Bugun...


Eyyüp AYDIN

facebook-paylas
TÜRKLERİN ORTAK BAYRAMI NEVRUZ!
Tarih: 21-03-2021 23:05:00 Güncelleme: 21-03-2021 23:09:00


Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 21 Mart'ı "Dünya Nevruz Bayramı" olarak kabul etmektedir. Nevruz bayramı birçok ülke tarafından farklı şekilde kutlanılıyor.

 

 

Nevruz; Türk insanını birbirine kenetleyen, bağlayan, Ergenekon’dan demir dağları eriterek dirilen atalarının ruhlarıyla yanan bir ateştir. Kelime olarak; yeni bir gün, toprağın ve hayatın canlanışı, baharın başlangıcı, yeni bir doğuş anlamına gelmektedir.

 

Kaybolmakta ve değişmekte olan kültür değerlerimizi canlandırmak, hayatımızın bir parçası haline getirmek ve yaşatmak amacıyla, geleneksel kültürümüzde önemli bir yer tutan Nevruz, Türk dünyasında genellikle ziyafet ve sanat şölenleriyle kutlanır. Orta Asya'dan Balkanlardaki uluslara kadar çok geniş bir bölgede yerel renk ve inançlarla kutlanan Nevruz, her ulusun kendi kültür değerleriyle özdeşleştirip sembolleştirdiği, özü itibariyle baharın gelişinin kutlandığı coşkuyla karşılandığı bir gündür.


Nevruz ve Ergenekon, Türklerin ortak bayramıdır. Tamamen Türklere özgüdür. Türk adet ve geleneklerinden kaynaklanmıştır. Nevruz; 5 bin yıldan beri, Orta Asya'dan Kafkaslara, Doğu Avrupa’dan, Kuzey Afrika’ya uzanan geniş bir coğrafyada tarihin derinliklerine kadar uzanan yüz milyonları coşkuyla kucaklayan geleneksel "Türk Bayramı"dır. Böyle bir bayramı ülkemize ve birbirimize zehir etmeyelim.


Yapılan tören ve eğlencelerin bir ortak yanı da; demir dövülmesi ve ateş üzerinden atlanmasıdır. Bu "Ergenekon Destanı"nda yer alan ve Türklerin Ergenekon'dan çıkışını yansıtan bir gelenektir. Destan’a göre; Ergenekon vadisinden çıkmak isteyen Türkler, önlerine çıkan ve geçit vermeyen bir dağın, demirden oluşan bölümünü, yaktıkları büyük bir ateşle eriterek çıkış yolunu açmışlardır. Türklerin çıkışını ve yeniden doğuşunu simgeleyen bu olay "büyük ateşler yakarak üzerinden atlamak ve demir dövmek" şeklinde devam etmektedir.  


Kaşgarlı Mahmut, Divan-ı Lügat'ül Türk isimli eserinde "Türklerde yılın başlangıcı Nevruz’dur. On iki hayvan isimli Türk Takvimi'nin başlangıcı da 21 Mart Nevruz günüdür" demektedir.  


Türk Takviminde bir gün 12 bölüme ayrılırdı. Her bölüme "çağ" adı verilirdi. Her çağ iki saat olduğundan, aynen bugün olduğu gibi, bir gün 24 saat olarak kabul edilmekteydi. Gece ile gündüz eşitliğinin sağlandığı 21 Mart Nevruz günü, yılbaşı olarak kutlanırdı. 


Eski Türk topluluklarında ve devletlerinde olduğu üzere Selçuklularda ve Osmanlı'da da Nevruz kutlamaları yapılmaktaydı.  


Türk edebiyatı ve musikisinde Nevruz, 700 yıllık geçmişe sahip olan ve bir çok türü olan bir "musiki makamı"dır.  


Atatürk de, 22 Mart 1922 günü Ankara Keçiören’de Nevruz Şenlikleri düzenletmiş ve bizzat katılmıştır.  


"Nevruz" kutlamalarına ve "Ergenekon" adına bilerek veya bilmeyerek başka anlamlar yüklenmesi, bunu yapanlar adına büyük bir talihsizliktir. Çünkü tarih boyunca süregelen bu isimler ve büyük anlamları hiçbir şeyden etkilenmeyecek kadar saf ve güçlüdür.


Nevruz; birlik ve bütünlüğümüzün, sevginin, saygının ve hoşgörünün simgesidir. Nevruz günleri kavga ve kargaşa günleri değildir. Bu önemli günde nifak ve bozgunculuk yapanlara izin vermeyelim ve tahriklere kapılmayalım. Nevruz; sevgi tohumlarının gün ışığına çıktığı, havasıyla, güneşiyle huzur saçan yeni açmış ve açacak çiçekleriyle, ötüşen kuşlarıyla bir başka dünyaya götürür bizleri... İşte bu duygu ve düşüncelerle birbirimize kenetlenerek, Nevruz'un güzelliklerini paylaşmalıyız...





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HABER ARA
HABER ARŞİVİ

Maske, mesafe, hijyen kurallarına uyuyor musunuz?


ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
nöbetçi eczaneler
YUKARI