Bugun...


Ramazan KALKAN

facebook-paylas
İSTİHBARAT SAVAŞLARI Türkiye’nin Avrupa ve Dünya’daki gücü...
Tarih: 01-01-2021 18:51:00 Güncelleme: 01-01-2021 18:51:00


Bu haftaki makalemde istihbarat savaşları ve Türkiye’nin başta Avrupa olmak üzere, dünyada ki gücüne değinmek istiyorum... Bu konuya da birinci dünya savaşı sırasında yaşanmış çok önemli tarihi bir örnekle girmek istiyorum... Osmanlı’nın en gizemli Padişahı olan 2. Abdulhamid’e 21 Temmuz 1905’de bir suikast girişimi düzenlenir. Suikastı organize eden ise dağılmaya başlayan Osmanlı toprakları içerisinde devlet kurmayı hedefleyen Ermeni komitecileridir... Ancak suikastın arkasında birçok ülkenin olduğu da iddia edilir. Her Cuma aynı saatte İstanbul’daki Yıldız Sarayı’ndan çıkıp hemen yanıbaşında bulunan Yıldız Camiisi’nde ibadete giden Abdülhamid’e bomba yüklü bir atlı araba ile suikast girişimi düzenlenir. Yaklaşık 120 kg bomba yüklenmiş araba patlatılır. Olayda, yüze yakın yaralının dışında 30’a yakın insan ölürken Padişah Abdülhamid şans eseri hiç yara almadan kurtulur. Olayda suikastı düzenleyen birçok yabancı uyruklu kişi yakalanıp idam edilir. Ancak, bomba düzeneğini ve suikastı organize eden Belçikalı terörist Edouard Joris padişah tarafından affedilir. Belçikalı Joris affedilmenin karşılığı olarak, Türkler adına Avrupa’da istihbarat çalışması yapması istenmiş ve bu iş için de Padişah Abdülhamid tarafından Joris’e büyük bir para ödenmiştir. Belçikalı Joris, birinci dünya savaşı döneminde diğer istihbaratcılar gibi, Avrupa’da ve Balkanlar’daki gelişmeleri sürekli Abdülhamid’e bildirmiş ve Türkler için önemli istihbarat sağlamıştır. DEVLET ANLAYIŞI... Bu tarihi suikast olayında, padişah ve yaverinin arasında yaşanan bir diyalog ise çok manidar ve anlamlıdır... Suikast girişimi olayında bombanın patlamasıyla telaşa kapılanlar arasında Abdülhamid’in Yaveri Tahsin Paşa’da vardır. Bombanın şiddeti ve etrafa dağılan ceset parçalarından etkilenen Yaver Tahsin Paşa, krize girip titremeye başlar. Soğukkanlılığını hiç yitirmeyen Sultan Abdülhamid, yaveri Tahsin Paşa’nın omuzundan tutup silkeleyerek şöyle seslenir, “Paşa paşa! Kendine gel !... Kurtlarla çakalların geçtiği yolda çadırın (Devletin) varsa, herşeye hazırlıklı olacaksın...” şeklinde bağırır... Bu söz çok önemli bir mesajdır... Büyük devlet olmak veya büyük devlet adamı olmak böyle bir meziyet gerektirir... Başta da dediğim gibi konuya çok önemli mesajlar içeren tarihi bir vakayla girmek istedim... Buradan da anlıyoruz ki Türk devlet genetiği sürekli tetikte ve her türlü kozu satranç oynar gibi kullanıyor olması Türkiye’yi uluslararası arenada kolunu güçlendiriyor. FANTASTİK YÖNTEMLER Son çeyrek yüzyılda tüm dünyanın yeni bir boyuta geçtiğini görüyoruz.... Artık ülkeler arası savaşların yöntem değiştirdiğini anlıyoruz. Ateşli silah tehditlerinin yerini çok farklı yöntemlerin aldığını biliyoruz. Dünyada birkaç devletin bünyesinde çalışmaları süren kuantum bilimine dayalı manyetik ve kozmik silahlar geliştirildi bile... Türkler’in atalarından devam eden bu yöntemi en son 1915 Çanakkale savaşında kullandığını, İngiliz Kraliyet Ordusu çok iyi biliyor... (Bu detaya girmek istemiyorum...) Özellikle işin birde ekonomi savaşları yönü var... Din ise her ülkenin kullandığı metaların başında geldiğini de artık biliyoruz. Ama en önemlisi ise insanlık tarihi boyunca önemini hiçbir zaman kaybetmeyen istihbarat savaşları aralıksız sürmekte... Tarihi vakalarda bunun önemini çok iyi anlıyoruz... Yukarıda kısaca sıraladığım yöntemler, her devletin birbirine karşı kullandığı gizli kozlardan bir kaçıydı... Mesela, ülkeler birbirleri için müttefik olsa bile, öyle çalışmalar yapıyorlar ki filmlere konu olmadan öte geçiyor... Bu çerçevede, Süper Güç olarak tabir ettiğimiz bir ülkenin, çok ilginç bir yönteme başvurduğunu biliyoruz. Türkiye ve Türkleri kendisine dost ve müttefik gören sözde bu ‘süper güç’ olan bu ülke, Türkler’in genetik, karakteristik özelliklerini tespit edebilmek ve Türkiye üzerinde uygulanan planların, neden tutmadığını araştırmak için dünyanın en önemli üniversitesine yüklü miktarda fon ayırdığını, çeşitli kaynaklardan öğreniyoruz. Söz konusu bu ülke, dünyanın en eski üniversitelerinden birisi olan Mısır’da ki El Ezher Üniversitesi’ne 5 milyon dolarlık bir yardım yaparak, ‘Türkiye ve Türkler üzerinde yaptıkları planların çoğunun neden başarısızlıkla sonuçlandığını’ araştırılmasını istemiştir. Yaklaşık 3 yıl süren araştırmada çıkan sonucun özeti şöyleydi...; “Türkler üzerinde milli çıkarları söz konusu olduğun da plan tutmuyor. Uluslararası arenada ki planlar ise en fazla 24 saati geçmemelidir” diyordu.. Üniversite’nin bilim heyeti tarafından yapılan çalışma başarısızlıkla sonuçlanmıştı... Ama biliyoruz ki bu araştırmalar hiçbir zaman hız kesmeyecek... Bu mesele sadece Türkiye’nin değil her devlet için karşılıklı bir savaşıdır... Küçük büyük hiç fark etmez tüm devletler bu manada savaşlarını aralıksız gizliden yürütürler... Her ülkenin saklı kozları mutlaka vardır. Bugün Türkiye; Almanya başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesinde hem ekonomik hem siyasal hem de dini metalar aracı ile istediği manevrayı yapabilecek kudrete sahiptir. Eğer, Türkiye bu kudreti elinin altında tutmasaydı, bugün dünyanın en gözde yeri olan Türkiye jeopolitiğinde başka bir millet ve başka bir ülke olurdu.... Konu bu kadar açık net ve basit... Tabi ki anlayabilene...! Saygılarımla... Ramazan RA Kalkan (Araştırmacı Gazeteci)





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HABER ARA
HABER ARŞİVİ

Covid-19 ile mücadele kapsamında 3 doz aşınızı oldunuz mu?


ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
nöbetçi eczaneler
YUKARI