Bugun...


Eyyüp AYDIN

facebook-paylas
KADINA ŞİDDET!
Tarih: 25-11-2021 16:25:00 Güncelleme: 25-11-2021 16:25:00


Uzun yılların kanayan yarası kadın cinayetleri, her yıl durmadan devam ediyor. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun 2020 yılı raporuna göre 300 kadın öldürüldü, 171 kadın şüpheli şekilde ölü bulundu. 2019 yılında ise 328 kadın ve aralarında bebeklerin de olduğu 15 çocuk öldürüldü, 51 kadına tecavüz edildi. 712 kadın seks işçiliğine zorlandı, 232 kadına taciz edildi, 279 çocuk istismara uğradı. Bu yılın ilk 11 ayında da 285 kadın cinayete kurban gitti.


Kadın cinayetleri, toplumun büyük bir kesimi tarafından zaman zaman şiddetle protesto edilmesine rağmen kadına yönelik şiddet bütün hızıyla devam ediyor. Kadın cinayetleri, toplumun büyük bir kesimi tarafından özellikle kadın derneklerinin, "Kadın cinayetleri durdurulsun ve cezalar ağırlaştırılsın" diye eylemler yapılmasına rağmen, kadına şiddet önlenemiyor. Ancak bugün gelinen noktaya bakıldığında, fazla değişen bir şey olmadı, olmuyor. Kadına şiddet bütün hızıyla devam ediyor. Ülkemizde kadına kötü davranmak, dövmek, bıçaklamak ve hatta öldürmek müzmin toplumsal  bir hastalık haline gelmiş durumda.


Gazete sayfalarında ve televizyon haberlerinde yer alan bu insanlık dışı cinayetler, sadece cehaletten kaynaklanmıyor. Bunların sosyal, dini, toplumsal, psikolojik ve ekonomik gibi pek çok sebepleri var. Her şeyden evvel, mevcut eğitim sistemiyle; bilinçli ve sevgi dolu bir nesil yetiştirilemiyor. Bu durum mutlaka ıslah edilmeli, tartışmaya açılmalı. Yoksa kadının horlanması, aşağılanması, dövülmesinin önüne geçilemez. Buna birden fazla evliliğe, imam nikâhlı 2'inci ve 3'üncü eş'e müsaade edilirse, göz yumulursa ve buna "Anadolu gerçeği" derseniz, o zaman kadına kötü muamelenin önüne hiç geçemezsiniz!


SEVGİ EKSİKLİĞİ
Sadece kadın cinayetlerinde değil, yaşanan tüm şiddet olaylarının arkasında yatan asıl gerçek, bireysel ve aile yaşamımızda huzur, güven ve sevginin olmamasıdır. Sevgisizlik; toplumun içini kemiren çok büyük bir hastalık haline geldi. Bu yüzden toplum olarak her alanda hayatımıza sirayet eden şiddet dolu bir süreci yaşıyoruz. Hayatımızın zenginliği olan sevgiden içimizde zerre kadar iz kalmadı. Komşularımızla, dostlarımızla İlişkilerimizde bile sevgi bağı yok oldu.


Günümüzde her şeyin kirlendiği bu süreçte sevgi, yerini sevgisizliğe bıraktı. Sevgisiz bir toplumda nasıl yaşanır ki? Gerçek sevgi, bilginin toplandığı kitap, umudun yeşerdiği toprak ve duygunun aktığı ırmak gibidir. "Sevgiler paylaşıldıkça büyür, acılar paylaşıldıkça azalır" sözü ne yazık ki, günümüzde anlam ve önemini yitirmiş, bunun yerini gerilmiş yüz hatları, çatılmış kaşlar, toplumu ayrıştırıcı söylemler almıştır. Toplumdaki şiddet olgusunu yok etmenin tek ilacı sevgidir. Vahşi hayvanın yavrusuna ve eşine gösterdiği sevgiyi, insan olarak bizler birbirimize karşı gösteremiyorsak, insanlığımızdan utanmalıyız.





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARA
HABER ARŞİVİ

Covid-19 ile mücadele kapsamında 3 doz aşınızı oldunuz mu?


SON YORUMLANANLAR
nöbetçi eczaneler
YUKARI