Bugun...


Eyyüp AYDIN

facebook-paylas
TERÖR BELASI!
Tarih: 15-02-2021 17:42:00 Güncelleme: 15-02-2021 18:11:00


Gara'da PKK'nın 6 yıldır elinde rehin olarak tuttuğu güvenlik görevlilerinden oluşan 13 vatandaşımızın kahpece şehit edilmesi, milletçe hepimizde derin bir üzüntü yaratmıştır. Vatandaşlarımızı kalleşçe şehit eden PKK ve destekçilerini bir kez daha lanetliyorum.  Şehitlerimiz için ulusal yas ilan edilmelidir. 'Hani sınırlar, dağlar teröristlerden temizlenecek' denilmişti? Ne oldu? Hala sınırlarımız içinde ve dışında terör saldırıları devam ediyor. Her gün yeni bir hain saldırı, her gün şehit haberleri gelmeye devam ediyor.

 

Ülkenin en ciddi meselesi haline gelen terör belası, sadece ülkeyi yönetenlerin sorunu değildir. Terör sorunu iktidarıyla, muhalefetiyle top yekun milletin milli meselesi haline gelmiştir. Terör konusunda Meclis'te mutabakat sağlayamayan siyaset kurumuna millet olarak bir sözümüz olmalı. Evet sözümüz var: Bırakın artık siyasi kutuplaşmayı, bırakın oy peşinde koşmayı, ülkede birlik ve beraberliği sağlayın! Türk'ün Türk'ten başka dostu yoktur.

 

Suriye ve Irak sınırlarımıza bakıldığında, bölgede adı konulmamış bir savaş görüntüsü var!

 

Ülke olarak 37 yılımızı ne yazık ki heba ettik. Maddi ve manevi kayıpların yanında, devletimizi ve milletimizi sıkıntılara sokan "terör belası bu duruma nasıl  geldi" diye acaba bizler de kıyısından, köşesinden sebep olduk diye hiç düşündük mü?

 

Öncelikle vatana, millete verilebilecek hizmetlerin en büyüğünü vermiş olan şehitlik gibi en ulvi makama ulaşmış şehitlerimizin, gazilerimizin ve onların ailelerine millet olarak çok şey borçluyuz. Terör belasının neden çözülemediğini, fazla geriye gitmeden ülkenin son 37 yılını şöyle bir gözümüzün önüne getirelim.

 

Acaba bizler vatanımıza, bayrağımıza, devletimize, topraklarımıza yeterince sahip çıkarak gereken duyarlılığı gösterebildik mi?

 

Ülke yönetimini üstlenenler; insanlar arasındaki uçurumu, bölgeler arasındaki geri kalmışlığı ortadan kaldırabil mi? Çünkü bu sorunlar, topluma hep Kürt sorunuymuş gibi yansıtıldı.

 

Bizler, 'geleceğimizin teminatı olan gençliğe nasıl bir ülke bırakıyoruz' diye hiç düşündük mü veya düşündük de ne yaptık?  

 

Ülkemizin Suriye ve Irak sınırları terör yuvası galine geldi de, bizler ne yaptık, ne yapmalıyız?  Tüm toplumsal değerlerimize yeterince sahip çıkabildik mi?

 

Hak yemek, haksızlık yapmak ve devletin malına göz dikmek olağan hale gelmedi mi? Hangi alanda hak ve hakkaniyet kaldı?

 

Her gün şehit haberleri gelmeye devam ederken, anaların göz yaşları dinmezken, hemen her meslek erbabının öncelikli amacı daha fazlasını almak, zengin olmak ve üstelik hangi yoldan olursa olsun kısa sürede köşe dönmek, zevk ve sefa içinde yaşamak, ülke gerçeklerine sırtını dönmek, kendi çıkarlarını ülke çıkarının üstünde tutmak...

 

Devlete sırtını yaslayıp zengin olmak, ihalelerden parsayı kapmak, çalıştığı kurumun kendine verdiği makam ve yetkiyi şahsi işleri için kullanmak veya kullandırmak normal karşılanır hale gelmedi mi?

 

Terör belasından kurtulmanın yolları aranırken, Kürt sorunu ile terör sorunu birbirine karıştırılarak tavizler verilmedi mi?

 

Bugün ilkokullara kadar inen uyuşturucu kullanımı, şiddet ve cinayet olayları olağan haberlerden sayılmıyor mu?

 

Akaryakıt, uyuşturucu, silah kaçakçılığı, her türlü yolsuzluk, çetecilik, ülkemize terör kadar maddi ve manevi zararlar vermiyor mu?

 

Milli eğitimimizin durumu içler acısı değil mi? Parası olanın özel dershane ve okullarda eğitim aldığı, parası olmayanın doğru dürüst öğretmen bulamadığı, hatta okula ulaşmak için kilometrelerce yürüdüğü ülkemizin acı bir gerçeğini yansıtmıyor mu? Bunun adına eğitimde eşitlik denilebilir mi?

 

Bu ülkede hortumculuğa, adaletsizliğe, haksızlığa, gelir dağılımındaki uçuruma, işsizliğe, yoksulluğa, hırsızlığa, değerlerimizin bu kadar törpülenmesine, maneviyatımızın hızla çöküşüne seyirci kalındığı için, terör prim yapmadı mı?    

 

Terör belasından kurtulmak isteniyorsa, teröre lojistik destek veren, finansal kaynak sağlayan ülkeler, terör örgütünün üzerinden ellerini çekmelidir ve bu ülkelere karşı ciddi anlamda tavır konulmalıdır. Bu tavır konulamadığı sürece, sadece silahlı mücadeleyle terörün ülke gündeminden çıkması ve sona ermesi mümkün değildir. Bu konuda atılan adımlar, sadece günü kurtarmaktan öteye geçmez.

 

Yıllardır yaşadığımız bu terör belasından bir türlü kurtulamadık. Peki, millet olarak elimizi kolumuzu bağlayıp vatan evlatlarının her gün şehit olmalarını seyir mi edeceğiz, ya da ABD ve AB'nin dayatmasıyla veya dağdaki teröristin ön koşuluyla terörün sona erdirilmesine razı mı olacağız? Buna hangi yürek, hangi vicdan razı olur?





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS

Maske, mesafe, hijyen kurallarına uyuyor musunuz?


ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARA
HABER ARŞİVİ
SON YORUMLANANLAR
nöbetçi eczaneler
YUKARI