Bugun...


Eyyüp AYDIN

facebook-paylas
SİYASETTE ÜSLUP TARTIŞMASI!
Tarih: 20-02-2021 13:09:00 Güncelleme: 20-02-2021 13:09:00


Hiç kimse kusura bakmasın ama Türk siyasi hayatında siyasi üslup hiçbir zaman son dönemdeki kadar bozulmamıştı. Geçmişte siyasi tartışmaların en sert ve yoğun olduğu dönemde, hiçbir siyasetçi karşıtlarına "ulan", "haysiyetsiz", "şerefsiz",  "terbiyesiz", "onursuz", "alçak", "hain" demedi. Siyasette böyle bir dilin kullanılması, her şeyden önce ülkeye zarar verir, birlik ve beraberliğin sağlanması imkansız hale gelir, uzlaşma kültürü ortadan kalkar. Bugün siyasette yaşanan budur!

 

Hatta siyaset dilimize, karşıtlarına hitap ederken veya karşıtlarından söz ederken "Sayın" denmesi rahmetli Bülent Ecevit'in Türk siyasetine bir armağanıdır. Sadece Ecevit mi, siyasi rakipleri, Demirel, Türkeş ve Erbakan da belli bir kültür ve eğitimden gelen, devleti ve devlet adabını bilen hoşgörülü liderlerdi. Onlar asla siyasi üsluplarını bozmadılar. Özellikle Süleyman Demirel, hoşgörü erbabıydı. Görünen o ki, mevcut siyasi liderler, geçmişteki bu liderlerden zerre kadar örnek almamışlar. Acaba diyorum ki, Cumhurbaşkanı Erdoğan, parti liderleriyle zaman zaman bir araya gelerek ülke meselelerini konuşsalar, birlikte keyif çayı içseler nasıl olur? Fevkalade güzel olur. Demokrasi daha çok güçlenir, toplumdaki siyasi gerginlik azalır. Bundan da ülke kazançlı çıkar. 

 

 

Son zamanlarda Siyasi liderlerin her geçen gün dozunu arttırarak sürdürdüğü tartışmaları ve polemikleri, kullandıkları düzeysiz üslupları, topluma ve siyasi parti tabanlarına olumsuz yansıyor, şiddet içerikli üsluplar toplumsal şiddetin de artmasına neden oluyor. Toplum, liderlerin tavrıyla özdeşleşebiliyor, kendi tavırlarına bunu yansıtabiliyor. Sosyologlar ve psikologlar, "Siyasetteki sert üsluplar toplumsal şiddete yol açıyor. Bunun önüne geçmek için siyasi liderler mutlaka üsluplarını kontrol ve denetim altına almalı" diye uyarıyorlar.

 

Siyasette gerilim arttıkça insanlar arasındaki ilişkilerde yeni yeni şiddet gösterilerine tanık oluyoruz. Topluma rol model olan bu insanların bu şekilde konuşmaları toplumu daha çok etkiliyor. Lider demek insanların o kişileri kendilerine örnek alması demektir. Öğretmenimizi, büyüklerimizi, sevdiğimiz insanları örnek alırız. Liderler de örnek alınmak istiyorlarsa üsluplarını mutlaka kontrol ve denetim altına almalıdırlar. Bunun başka yolu yok, onlar ilişkilerini, üsluplarını yumuşattıkça topluma hoşgörü olarak yansır.

 

Siyasetçilerin büyük çoğunluğunun her geçen gün "sertlik" dozunu arttırarak sürdürdüğü tartışmalarda kullandıkları "ağır hakaretlere varan" nitelemeler ve sözler, topluma ve siyasi partilerin tabanlarına olumsuz yansıyor. "Nefret ve hakaret içerikli üslup" toplumsal bölünmenin de artmasına neden oluyor. Uzmanlara göre toplum, rol model olarak aldıkları siyasetçilerin tavrıyla özdeşleşebiliyor, kendi tavırlarına "bu üslubu" yansıtabiliyor.

 

Siyasette üslup, nezaket, adap, edep son derece önemlidir. Ne yazık ki siyasette hoşgörü ve edepten çok büyük bir uzaklaşma ve kopuş yaşanıyor. Türk siyaseti; ahlaksızlık ve nezaketsizlik virüsüne karşı mutlaka önlem almalıdır. Siyasetteki bu virüs iktidardan muhalefete, oradan da halka ve herkese bulaşmış durumda. Siyasetçinin kullandığı dil ve üslup; toplumda barışı, adaleti, adabı, nezaketi, birlik ve beraberliği ortadan kaldırıyor ve toplumda gerginlik ve kutuplaşmayı artırıyor. Tam da bu noktada, siyasilerin partilerine karşı olduğu gibi, millete karşı da sorumlu hissetmek gibi bir mecburiyetleri vardır.





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS

Maske, mesafe, hijyen kurallarına uyuyor musunuz?


ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARA
HABER ARŞİVİ
SON YORUMLANANLAR
nöbetçi eczaneler
YUKARI