Bugun...


Eyyüp AYDIN

facebook-paylas
GEL DE ATATÜRK'ÜN DEVLET ADAMLIĞINI ARAMA!
Tarih: 01-06-2021 19:10:00 Güncelleme: 01-06-2021 19:39:00


Son yıllarda ülkemizde içte ve dışta üzücü, bir o kadar da endişe verici olaylar yaşandı ve yaşanmaya da devam ediyor. Her defasında bu yaşananlara nokta koyacak devlet adamı arandı. Türkiye, bir yandan terör örgütleriyle mücadele ederken, diğer yandan ABD ve AB'nin tehditlerine maruz kalıyor. Türkiye; bir yandan ABD ve AB arasında sıkışırken, diğer yandan siyaset- mafya sarmalında her gün yeni iddialara hedef oluyor. Türkiye; bu tür sorunları çözebilecek devlet adamı vasfından uzak olduğu için, millet olarak terör  örgütlerinin, organize suç örgütlerinin hedefi olmaya devam ediyor. Terörü, Türkiye Cumhuriyeti'nin başına bela eden ülkeler, Türk devleti üzerinde satranç oynamayı sürdürüyor. PKK'nın yaptığı toplu sivil, asker ve polis katliamları, 8 askerin teslimiyle ilgili görüntüler, askerimizin başına Habur sınır kapısında PKK'nın gövde gösterisi, İsrail'in Marmara Gemisi'ne düzenlediği kanlı baskını bu millet hala unutmuş değil. Türk halkı bu onur kırıcı durumu içine sindirmemiştir. Kıbrıs ve AB politikalarında yaşananlar, ABD ve Suriye ile devam eden sorunlar, Türkiye'nin devlet adamından ne kadar yoksun olduğunu gözler önüne seriyor.

 

Bütün bu olup bitenlerin karşısında, hep Atatürk'ün devlet adamlığını arıyoruz. Ne yazık ki, Atatürk'ün devlet adamlığını örnek alacak devlet adamının eksikliği çekiliyor bu ülkede. Atatürk gibi bir lideri nereden bulalım ki;  Türk devleti ve milletinin onurunu korusun, Türk devletinin büyüklüğünü ve haklılığını, içteki ve dıştaki bu hainlere haddini bildirsin. Düşünüyorum da; bugün ülkeyi yönetenler, Milli Mücadele yıllarında bu ülkenin başında olsalardı, acaba nasıl bir devlet adamı profili çizerlerdi? Türkiye öyle bir zor süreçten geçiyor ki, öyle akıl almaz olaylar yaşanıyor ki, öyle gelişmeler oluyor ki gel de Atatürk'ün devlet adamlılığını arama. Atatürk’ün devlet adamlığına ilişkin bir anısını, ülkeyi yönetenlere bir kez daha hatırlatmakta yarar görüyorum.

 

Stalin'in Sovyetler Birliği’nin başında olduğu dönemler... Sovyetlerin Ankara Büyükelçisi ünlü bir diplomat Karahan... 1917 Ekim Devrimi’nin yıl dönümlerinden birinde Stalin, son derece sivri, anlamsız ve onur kırıcı bir beyanat veriyor. Bu beyanatında aynen şunları söylüyor: 'Herkes bilsin ki, Rus Milleti; Boğazlarla, Ardahan’ı ele geçirmekten asla vazgeçmeyecektir. Çok yakın bir zamanda bu davalarımızı halletmiş olacağımızı şimdiden müjdeliyorum...' Aynı gece Ankara’da Sovyet Büyükelçiliği’nde de ihtilalin yıl dönümü kutlamaları yapılıyor. Dönemin Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk, gece yarısına doğru Stalin’in bu densiz beyanatından haberdar oluyor ve şunları söylüyor: 'Arabaları hazırlayın gidiyorum.’ ‘Paşamız bu saatte nereye gidecekler?' 'Sovyet Sefaretine.'  


