Bugun...


Eyyüp AYDIN

facebook-paylas
SİYASETEN UZLAŞMAYA İHTİYACIMIZ VAR
Tarih: 21-06-2021 16:02:00 Güncelleme: 21-06-2021 16:45:00


Yaşadığımız siyasi gelişmelerden herkesin ders çıkarması lazım. Ülke, her geçen karanlıklara sürükleniyor. Kin ve nefret söylemleri toplumu düşmanlaştırmaya kadar vardırdı. Bu düşmanlaştırma siyasetinden biran önce kurtulmalıyız. Birbirimizle uzlaşarak kardeşçe yaşamak zorundayız. Yaşadığımız ekonomik sıkıntıları, yoksulluğu, işsizliği ancak  siyaseten uzlaşarak  çözebiliriz. Zaten yoksulduk iyice yoksullaştık, işsizlik tavan yaptı. İşsizlik 10 milyona, genç işsizlikte yüzde 27'lere dayandı. Ülkemizde bunlar yaşanırken, siyasette hala ayrıştırma, kutuplaştırma, nefret dili söylemleri devam ediyor. En zor günlerde bile siyaset kurumunda uzlaşma sağlanamıyor. Meclis kavgayla açılıyor, kavgayla kapanıyor. Ülkemizde son yıllarda yaşanan gerginliklere, kutuplaşmalara bakınca, hepimizin uzlaşma kültürüne o kadar çok ihtiyacı var ki! Siyaset kurumunda uzlaşma olursa, toplumda yaşanan gerginlik ve kutuplaşma da sona erer.

 

Şu partinin veya partinin, şu grubun veya bu grubun kaybetmesi artık önemli değil. Yaşananlar karşısında asıl kaybeden Türkiye oluyor. Aslında uzlaşma kültürünü birazcık becerebilsek, sorunlarımızı çok daha kolaylıkla çözebiliriz. Uzlaşma kültürü, demokrasinin en önemli dinamiğidir, sigortasıdır. Uzlaşmanın olmadığı bir yerde ciddi anlamda demokrasiden söz edilemez, her şey sekteye uğrar ve hiçbir şeyi yerli yerine oturtamazsınız.

Gerçi her konuda, örneğin rutin işlerde uzlaşma aramak zorunda değilsiniz. Fakat sosyolojik açıdan öyle önemli konular vardır ki, mutlaka uzlaşıyı gerektirir. Uzlaşı; o zaman, yaşamsal derecede önem kazanır. Böyle zamanlarda uzlaşı aramazsanız, demokrasinin güvenli geleceğini riske sokabilirsiniz. Uzlaşma denilen şey de sadece karşılıklı görüşmek demek değildir. Uzlaşmanın bir usulü, adabı vardır. Uzlaşıdan söz ederken, muhalefete, "uzlaşı deyip duruyordunuz. Hani neredesiniz" diye bağırıp meydan okuyamazsınız. Meydan okursanız, karşınızdakilerin tahammül sınırlarını zorlamış, hatta tüketmiş olursunuz. İktidarın ve muhalefetin önde gelenleri, kendi aralarında görüş alış verişinde bulunmaları demokrasinin bir gereğidir. Ancak bunu yaparken kamuoyu önünde birbirlerine karşı kırıcı bir üslup kullanmaları halinde, uzlaşma zeminini ortadan kaldırır. Tarafların hepsi benimserse uzlaşma o zaman sağlanmış olur. Bu uzlaşıyı açıklamak da liderlere düşer. Ama birileri ortaya çıkıp, bir yandan uzlaşıdan söz ederken, diğer yandan da bağırıp çağırarak, "ben bu işin kavgasını veriyorum" derse, kimseyle uzlaşamazsınız. Çünkü o zaman kimseyi inandıramazsınız. Sizin amacınız nedir? Üzüm yemek midir, bağcıyı dövmek midir? Demokrasilerde efelenmek olmaz! Çünkü demokrasi, kabadayı rejimi değildir, uzlaşma rejimidir!


Sadece demokrasi ve uzlaşma kültürüyle iş bitmiyor. Adalet, özgürlük, insan hakları, hukuk, çevre kültürü, kültür ve sanat gibi konularda da önümüzde mesafe kat etmemiz gereken daha çoook yol var! Millet olarak hepimizin aklından, gönlünden geçen tek şey;  adaletin, barışın, demokrasinin, özgürlüğün ve hukukun egemen olduğu bir ülke konumuna gelmektir. Uzlaşma kültürünün olmaması yüzünden hala yeni sivil bir anayasa yapmayı başaramadık…





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HABER ARA
HABER ARŞİVİ

Maske, mesafe, hijyen kurallarına uyuyor musunuz?


ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
nöbetçi eczaneler
YUKARI