Bugun...


Eyyüp AYDIN

facebook-paylas
ÖLÜMLER VE ACILAR ÜLKESİ!
Tarih: 05-11-2020 17:54:00 Güncelleme: 05-11-2020 17:54:00


Nerede ihmal, tedbirsizlik, denetimsizlik, güvenlik zafiyeti varsa orada ölüm, acı, kan ve göz yaşı var. Ülke olarak ne hale geldik. Bütün bunlar yetmiyormuş gibi, bir de başımıza koronavirüs belası çıktı. Koronadan ölenlerin sayısı 10 bin 558'e ulaştı ve her gün 60-70 kişi hayatını kaybetmeye devam ediyor. Türkiye'de ölümler sadece terör saldırılarıyla sınırlı değil, iş kazalarıyla, deprem, sel ve çığ felaketleriyle, trafik kazalarıyla, suda boğulmalarla, maden ocaklarıyla, kadın ve sokak cinayetleriyle sürekli acılar yaşıyoruz. 2020 yılında bütün dünyada depremden sadece 38 kişi ölürken, ülkemizde 164 kişi hayatını kaybetti. Türkiye ölümler ve acılar ülkesi haline geldi. Trafik kazalarında günde ortalama 8-10  kişi hayatını kaybediyor. İş kazalarında ise yılda binden fazla işçi yaşamını yitiriyor. Ülkemizde acılar, ölümler, kan ve göz yaşı hiç dinmiyor!

 

Bütün bu acıların yanında haksızlık, adaletsizlik, vurgun, talan hakkından fazlasını kazanma hırsı, sorumluluğu üstlenmeme, suçu başkalarının üzerine atma, her olayda yayın yasağı getirme anlayışı topumda umutsuzluk yaratıyor. Devleti; adaletli, şeffaf ve hesap verilir bir şekilde yönetmezseniz, ne terör saldırılarının, ne iş kazalarının, ne trafik kazalarının, ne deprem ve sel felaketinin önüne geçilebilir, ne de ölümler ve acılar ülkesi olmaktan kurtulabiliriz.

 

YAŞANAN FELAKETTEN DERS ÇIKARMIYORUZ
Acısıyla tatlısıyla ama çoğunlukla kötü olaylar yaşadığımız 2020 yılı sonlarına yaklaştık. Umarız daha fazla felaket yaşanmadan bu yılı bitirebilelim! Bu yıl içerisinde yaşanan ve yaşanmaya devam eden çeşitli felaketler nedeniyle 2020 yılı felaket yılı olarak nitelendirilmektedir. Yaşadığımız felaketlerin büyüklüğü insanlara bu düşünceyi vermektedir. Ancak başımıza gelen felaket ve musibetler aslında bizlere ders verici ibretlik olaylardır. Kendi kabahatini bilmeyerek zamandan şikayet etmek veya yaşanılan yıla suç bulmak gibi davranışlar pek akıllıca bir yaklaşım değildir. Yapmamız gereken felaketten ders çıkarmaktır. Başımıza gelen bir deprem felaketinden sonra olası yeni depremlerle karşı karşıya kalabileceğimizi hesap ederek hazırlıklı olmalıyız. Sel felaketinde sele sebep olan insan kaynaklı sorunları gidererek yeni bir sele karşı etkili tedbirler almak buna örnek gösterilebilir. Bence hiçbir yıl felaket yılı değildir. Burada eksik olan ihmal ve denetimsizliktir. Bazen bir çok hadisenin arka arkaya yaşandığı yıllar vardır. Nasıl ki Amerika gibi ülkeler şiddetli kasırgalara karşı tedbirler alarak bir hayat tanzim etmekte ve yine Japonya gibi ülkeler tsunamiye göre tüm planlamalarını yapıyorsa, bizde kendi ülkemizin şartlarına göre gelecek yıllarımızı planlamalıyız. Önceden gerekli tedbirleri almalıyız ve bir deprem ülkesi olduğumuzu asla unutmamalıyız. Ancak bu şekilde yaşanan felaketleri en az can ve mal kaybıyla atlatabiliriz.





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS

Maske, mesafe, hijyen kurallarına uyuyor musunuz?


ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARA
HABER ARŞİVİ
SON YORUMLANANLAR
GÜNLÜK BURÇ
nöbetçi eczaneler
YUKARI