Bugun...


Antalya Markaları Kongresi kapılarını açtı
Tarih: 29-04-2026 19:41:57 Güncelleme: 29-04-2026 20:01:57 + -


Antalya Halkla İlişkiler Derneği (AHİD) organizasyonuyla, bu yıl ikincisi gerçekleştirilen Antalya Markaları Kongresi; AHİD Başkanı Güldal Siğinç ve Antalya Valisi Hulisi Şahin’in konuşmalarıyla başladı.

facebook-paylas
Tarih: 29-04-2026 19:41

Antalya Markaları Kongresi kapılarını açtı

Antalya Halkla İlişkiler Derneği (AHİD) organizasyonuyla, bu yıl ikincisi gerçekleştirilen Antalya Markaları Kongresi; AHİD Başkanı Güldal Siğinç ve Antalya Valisi Hulisi Şahin’in konuşmalarıyla başladı.

Antalya Valisi Hulusi Şahin, Muratpaşa Belediyesi Başkan Vekili Nurcan Yılmaz,  Antalya’nın köklü markalarının temsilcileri, akademisyenler, AHİD Yönetim Kurulu ve üyeleriyle çoğunluğu iletişim uzmanları ve öğrencilerinden oluşan ziyaretçilerin coşkulu katılımıyla başladı.

 

KONGRE BAĞIŞLARIYLA 30 ÖĞRENCİYE BURS

 

 

Açılış konuşmasına Antalya Markaları Kongresi henüz daha fikir aşamasındayken verdiği destekle gerçekleşmesine büyük katkıda bulunan merhum ATSO Başkanı Ali Bahar’ı anarak başlayan Antalya Halkla İlişkiler Derneği (AHİD) Başkanı Güldal Siğinç; “Ben, bu projenin en büyük destekçisi olacağım!" demişti. Kader onu bizden ansızın ayırdı ama o sözünü tuttu. Bizim bu yıl layık görüldüğümüz ATSO Ali Bahar Sosyal Sorumluluk Ödülü, onun bize gönderdiği bir selamdır” diye konuştu. Bu kongre sayesinde, Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde eğitim gören 30 öğrenciye, TEV aracılığı ile burs imkanı yaratıldığına dikkat çeken Siğinç sözlerini şöyle tamamladı: “Antalya’nın ticari dehasını ve marka gücünü harmanlayarak yarınlarını hep birlikte inşa edeceğiz! Buradan yeni kapılar aralanacak, yeni ufuklar doğacak! Her şey güzel Antalya için.” 

 

“ANTALYA EKONOMİSİ ÖNEMLİ MARKALARA SAHİP”

 

 

Antalya Markaları Kongresi’nin daha köklü ve kurumsal bir yapıya kavuştuğunu ifade eden Vali Şahin, “Antalya’nın insanı çalışkan ve girişimci; bir ekonomide ihtiyaç duyulan en önemli unsurların hepsini bünyesinde barındırıyor. Antalya’da hem bölgesel hem ulusal, hatta küresel markalar ortaya çıktı. Antalya ekonomisi, Türkiye’nin en büyük ekonomilerinden biri; dünyada da özellikle bazı sektörlerde hatırı sayılır ekonomilerden biri hâline geldi. Bunu nasıl devam ettireceğiz ve nasıl daha da büyüyeceğiz? Öncelikle bunu başaranlardan bu başarı hikâyelerini almamız lazım. Bu tecrübelerin yanında, yeni kurumsal hamleler yaptıysalar onları da öğrenmemiz lazım. En kıymetli şey bilgidir. O bilginin de tecrübelerle ortaya çıkması gerekir. Gençlerimiz önemli başarı hikâyelerini bu kongre sayesinde dinleyecek, öğrenecek ve istifade edecek. Düzenlenen bu kongreyi bu açıdan çok kıymetli buluyorum” dedi.

 

İMMÜNOTERAPİ VE YENİLİKÇİ TEDAVİ YÖNTEMLERİYLE SAĞLIKTA BİR MARKA 

 

 

Kongrenin ilk konuşmacısı Memorial Sağlık Grubu Antalya ve Göztepe Onkoloji Merkezi Kurucu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Özdoğan oldu. Tıbbi Onkoloji alanındaki uzmanlığı; özellikle meme, baş-boyun ve jinekolojik kanserler üzerine yürüttüğü öncü çalışmalarıyla tanınan Özdoğan; Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nin kanser hastaları için çok yetersiz olduğu dönemlerden bugüne gelirken yaşanan zorlukları ve yapılan fedakarlıkları anlattı. İmmünoterapi ve yenilikçi tedavi yöntemleri üzerine geliştirdiği vizyonuyla sağlık alanında güçlü bir marka haline gelen Prof. Dr. Mustafa Özdoğan; kanserle ilgili istatiksel bilgiler vererek bu alanda sürdürdükleri çalışmalar hakkında da ziyaretçileri bilgilendirdi.

 

“HAYALİMİZ; TURİZMDE GENİŞ BİR YELPAZEDE HİZMET VERECEK MARKA YARATMAKTI”

 

 

Günün ikinci konuşmacısı Corendon Grubu Kurucu Ortağı, Corendon Airlines Yönetim Kurulu Başkanı Yıldıray Karaer oldu. Uluslararası turizm sektörünün önde gelen isimlerinden Karaer; Hollanda’da tur operatörlüğüyle başlayan girişimcilik yolculuğunu, havacılık ve turizm sektörüne nasıl açıldıklarını, sonrasında Corendon Airlines’ın global bir markaya dönüşümünün hikayesini anlattı. Girişimciliğinin ilk yıllarındaki hayalinin turizmde geniş bir yelpazede hizmet verecek bir marka yaratmak olduğunu ifade eden Karaer; bugün havayolu, tur operatörlüğü ve otelcilik alanlarında uluslararası ölçekte faaliyet gösteren güçlü bir turizm ekosistemine ulaşmalarının sırrının “iyi hizmet” olduğunu söyledi. Karaer şöyle devam etti: “Turizm sektöründe iyi ürünler ortaya çıkardığımızı düşünüyorum. Markamızı yurtdışında anlatabilmek için sosyal sorumluluk projeleri ve spor sponsorluklar yapıyoruz. Böylece hem uluslararası alanda doğru ifade etme fırsatı buluyoruz hem de Türkiye markasına katkıda bulunmuş oluyoruz.”

 

“DOĞAYA RAĞMEN, DOĞAYLA BİRLİKTE ÜRETİM YAPIYORUZ” 

 

 

“2025 yılı Yöresine Değer Katan Önder Kadın Ödülü”nün sahibi olan Özdal Kompost Yönetim Kurulu Üyesi ve Dal Mantar Yönetim Kurulu Başkanı Aysel Dal Cengiz de kongrenin konukları arasında yer aldı. Girişimciliğini kırsal kalkınma ve kadın istihdamı için seferber eden çalışmalarıyla öne çıkan Cengiz; mantar alanında nasıl uzmanlaştıklarını anlattığı konuşmasında, başarılarının sırrının “güven” olduğunu vurguladı. Tüketicinin gıdayı sadece tüketmek değil, güvenmek istediğini ifade eden Cengiz; “Tüketici kaliteli ve içeriği temiz ürün arıyor. Biz de bunu önemsiyor ve sürdürülebilir, şeffaf, izlenebilir bir marka olmaya özen gösteriyoruz. Doğaya rağmen değil, doğayla birlikte üretim yapıyoruz. Kadınların eğitimine önem veriyoruz. Markamızın kalite ve şeffaflık ile kazandığı güven ve güçle; toplumsal cinsiyet ve kadına şiddeti önleme konusunda farkındalık çalışmaları yapıyoruz” dedi.

 

“DÜNYANIN EN İYİ GİTARI, TÜRKİYE’DEN ÇIKIYOR DEDİRTMEK İSTİYORUZ”

 

 

Antalya Markaları Kongresi sahnesinin müzisyen, mucit ve girişimci kimliğiyle öne çıkan konuşmacısı Shark Guitars Kurucusu ve Baş Tasarımcısı Cem Köksal; müzisyenlikten müzik aleti tasarımı ve üretimine geçişini ve bugün uluslararası alanda tanınan 6 patente sahip markalarının hikayesini anlattı. Elektro gitarın teknik sınırlarını yeniden tanımlayan çalışmalarıyla tanınan Köksal; gitar üretimine başlama kararını; “Gitar dünyanın en bilindik ve en çok satılan müzik aletidir. Ama her şeyin gelişmeye ihtiyacı vardır. Geliştirilmiş gitarlar üretmek üzere yola çıktık. Gelecek planlarımız arasında gitarlarımızın denenebileceği merkezler açmak var. Hedefimiz bunu Dünya’nın en büyük şehirlerinde başlatmak. “Dünya’nın en iyi gitarı nereden çıkıyor” sorusuna Türkiye cevabı verilsin istiyoruz” diye anlattı

 

“BÜYÜKLERDEN KALAN TARİF MİRASIYLA HİZMET VERİYORUZ”

 

 

Antalya Markaları Kongresi’nde konuşmacı olarak yer alan Zamora Pastanesi 3. Kuşak Temsilcisi Mustafa Ferman Yaşa, konuşmasına Antalya’nın en eski dondurmacısı olan Zamora Pastanesi’nin geçmişten bugüne gelişini anlatan Yaşa; Zamora isminin kurucu dedesinin döneminde ünlü olan bir kaleciden geldiğini söyledi. 1940’da Antalya’da temelleri atılan pastanenin kendine özgü lezzeti yanıksı dondurmanın üretimine, şehrin aldığı göçle değişen damak tadı arayışına uyum sağlamak için başladıklarını ifade eden Yaşa; ürün yelpazelerinin büyüklerinden kalan miras tariflerin bir araya getirilmesiyle geliştiğine dikkat çekti. Yaşa, markanın üçüncü kuşak temsilcisi olarak, bugün hala sevilen ve güvenilen bir marka olmalarının sırrını ise şöyle anlattı: “İmalathanemizde hazır ya da toz ürünler kullanmıyoruz. Dondurmalarımızı mevsimindeki meyvelerden üretiyoruz.

 

“BİR MARKANIN AYAKTA KALABİLMESİ İÇİN KENDİSİNE ÖZGÜ KİMLİĞİ VE HİKAYESİ OLMALI”

 

 

Kilit Grup’un üçüncü kuşak temsilcisi ve Yönetim Kurulu Üyesi Pelin Kilit, Antalya Markalar Kongresi’nde yaptığı ilham verici konuşmada Kilit Grup’un marka yolculuğu yerine bu yolculuktaki ilke ve korudukları değerleri izleyicilerle paylaştı. Turizm ve otelcilikten üretim ve endüstriye, tarım ve ulaşımdan eğitim ve perakendeye uzanan 70 yıllık köklü bir yapının Strateji, Marka ve Deneyim Grup Başkanlığını da yürüten Kilit; bir markanın kalıcı olabilmesi için insan gibi davranması gerektiğinin altını çizdi. Kilit şöyle devam etti: “Marka büyürken kalbini küçültmezse; insan kalabilir. Bir markanın ayakta kalabilmesi için kendine özgü bir kimliği, hikayesi olmalıdır. Diğerleriyle iş birliği yapmak ve birbirine fayda sağlamak sürdürülebilirlik açısından çok önemli. Dünya artık biricikliği farklı algılıyor. Bu yüzden markalar olarak birbirimize de hizmet etmeliyiz.”

 

“ANTALYA, REÇELİYLE MEŞHURDUR”

 

 

1914 yılından bu yana Antalya’da üretim geleneğini sürdüren Yenigün Reçelleri’nin, dördüncü kuşak temsilcisi Necmi Alpagot kongrenin konuşmacılarından biri olarak sahnede yer aldı. Köklü bir markayı çağın dinamiklerine uyumlu hale getirirken, sürdürülebilir büyüme ve kurumsal dönüşüm odağında çalışmalarını sürdüren markanın temsilcisi Alpagot, sektöre tahinli ürün üretimiyle başladıklarını söyleyerek, “Markalaşma yolunda Kaleiçi’nde yer alan mağazamızla yola çıktık. İlk zamanlar ürettiğimiz reçelleri misafirlerimize sunardık ama sonrasında kavanozlamaya ve satmaya başladık. Klasik tatların yanı sıra patlıcan reçeli gibi reçelleri de satışa çıkardık” dedi. “Antalya reçeliyle meşhurdur” diyen Alpagot sözlerine şöyle devam etti: “Şeker ilavesiz reçelleri Türkiye’de ilk Yenigün Reçelleri üretti. Ayrıca üretimimizin yüzde 30’u ihracat yapılıyor.”

 

“FİNCANDA KAHVE YAPARAK AZ DAHA BATACAKTIK”

 

 

Göksu Global Gıda Yönetim Kurulu Başkanı ve ATSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Boğaçhan Göksu, markalaşma süreci hakkında yaptığı konuşmasında, öyle bir markamız olsun ki hikayesi olsun, senelerce devam etsin dileğiyle işe başladıklarını söyleyerek sözlerine şöyle devam etti: “Fincanda kahve yaparak az daha batacaktık. Sonra fincanda kek yapmak istedik. Çok ilgi gördü. Sürekli yenilikler peşindeydik. Birgün bir teyze limonata sordu. Biz de satmıyorduk. Bir dahaki geldiğimde olsun deyince teyze, limonata yaptık. Ama beğenmedi. Bize tarfi verdi. O tarifle yaptık, çok sattık. Limmo markasıyla limonataya çok farklı bir bakış getirdik. Tüm şubelerimizde de satışa çıkardık. Dünyada ‘limon’ denilince akla Türkiye’nin gelmesini istiyoruz. Yeni oluşumumuz Marco Lama ile hedefimiz çocuklar. Ama gençler de çok sevdi. Osmanlı Kahvecisi, Limmo, Marco Lama, Bex Coffee tüm markalarımızın reçetelerini ben yapıyorum” dedi. 

 

“BİZ SADECE TÜRKÜ SÖYLEMİYOR, BİRŞEYLER ANLATIYORUZ”

 

 

Sanatçı kimliğinin yanı sıra araştırmacı ve kültür elçisi yönüyle de öne çıkan, Anadolu’nun zengin müzik mirasını çağdaş yorumlarla geniş kitlelere ulaştıran önemli bir isim olan Türk Halk Müziği’nin sevilen isimlerinden Sümer Ezgü de kongrenin konuşmacılarından biri oldu. Kültür-sanatın marka şehir oluşturmadaki rolüne dikkat çeken çalışmalarıyla fark yaratan Sümer Ezgü; hikayesinin memleketin hikayesi olduğunu söyleyerek, “Çevremde enstrüman çalanlara özenerek müziğe adım attım. Yıllara yayılan sanat hayatımda; derlemeleri, sahne performansları ve televizyon programlarıyla kültürel değerlerin korunmasına ve yaşatılmasına katkı sağladım. Biz sadece türkü söylemiyor, biz bir şeyler anlatıyoruz. Sanat daima yaşama ışık tutan bir olgudur. Sanat, insanları birleştirir” diyerek konuşmasını tamamladı. 

