Bugun...


Eyyüp AYDIN

facebook-paylas
KADIN BAKANLIĞI KURULMALIDIR
Tarih: 08-03-2022 18:57:00 Güncelleme: 08-03-2022 18:59:00


8 Mart, bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de kadının hak ettiği değeri hatırlatan bir gündür. Türkiye'de gelişim, kadının başta istihdamda, parlamentoda ve tüm alanlarda daha fazla yer almasıyla mümkün olacaktır. Ekonomik kalkınma, ancak kadın girişimcilerin sayısının artmasıyla hedefe ulaşılabilir. Bunun için de mutlaka ve mutlaka "kadın bakanlığı" kurulmalıdır. Her ne kadar kadın bakanlığı yerine kurulan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı olsa da, bu yeterli değildir. Bakın Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'nün (OECD) 2019 yılı verilerine göre, kadına şiddetin yaygın olduğu ülkeler arasında Türkiye de var. Cinsiyet ayrımcılığının en fazla olduğu ülkeler arasında yer alan Türkiye, 129 ülkenin yer aldığı listede 26. sırada yer alıyor. Kadın haklarını koruyan, toplumsal cinsiyet eşitliği temelinde hareket eden bir "Kadın Bakanlığı" kurulması artık şart olmuştur.

 

Sadece nüfusun değil, hayatın da yarısı olan kadınların, birlikte hayat mücadelesi verdikleri erkeklerle eşit hak ve eşit fırsatlara sahip, eşit koşullarda insanlık için daha iyi bir gelecek aramasının insan olmasının gereğidir. Sevgiyi, fedakarlığı, üretkenliği ve duyarlılığı temsil eden kadınlarımız, huzurlu ve sağlıklı bir toplumun temel taşlarıdır. Onların, her zaman ailesine ve topluma önemli katkılar sağlaması ve hayatın her alanında etkin bir şekilde yer alması sağlanmalıdır. Şefkat, merhamet ve sevgi dolu olan kadınlarımızın yürekleri sayesinde geleceğimizi daha güvenle inşa edebiliriz. Türkiye'de ise Kadınlar Günü, kadın cinayetleriyle gündeme geliyor. Kadınlar Günü'nü kutlamaktan çok, kadına şiddeti ve vahşeti konuşup yazıyoruz.  Bu açıdan bakıldığında, Türkiye'de gerçekten kadın olmak zordur.

 

Kadına şiddetle varlığını sürdüren, onları namus imgesi gibi görüp egolarını tatmin eden, eğitimsiz kalmaları için çaba sarf eden, hükmü altında ezen, yoluna, ufkuna, hayallerine örümcek ağı ören, iffetine, yaşam özgürlüğüne göz diken, göz dikenleri affedenler değil erkek, insan bile olamaz. Bunları adamlık vasfından tenzih ediyorum. Erkek bilek gücüyle, kadın dirayetiyle zekasıyla ve merhametiyle üstündür. Gerçek olan şu ki; erkek kol kanat gerer, kadınsa yüreğini koyar ortaya. Kadının mücadelesi farklı olsa da, hayatı anlamlandıran bu iki cinsin bütünlüğüdür aslında. Kadını değerli kılan 'adam'lar ve adamı güçlü tutan kadınlar iyi ki varlar.

 

Toplumumuzda ne yazık ki baskılanan, özgürlüğü kısıtlanan, hakları görmezden gelinen, duyguları incitilen, belki hayal kurmasına bile izin verilmeyen, şiddete, tacize ve hatta cinayetlere kurban giden kadınlarımız olduğu bir gerçek. Daha kötüsü ise tüm bu hastalıklı ruhların kadınlara yaptıkları şiddet eylemlerini bazı saçma gerekçelere dayandırarak suçlarını hafifletebiliyor olmaları inanılmaz bir zafiyettir.

 

Devletimizin gerekli caydırıcı yaptırımları hukuki düzende yürürlüğe koyması, kadını koruması ve aile içi eğitim çok önemli. Tüm bu hastalıklı ruhların temelinde sevgisizlik ve bozuk aile ilişkileri yatıyor. Aile çocuğuna yeterli sevgiyi vermeli ve erkek çocuklarına kadına saygı duymayı öğretmeli. Bu eğitim okullarda da desteklenmeli. Tüm bu olumsuzluklara rağmen Allah kendisinden sonra yaratma gücünü kadınlara bahşetmiş olduğu için, nesiller kadınların doğurganlığı sayesinde devam ettiği için, dünyadaki her erkek varoluşunu bir kadına, bir anneye borçludur. Cumhuriyet ile kazanılmış çağdaş haklar ve özgürlüklerle birlikte, yaşamın her alanında başarıyla yer almış kadınlarımızın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nü kutluyorum.





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARA
HABER ARŞİVİ

Covid-19 ile mücadele kapsamında 3 doz aşınızı oldunuz mu?


SON YORUMLANANLAR
nöbetçi eczaneler
YUKARI