 
Emrindekilerden birisi Atatürk'e: 'Paşa hazretleri nasıl olur? Protokolsüz mü? Siz devlet başkanısınız, protokolsüz nasıl gidersiniz?' 'Ben protokol falan dinlemiyorum çocuk. Stalin vatanımın topraklarına göz dikmiş, sen bana protokolden söz ediyorsun. Hazırlayın arabaları.' diye cevap verir. Arabalar hazırlanır. Atatürk ve maiyeti, Sovyet sefaretinin kapısına dayanır. Atatürk’ün yüzü asık bir şekilde yukarı çıkar ve o sırada sefarette büyük bir balo vardır. Atatürk kendisini karşılayan Büyükelçi Karahan'ı görünce: 'Merhaba Karahan’ der ve aynı sert ifadeyle devam eder. 'Rahatsız ettik ama sen benim şahsi dostumsun, kusurumuza bakmazsın. Bir hususu esasından anlamaya geldim.' 'Emredin Sayın Başkan' 'Ajanstan öğrendiğime göre, başbakanınız Stalin, Ardahan'la Boğazları istemiş, kararı katiymiş... Pek yakın bir gelecekte bu kararını uygulayacakmış. Tam böyle söyleyip söylemediğini bilemem ama buna benzer şeyler söylemiş. Tabii ki bu beyanatın da bir sureti sende vardır. Getir bakalım şunu da işin aslını faslını iyice bir anlayalım.' Stalin’in beyanatı getirilir. Atatürk metnin o kısmını yanındakilere kelime kelime tercüme ettirir. Beyanat ajanstan geçen metin ile aynıdır.

 

Atatürk sorar: 'Karahan, sefaret telsizinden derhal Stalin’i bulduracaksın. Bu beyanatından vazgeçip geçmediğini sorduracaksın. Başbakanın tükürdüğünü yalayacak, yalamazsa ben yapacağımı bilirim. Bu cevap bu gece gelecek. Çünkü benim senin başbakanından daha önemli kararım var. İstediğim cevabı almadan sefaretinizden dışarı adım atmam. Eğer cevap istemediğim şekilde gelirse bil ki buradan çıkıp doğru Rus sınırına gideceğim...'    


Karahan, çaresizlik içinde telsizin başına koşar ve Atatürk'ün söylediklerini aynen nakleder. Stalin’den gelen cevap Atatürk’ü tatmin eder, çünkü cevapta aynen şöyle söylenmektedir: 'Stalin sürçü lisan eylemiştir. Boğazlarla Ardahan'ı almak gibi bir arzusu katiyetle yoktur...' Atatürk cevabı okuduktan sonra Rus Büyükelçisi Karahan’a hitaben; 'Karahan seni geri çağırırlar ve yaşatmazlar. Uzun süredir tanışıyoruz, istersen bize iltica et.’ Karahan bu teklife olumsuz cevap verir ve cevabı telgraftan hemen sonra bir telgrafla geri çağrıldığını açıklayarak: 'Teşekkür ederim. Sizi tanımış olmam bile kafidir. Ancak memleketinizdeki vazifem sona ermiştir. Yarın Moskova’ya döneceğim.' Atatürk fazla ısrar etmez ve Çankaya'ya döner. Aradan on gün geçtikten sonra şöyle bir haber gelir. Sovyetler Birliği’nin eski Ankara Büyükelçisi Karahan fırında yakılmak suretiyle idam edilmiştir.


 
İşte Atatürk'ün o gün ülkeyi yönettiği devlet adamlığı... Bir de bugün ülkeyi yönetenlerin devlet adamlığına bakın...! Geçtiğimiz yıllarda Irak'tan istenen 248 PKK’lı elebaşının Türkiye'ye getirilmesi için gereken siyasi iradeyi ve kararlılığı bile ortaya koyamadılar. Kendisini Atatürk'le kıyaslayanlar, Atatürk'ün devlet adamlığı vasfının yüzde birine sahip olabilselerdi, bugün Türkiye, içte ve dışta üzerinde satranç oynan, saldırı ve tehditlerin hedefi konumunda bir ülke olmazdı. Atatürk'e hakaret edilmesine göz yumacağınıza, O'nun devlet adamlılığını örnek alın, ülkeyi hainler sarmalından kurtarın!





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HABER ARA
HABER ARŞİVİ

Maske, mesafe, hijyen kurallarına uyuyor musunuz?


ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
nöbetçi eczaneler
YUKARI