Bugun...


Eyyüp AYDIN

facebook-paylas
ATATÜRK ÇAĞDAŞ BİR LİDERDİ
Tarih: 10-11-2021 20:27:00 Güncelleme: 10-11-2021 17:04:00


Türk Milletini önce irade, sonra halkından aldığı destek ve kararlılıkla yeniden dirilişini ve modern Türkiye’nin doğuşunu, içte ve dışta sağladığı barış ortamını, yarattığı güç ile ayakta tutup, Türkiye Cumhuriyetini bizlere emanet edenleri ve bu kahramanların en büyük önderi Mustafa Kemal Atatürk’ü, sadece ölüm yıldönümünde anmak yeterli değil. O'nu her gün, hayatımızın bütün safhasında minnet ve şükranla anmalıyız. Bizlere öyle bir ülke bıraktı ki, iç ve dış hainlere ve düşmanlara rağmen Türkiye Cumhuriyeti yoluna kararlılıkla devam ediyor.  Aramızdan ayrılışının 83. yıldönümünde Atamıza bir kez daha minnet ve şükranlarımızı sunuyoruz.

Ülkenin çok zor koşullar altında bulunduğu ortamlarda Mustafa Kemal’in yaktığı meşale, dün olduğu gibi bugün de Türk ulusunun önünü aydınlatmayı sürdürüyor.

Atatürk’ün ölüm yıldönümleri "yas günü" şeklinde değil, O'nun Türk ulusu için hedef gösterdiği uygarlık yolunda aldığımız mesafenin ne ölçüde gerçekleşip gerçekleşmediğinin gözden geçirileceği gün olarak değerlendirilmelidir.

Mustafa Kemal Atatürk, Türk ulusunu iki defa kurtarmıştır. Birincisi yarı sömürge durumundan tam bağımsız, onurlu bir ulus haline getirmek, ikincisi ise, "asıl mücadele bundan sonra başlıyor" diyerek atıldığı ve Türk ulusunu çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkarmak için başlattığı çağdaşlaşma reformlarıyla olmuştur.

 

HAYAT VE VAR OLMA MÜCADELESİ
Savaş bittikten sonra; Atatürk, büyük devrimler yaparak Türkiye’yi Avrupa ülkeleri düzeyine çıkarma gayreti içine girmiştir. Atatürk, Türk milletinin çağdaş bir toplum olmasını her şeyden önce bir hayat ve var olma mücadelesi olarak kabul etmiştir. Atatürk’ün yaşadığı dönemde gerçekleştirilen yeniliklerin bir kısmına bakıldığında hiçbir şeyin rastlantı olmadığı açıkça görülmektedir. Bu dönemde kültür sanat alanında gerçekleştirilen reformlar, çağdaş bir toplum oluşturmada kültürün temel alındığı görülmektedir. Atatürk bir konuşmasında uygarlık üzerine şöyle demiştir:
"Uygarlık yolunda yürümek ve başarıya ulaşmak hayat şartıdır. Bu yol üzerinde duralayanlar, ya da ileri değil, geri bakmak cehalet ve gafletinde bulunanlar dünya uygarlığının coşkun selleri altında boğulmaya mahkumdur."

Ulu Önder Atatürk, Türk milletini çağdaşlık, uygarlık ve insanlık yolunda yürüyecek aydınlık bir ufuk açmıştır. Üzülerek ifade edeyim ki, cumhuriyet çocukları olarak bizler, bu yolu koruyup O’nun gösterdiği yolda yürümedik. Açtığı ufku genişletmek, ülkemizin ve insanımızın tümünü aydınlatan bir çalışma ve sürekli bir ilerleme yerine, hedefe kısa sürede ulaşabilmek için kolay ve ucuz yolları seçtik, siyasi çekişmelerle, uzlaşmaz tutumlarla zaman kaybettik.

Ulu Önder Atatürk, akılcılığı bir kalkan gibi kullanarak çağdaşlaşmak için batıya yönelmiştir. Çağdaş uygarlıktaki kurumları halkın mutluluğu için ülkesine getirmiştir. Bunlar toplumsal yaşamımızın tüm alanlarında mevcut olan kurumlardır. Eğitim kurumları, hukuk, kültür ve ekonomide Atatürk çağdaşlaşmaya çok önem vermiştir. Eğitim sistemini kurmuş, modern eğitim aşamalarını gerçekleştirmiş, Türkçeye hiç uymayan Arap yazısını atmış, ortaçağ yöntemleriyle çalışan eğitim kurumlarını kapatmış, Türk ulusunun geçek tarih bilincine kavuşmasını sağlayarak, ulusal eğitimi tam olarak hayata geçirmiştir.

 

 

TÜRK KADININA EŞİTLİK
Temeli dinsel kalıplara dayanan hukuku modern yasalarla değiştirmiştir. En önemlisi bu alanda Türk kadınına erkek ile eşitlik getirmiştir. Kadın-erkek eşitliğinin hem aile içinde, hem meslek hayatında, hem de siyasal alanda gerçekleştirilmesi, çağdaşlaşma yolunda en önemli aşaması olmuştur.

Ulusal tarih bilincinin doğması, batılı düşünce ve sanatının hayatımıza girmesiyle yeni bir Türk kültürünün belirleme yolu açılmıştır. Ekonomi alanında kalkınma için hem emperyalist baskılardan kurtulma yolunda başarılı mücadele verilmiş, hem yurtta sermaye birikimini sağlamak, en önemli ihtiyaçlarımızı kendi kaynaklarımızdan karşılayabilmek için devletin temel sanayi kurma yoluna gidilerek, "devletçilik" ilkesi bulunmuş ve uygulanmıştır.

Çağdaşlaşmanın mimarı olan Atatürk’ün bu konuda koyduğu ilkeler donmuş, gelişmez kalıplar değildir. O, katı bir doktrin kurmamıştır. O'nun ilkeleri aslında işleyip durduğu değerlerden çıkmıştır. Atatürkçü olan olmayan herkes, O’nun ülkemize getirdiği çağdaş anlayış ve kurumları sadece korumak değil, sürekli olarak geliştirmek ve ileriye taşımak zorundadır. Türkiye’nin önünde başta demokrasi, hukuk ve ekonomi gibi pek çok sorunları var. Bu sorunların sorumlusu ne Atatürk’tür, ne de Cumhuriyettir. Akşam yatıp, sabah kalkıp Atatürk’e ve Cumhuriyete hakaret yağdıranlar, işgaldeki hali bir kez daha hatırlasınlar…

09.11.2021
Eyyüp AYDIN





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARA
HABER ARŞİVİ

Covid-19 ile mücadele kapsamında 3 doz aşınızı oldunuz mu?


SON YORUMLANANLAR
nöbetçi eczaneler
YUKARI