Bugun...


Aile Hekimi Dr. Ozan UZKUT

facebook-paylas
AYDA BİR MİLYON DELTA VARYANTLI TURİST
Tarih: 09-07-2021 14:35:00 Güncelleme: 09-07-2021 14:35:00


Evet abartmıyorum, Rusya'dan her gün Antalya havalimanı başta olmak üzere her ay bir milyondan fazla Rus turist ülkemize giriş yapmaktadır ve bu giriş sırasında ne aşı kontrolü ne de Covit  testi yapılmamakta hatta karantinaya bile alınmamaktadır.


Rusya bugün için delta varyantlı corona virüsünün en çok görüldüğü, aşılama oranının % 6-7'lerde olduğu, ölüm oranları dünyada en üst sıralarda olan ülkedir. Bu ülkeden kontrolsüz bir biçimde gelen turistler ülkemizde kısa zamanda delta varyantlı corona virüsü yayacaktır. Tıpkı geçen sene olduğu gibi çok rahat bir yazın ardından çok ölümcül hastalık dolu bir Ekim Kasım bizi bekliyor olabilir. Turiste test yapmak, karantinaya almak, aşı sorgulaması yapmak ekonomik nedenlerle imkansız olduğuna göre tek çare hızla aşılanmak olmalıdır.


Bugün bir çok ülke hatta Kuzey Kıbrıs bile aşısı olmayanı hatta iki aşısı birden olmayanı ülkesine sokmazken bizim bu kadar vurdum duymaz, halk sağlığını düşünmeyen, ülkesinin insanının hiç değeri olmayan başka bir ülke yoktur sanırım. Tek gelir kaynağı, tek umudu turizm haline gelen, diğer tüm değerleri yabancılara, yandaşlara peşkeş çekilen bu ülkeyi yönetenlerin başka bir şeyi umursayacağını da sanmıyorum zaten. Ülke insanı ne olursa olsun yeter ki başta turizm bakanı olmak üzere turizmciler kazansın.


Neyse bu iktidar başımızda olduğu sürece nelerin başımıza geleceğini artık sanırım herkes görüyor, gidinceye kadar biz nasıl kendimizi koruyabiliriz, ölmeden bu vartayı nasıl atlatırız, ona bakalım.


Öncelikle aşı yüzdemizi % 70'lerin üzerine çıkarmak zorundayız, bilhassa da turizm bölgeleri başta olmak üzere, ama bu yüzde iktidarın açıkladığı gibi 18 yaş üstünde değil tüm nüfusta olmalı yani seksen beş milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ve yaklaşık on beş milyon mülteciyi düşünürsek yapmamız gereken aşı yetmiş milyondur. Üstelik aşılamadan en erken on beş gün önce verim alındığına ve ancak ikinci dozdan sonra % 75'lerde koruyuculuk sağlandığına göre bunu çok hızlı bir şekilde yapmalıyız.


Peki aşı yaptırmak istemeyenleri veya yaptıramayanları ne yapacağız? Bence aşı yaptırmayanları hiç bir şekilde toplum içine sokmamalıyız yani alışveriş merkezlerine, kapalı iş yerlerine, toplu taşım araçlarına yani kısaca insanla temas edeceği hiç bir yere sokmamalıyız. Bu çok acımasız da gelse onları korumak ve toplum içinde virüsün kalıcı olmasını, yeni varyant geçirmesini, aşıyı etkisiz kılmasını önlemenin tek yolu bu. Gerekirse aşı olmayanı çalıştırmayalım veya insandan uzak tutalım ama başka çare yok, bana göre yoksa bu salgın benim ilk başta öngördüğüm gibi 2022 Şubat ayında bile bitmez, seneye hala daha virüsle uğraşıyor oluruz.


Evet aşı olmayanlara karşı bu yazdığım sanki insanlık dışı, hukuk dışı, kanun dışı sayılabilir ama salgın dönemlerinde ülkeler hak kısıtlamasına gitmezlerse salgınla başa çıkamazlar. İşte örneklerini Wuhan'da gördük, bazı Uzakdoğu ülkelerinde gördük, sadece kısıtlamalarla bu salgını yenmeye çalışıyorlar ve başarıyorlar da… O zaman da elimizde aşı varken, hala aşıya karşı bir direnç oluşturan ve virüse yardım ve yataklık yapanın da bazı kısıtlamalara sokulması bence gereklidir.

(Ozanca sağlık mobbing politika kitabımdan)





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HABER ARA
HABER ARŞİVİ

Covid-19 ile mücadele kapsamında 3 doz aşınızı oldunuz mu?


ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
nöbetçi eczaneler
YUKARI