstergesidir. Biz müşteri davranışlarını tekilleştiren bir veri tabanı sistemi kurduk. Misafir tercihlerini anlamak, doğru zamanda doğru teklifi sunmak artık mümkün.”
Küçükyılmaz, turizm sektörünün yapısal zorluklarına da değindi:
“Turizm ekosistemi çok katmanlı bir yapıya sahip; hava yolu, konaklama, acente, finans, dijital platform… Hepsini senkronize yönetmek ciddi bir özveri gerektiriyor. Bu ekosistem Türkiye’nin dinamosudur.”
Kaan Karayal: “Türk turist iyi hissettiği sürece gezer”
TatilSepeti Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Karayal, iç pazarın büyümesinde duygusal faktörlerin belirleyici olduğunu söyledi:
“Türk turist iyi hissettiği sürece gezer. Bu kadar basit. Tatil artık sadece fiyat değil, his meselesi.”
Karayal, Türkiye’nin kendi potansiyelini yeterince değerlendirmediğini vurguladı:
“Yunanistan’da olsaydı Kapadokya dünyanın en çok konuşulan destinasyonlarından biri olurdu. Bizim kendi coğrafyamıza ilgimizi artırmamız gerekiyor. Her bölgeyi bir hikâyeyle anlatmalıyız.”
İç pazarın sadece kıyı bölgeleriyle sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Karayal, “Gaziantep’ten Mardin’e, Kars’tan Bodrum’a kadar her destinasyonun kendine özgü ruhu var. Misafiri o ruhla buluşturmak, iç pazarın büyümesini sağlar,” dedi.
Candemir Zoroğlu: “İç pazar Türk turizminin sürdürülebilir dayanağı”
Panelin moderatörü Candemir Zoroğlu, konuşmacıların paylaşımlarını özetlerken kamu ve özel sektörün koordineli çalışmasının önemini vurguladı:
“İç pazar artık Türk turizminin sürdürülebilir dayanağı haline geldi. Bu pazarın kalıcı olması için kamu politikalarıyla özel sektör stratejilerinin uyum içinde yürütülmesi gerekiyor.”
Zoroğlu, Antalya örneği üzerinden konuşarak, hikâyesi olan destinasyonların fark yarattığını söyledi:
“Antalya sadece denizle değil, kültürel mirasıyla da öne çıkmalı. Yerel festivaller, gastronomi rotaları, doğa deneyimleri… Bunlar iç pazarın çeşitlenmesini sağlar.”
İç pazar artık stratejik değil, kalıcı bir değer
Panelin sonunda tüm konuşmacılar ortak bir görüşte birleşti:
İç pazar artık kriz dönemlerinin geçici desteği değil, Türk turizminin kalıcı ve duygusal temeli. Erken rezervasyon disiplini, sadakat programları, dijital dönüşüm, fiyat dengesi ve yerli turistin ülkesine bağlılığı sektörün geleceğini şekillendirecek temel başlıklar olarak öne çıktı.
ATF26, 26–27–28 Ekim 2026’da!
ATF26, 26–27–28 Ekim 2026 tarihlerinde yine Antalya ANFAŞ Uluslararası Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek.