Bugun...


Eyyüp AYDIN

facebook-paylas
DOĞAYI BİTİRDİK, İNSANLIĞI ÖLDÜRDÜK!
Tarih: 05-07-2021 15:39:00 Güncelleme: 05-07-2021 15:42:00


İnsanı ve insanlığı öldürmekle kalmadık, doğayı da bitirdik. Son 19 yıldaki çevre tahribatı, depremlerden çok daha büyük zararlara yol açtı. Doğal güzelliklerimizin çoğu, ülke genelinde değer kaybetti.. Karada, denizde, havada zarar vermedik yer bırakmadık. Doğayı tahrip eden ve ormanlarımıza çok büyük zararlar veren bir başka kıyım kaynağı da, önüne gelene dağıtılan maden arama ruhsatlarıdır. O oksijen kaynağı Kaz Dağları’nı bir görseniz ciğeriniz parçalanır. Ülkenin her tarafında ağaçlar kesiliyor, denizler ve nehirler yok oluyor, zeytin, meyve ağaçları, sebze bahçeleri yok oluyor şehirler betonlaşıyor ve doğayı hoyratça kullanıyoruz. Gelecekte çocuklarımıza, torunlarımıza ağaçsız beton yığını şehirler bırakacağız…

 

Acı olan insanların ölmesi değil, insanlığın ölmesidir. Yaşadığımız şu dünyaya bakıyorum, insanı ve insanlığı öldürme adına yapmadık kötülük bırakmadık. Her şeyden önce insanlığın yaşam alanı olan şehirleri yaşanmaz hale getirerek, tarım arazilerini ranta kurban ederek, ormanları, doğayı, hayvanları katlederek işe koyulduk. Bütün bunları kibrimizin, hırsımızın, çıkarlarımızın, bitmek ve tükenmek bilmeyen arzularımızın esiri olarak insanlığı ve geleceğimizi öldürmek adına en küçük bir tereddüt dahi göstermedik.

 

İnsanları aç ve susuz bırakarak, zulme, haksızlığa ve adaletsizliğe göz yumarak,  insanları yetersiz sağlık koşullarıyla baş başa bırakarak, paylaşmayı ve yardımlaşmayı unutarak, makam, mevki, para uğruna kendi hegemonyamızı kurarak, adaleti, güveni, dürüstlüğü yok ederek, ahlakı, masumiyeti, samimiyeti öldürerek, merhameti, vicdanı, sevgiyi, saygıyı, hoşgörüyü öldürerek, haklının güçlü olduğu değil, güçlünün haklı olduğu bir dünya düzeni kurarak, bizden olmayanları dışlayarak, ötekileştirerek, kültürü, sanatı, sanatçıyı yok sayarak, insanları ve insanlığı taassuplarımıza kurban ederek, inancı, vefa duygusunu bitirerek, değerli olan, olması gereken her şeyi değersiz kılarak, haksızlıklar karşısında susarak, yapılan hata ve yanlışları destekleyerek, kibrimizin, hırsımızın, egolarımızın ve çıkarlarımızın uğruna insanlığı öldürdük!

 

Hatalarında inat eden insanlar, artık dibe vurmuştur. Bugün iftira attıkları insanlığın hesabını, yarın gelecek nesillere veremeyeceklerdir. Bugün insanlığın üzerindeki leke ise kurşunlarla, bombalarla öldürülen ya da bu zulümden kaçarken boğularak ölen çocuklarımızın kanıdır. Bu lekeyi hiçbir güç insanlığın üzerinden temizlemesi mümkün değil. Eskiden göl olan insanlık, bugün bir avuç suya dönüştüyse bunun vebali bu dünyada yaşayan her insanın üstündedir.

 

İyi bir insan olmanın yolu; öncelikle sosyal, mesleki ve kültürel alanda yasalara ve toplumsal kurallara uymadan geçer. Dürüst, saygın ve onurlu bir yaşam tarzı sürdürebilmek akla gelen ilk şartıdır. Toplum olarak çevremizdeki güzelliklerden, insani değerlerden çok, çirkinliklere ve ahlaksızlıklara duyarlı hale gelmişiz. Gerçek anlamı ile "önce insan olmak" derken, çevreme, topluma, dünyaya şöyle bir göz atıyorum. İnsanoğlu bugüne kadar hep öldürmüş, katletmiş, yakmış, yıkmış, kandırmış, soymuş, hak yemiş, ezmiş, baskı yapmış ve zulmetmiş. İnsanoğlu, bugün hala bunları yapmaya devam ediyor.


İNSANLIĞIN UNUTTUKLARI
* Sevgiyi, saygıyı, hoşgörüyü unuttu insan.
* Dostu, dostluğu, akrabayı unuttu.
* İyiliği, yoksulu, yoksulluğu unuttu.
* Vefayı, sadakati unuttu insan...
* Hasta ziyaretini, komşusunu unuttu.
* Selamı, merhabayı unuttu.
* Şükür etmeyi, paylaşmayı unuttu.
* Allah’ın sonsuz rahmetini unuttu.
* Allah'ın kendisine verdiği bunca nimetleri, kul hakkını unuttu insan...
* Gökyüzündeki ayı, güneşi, yıldızları, yeryüzündeki dağları, ormanları, denizleri, baharı, çiçekleri unuttu. Kırları, kuşları unuttu.
* Evet, bazen hatırlatma görevini bir beşik yapar, bazen bir felaket, bazen de ölüm.
* Her şey kayar gider ayağımızın altından tıpkı bir su gibi. Ömür de öyle geçer gider...

İnsan olarak dostlarımızın, yakınlarımızın kara günlerinde, sıkıntılarında, acılarında, ıstıraplarında, açmazlarında, yokluklarında hiçbir özel davete gerek görmeksizin hemen yanında, yanı başında olabiliyor muyuz? Yok eğer olamıyorsak, elbirliği ile insanlığı öldürdük demektir!..

 





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HABER ARA
HABER ARŞİVİ

Covid-19 ile mücadele kapsamında 3 doz aşınızı oldunuz mu?


ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
nöbetçi eczaneler
YUKARI