 

“HOBİYİ İŞE DÖNÜŞTÜRMEK ÇOK GÜZEL BİRŞEYMİŞ”

 

 

Kongrenin konuşmacılarından Balık Günlükleri Kurucusu ve İçerik Üreticisi Savaş Dursun; ailesi tarafından asker olmak üzere yetiştirildiğini, hatta Sahil Güvenlik Komutanlığı’ndaki üsteğmenlik görevini geride bırakarak hayallerinin peşinden gittiğini anlattı. Balıklar ve balıkçılık konusundaki tutkusuyla kendini geliştirmek adına çok okuyup araştırma yaptığını anlatan Dursun; teknik balıkçılık, üretim disiplini ve doğayla kurduğu bağ üzerinden, bir tutkuyu güçlü bir kişisel markaya dönüştürmesinin hikayesini izleyicilerle paylaştı. “Balık Günlükleri” ile YouTube ve sosyal medyada geniş bir kitleye ulaşan Dursun; “Markalaşmak sadece bir iş değil; kararlılık, özgünlük ve cesaret gerektiren bir yolculuk. Ben tutkumun peşinden giderken, ticareti tekneme gelen iş insanlarından öğrendim. İnsan sevdiği işi yaparken yorulmuyor. Hobiyi işe dönüştürmek çok güzel bir şeymiş” dedi.

 

“MARKALAŞMA SADECE KİMLİK DEĞİL CESARET GEREKTİREN BİR YOLCULUKTUR”

 

 

Bir markayı sadece görünür kılan değil, onu unutulmaz bir deneyime dönüştüren bir marka mimarı olan Lighthouse VFX Kurucusu Arman Şernaz da sahnede yer aldı. Animasyon, görsel efektler ve dijital deneyim tasarımında 25 yılı aşkın tecrübesiyle sektörün öncülerinden Arman Şernaz, VFX ile filmden reklama, televizyondan sürükleyici medyaya kadar yaptığı 2000’den fazla projeyi anlattı. Yaratıcılığı, teknolojiyi ve hikâye anlatımını bir araya getirerek Türkiye’nin global ölçekte tanınan yaratıcı markalarından birini inşa eden Şernaz, markalaşmanın sadece bir kimlik değil; vizyon, tutarlılık ve yaratıcı cesaret gerektiren bir yolculuk olduğunu belirtti. 

 

ANTALYA DEĞERLERİNE VEFA OTURUMU

 

 

Antalya Markaları Kongresi’nin ilk gününün finali; “İz Bırakan Hikayelerle Şehre Dokunanlar” başlıklı Antalya Değerlerine Vefa Oturumu ile yapıldı. AHİD Genel Sekreteri Gazeteci, Editör ve Halkla İlişkiler Uzmanı Aysen Ovalı Binbir’in moderatörlüğünde gerçekleştirilen oturumda Nadire Konuk ve Selçuk Akıltopu konuk olarak yer aldı. Antalya için çok büyük girişimlerde bulunmuş, Antalyaspor’un da Kurucu Başkanı olan ve Antalya milletvekilliği de yapmış Atilla Vehbi Konuk’un kızı Nadire KonuK, Antalyaspor’un kuruluş hikayesini anlattı. Antalya’nın mimari ve kültürel hafızasında derin izler bırakmış isimlerinden, ilk diplomalı Mimar Tarık Akıltopu’nun oğlu Selçuk Akıltopu ise babasının kent için yaptıklarını dile getirdi. 

KONGRE ÜÇ FARKLI DİJİTAL SERGİYE EV SAHİPLİĞİ YAPIYOR

Antalya Markaları Kongresi 2026’da ayrıca DHA’nın çekimini gerçekleştirdiği "Türkiye Coğrafi İşaretli Ürün Fotoğrafları", KETAV tarafından hazırlanan "Kemer Sualtı Fotoğrafları" ve Antalya Valiliği ile Akdeniz Medeniyetleri Araştırma Merkezi (AKMED) desteğiyle oluşturulan "Eski Antalya Fotoğrafları" dijital olarak sergilendi. Eski Antalya fotoğraflarının ekranlardan oluşan kulelerde yer alması kongrenin odak noktalarından biri oldu.






FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
YUKARI