İstatistik verilerine bakılırsa her şey gayet iyi gidiyor. Ölüm sayılarımız düştü, iyileşen sayılarımız çok yüksek, yoğun bakım ve entübe hastalarımız çok artmıyor, hatta azalıyor. İyileşen hasta sayımız henüz hasta olanlardan çok fazla, hatta böyle giderse 10 güne kadar nerdeyse hiç hastamız kalmayacak. Sanki rakamlara bakılınca öyleymiş gibi görünüyor. Peki gerçekten öyle mi, yani artık bu hastalığı biz yendik ve her şey düzeldi mi? Bence hayır, daha çok yolumuz var…
Öncelikle ölen ve iyileşen hastalarımız üzerinde durmak istiyorum. İyileşen hastalarımız Covit-19 tedavisi görüp bu hastalıktan kurtulup iyileşen hastalar… Bunların bir kısmının covit testleri hep negatif olduğu halde tomografi ve klinik durumu covite uyumlu olduğu için bu tedaviyi aldılar. Durumlarına göre ilaç, yoğun bakım hatta entübe edilip tedavi edildiler ve sağlıklarına kavuştular. Ölenlere gelince, ölüm nedeni için eğer covit pozitif ise bu hastalara covitten öldü teşhisi konuluyor. Eğer tüm bulguları covitle uyumlu ama test negatifse bu kişi covitten öldü denilmiyor. Bu yüzden de iyileşme sayısı çok yüksek, ölüm sayısı ise çok az görünüyor.
Bu istatiksel durum şimdilerde bize moral verse de ilerde olası Çin hükümetinin mahkumiyetinde tazminat alma durumu söz konusu olursa sorun çıkartabilir ve sonradan bu kişilerin covit hastası olduğu ve bundan öldüğü teşhis edilirse başta bir çok hekim arkadaşımız olmak üzere bir çok kişinin başı derde girebilir. Şimdilik sadece sağlık çalışanları için meslek hastalığı sorunu gibi görülse de ilerde tazminat durumlarında bir çok ölenin yakını mağdur olmuş olabilir.
Covit testinin duyarlılığının % 70'lerde olduğunu düşünürsek yani her 100 hastanın 30'una yanlış teşhis sebebi olduğunu düşünürsek, bence tomografi ve klinik bulgusu covitle uyumlu herkese covit teşhisi koymak zorundayız.
Hatta bu sıralar ölen, her kalp krizi, her beyin kanaması veya enfaktı, her böbrek yetmezliği, her viral pnömoni, her karaciğer yetmezliği covit açısından değerlendirilmeli ve kesin ölüm nedeni tam belli olmadan başka sebep konmamalıdır. Covitten iyileştikten sonra evde nekahat halindeyken geçirilen kalp krizlerinin de covit nedenli olduğu Amerika'daki araştırmalarda ortaya konmuştur ve çok önemlidir. İleride hukuki bir problem olmaması açısından çok dikkatli olunmalıdır.
Gene bu değerlerin iyiye gittiği düşünülerek bazı gevşemelere erken karar vermek 2. dalganın çok daha yıkıcı olmasına sebep olur. Bunun örneğini Singapur ve Japonya'da gördük. Bu virüs şakaya gelmez, aşısı çıkıncaya kadar ve toplumun % 60'ı aşılanmadıktan sonra bu virüsten kurtuluş yok. O yüzden de normalleşmeyi beklemek, sabır etmek çok önemli…
İstatistiki veriler her zaman gerçeği yansıtmayabilir hele konu tıp olunca hiç bir zaman 2x2=4 etmez. Bazen 3, bazen 5 eder hele bir de rakamlarda oynamalar varsa bu durum çok daha fazla değişir. O yüzden de teşhis ve tedavide doğru kod girmek bazen hayati önem taşır, yanlış girilen kodlar karar vericileri yanıltıp yanlış kararlar almasına sebep olabilir. O yüzden meslektaşlarımın hem kendi mesleklerini riske atmayıp sonra da büyük tazminatlar ödemek zorunda kalmamaları hem de karar verenlerin kararlarını etkileyip ülkenin düzelmiş durumunu riske atmamalarını dilerim.
Bu dönem ölüm nedeni konusunda çok hassas olunması gereken bir dönemdir, çok dikkat etmek gerekir.
(Ozanca sağlık mobbing politika kitabımdan)