Bugun...


Aile Hekimi Dr. Ozan UZKUT

facebook-paylas
COVİT -19'UN SAĞLIK ÇALIŞANLARINA FATURASI
Tarih: 10-11-2021 15:05:00 Güncelleme: 10-11-2021 21:05:00


İki yıla yakın bir süredir tüm dünya ile birlikte ülkemiz de covit-19 pandemisi ile boğuşuyor, bu dönemin en önemli askerleri de hiç kuşkusuz sağlık çalışanları ve özellikle doktorlar… Şimdiye kadar hangi sağlık çalışanı kaç yaşlarında bu hastalıktan vefat etti, sadece resmi rakamlara göre çıkarmak istedim, aslında bu sayıları en az üçle hatta belki de onla da çarpmak gerekebilir, çünkü hastalığı geçirdikten sonra oluşan veya oluşacak olan kalp krizleri, organ yetmezlikleri ve resmi belge ile sunulmayan, saklanan yüzlerce ölüm bu sayılara dahil değil… Onlarla birlikte bu sayı korkunç boyutlarda bence…


Türkiye'de 494 sağlık çalışanı resmi rakamlarla hayatını kaybetti. Bunların 43'ü emekli 451'i ise aktif olarak çalışıyor. Bunların 145 tanesi hekim, 23 tanesi diş hekimi, 53 tanesi eczacı, 24 tanesi hemşire ebe, 34 tanesi diğer sağlık mensubu…
Ölenlerin 134 tanesi 60 yaş üstünde, 50 tanesi 50-60 yaş aralığında, 98 tanesi 50-40 yaş aralığında ve 41 tanesi 40 yaş altında…


Diş hekimlerinin % 87'si özel muayenesinde çalışan diş hekimleri, % 16,6 eczacı da eczane eczacılığı yapıyordu. Yaşamını yitirenlerin % 31,5'u İstanbul, Ankara ve İzmir'de idi.


Bizim meslek hastalığı veya şehitlik verilip geride kalan çocuklarının mağduriyetinin giderilmesini istediğimiz kişi sayısı ise sadece 41 kişi, çünkü bu kişiler meslekte 15 yılı doldurmadığı için geride kalan çocuklarına maaş bağlanamıyor ve bu kişilerin çocukları hem anne veya babalarını kaybediyor hem de maddi olarak büyük bir yokluk içine giriyor.


Yüce Türk milleti ve her şeye para bulan itibardan tasarruf etmeye asla yanaşmayan iktidar mensupları, bu 41 sağlık çalışanın şehit çocuklarını mağdur ediyor, bu yüzden de sağlık çalışanlarının fırsatını bulduğu an istifa etmesine, vaktinden evvel emekliye ayrılmasına veya salgından uzak birimlerde çalışmak için tayin istemesine sebep oluyor. Bir de üstüne maaş indirimleri de eklenince sağlık çalışanı olmak hele doktor olarak devlette çalışmak iyice çekilmez bir hal alıyor.


Bazıları diyebilir "Dışarıda onca sağlık okullarından mezun ATT, hemşire, ebe atanmayı bekliyor, gidenin yerine onlar gelir veya yılda on altı bin doktor çıkıyor, giden doktorun yerine onlar gelir" diye ama bizim mesleğimiz meslekte öğrenilen tecrübeyle yapılan usta çırak ilişkisi ile öğrenilen bir meslek ve ne yazık ki bu yüzden gidenin yerine gelenler o yeri çok dolduramıyor ve bir çok aksaklığa neden oluyor, bunu zaten gittiğiniz kurumlardaki sağlık hizmetinden de görebiliyorsunuz.


Eğer aşı bulunmamış olsa idi ve sağlık çalışanlarına öncelikle bu aşılar yapılmasaydı, bu sayının çok çok üstünde bir sağlık çalışanı ölümüyle karşı karşıya kalabilirdik. Bu ölümlerin nerdeyse dörtte üç ilk sekiz aydaki aşısız günlerde oluştu, aşıdan sonra ölüm sayıları hızla düştü, bu da bize aşının ne kadar etkili olduğunun en büyük göstergesi…


Benim herkesten ricam, aşınızı tüm dozlarıyla mutlaka olun, böylece hem kendinizi hem çevrenizi hem de biz sağlık çalışanlarını korursunuz. Bir de 41 kişi öyle çok insan değil, onların ölümün meslek hastalığı veya şehitlik mertebesi içinde değerlendirilmesi için kamu oyu oluşturmamızda yardım edin. Bir de çocukları mağdur olmasın…

(Ozanca sağlık mobbing politika kitabımdan)





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARA
HABER ARŞİVİ

Covid-19 ile mücadele kapsamında 3 doz aşınızı oldunuz mu?


SON YORUMLANANLAR
nöbetçi eczaneler
YUKARI