Bugun...


Cengiz SAVAŞERİ

facebook-paylas
GÖKDELENLERİN DEVRİ BİTİYOR MU?
Tarih: 01-01-2021 16:47:00 Güncelleme: 01-01-2021 16:47:00


80 li yıllardan sonra başlayan iş merkezi türünden binalar zamanla gökdelen tabir edilen çok katlı binalara dönüşmeye başladı.
Mimarlar ve mühendisler de bu yeni gelişmeye ayak uydurarak, çok katlı ve akıllı binaların projelerine çalışmaya başladılar. Fakat teknoloji o kadar hızlı gelişmeye başladı ki, gökdelenlere rağbet etmenin de anlamı kalmaz oldu.


HOME OFFİCE
Geçmişte, özellikle 1900 lı yıllarda evde çalışma anlamında kullandığımız home office tarzı çalışma ve iş yürütme alışkanlığı ortaya çıkmaya başlamıştı. Günümüzde ise pandemi süreciyle birlikte eve kapanmaya mecbur kalan insanların işlerini yürütmrk için büyük binalarda, gökdelenlerde ofis tutmalarına ihtiyaç kalmadığı bir döneme girdiğimiz belli.


Uluslararası iş yapan dev şirketler bile gökdelenlerdeki ofislerini kullansalar dahi, teknolojiye ayak uydurarak az kadroyla çalışmaya başladılar. Siyasetçilerimiz görüşmelerini internet üzerinden yapıyor. Üniversitelerimiz seminerlerini internet üzerinden veriyor. Basınımızın çalışanları, gazete bürolarına gitmeden evlerinden haber yapıyor röportajlarını you tube üzerinden gerçekleştiriyor.


Sanayinin gelişmesiyle, insan elinin yaptığı işleri makinalar yapmaya başlamıştı. O yıllarda insanlar işsiz kalacak şeklinde tepkiler vardı. Şimdilerde projeler bigisyarlarda çizilip geliştiriliyor. Uzaktan kumandalı dronlarla fotoğraflar çekilip alanlar kontrol edilebiliyor. İHA, SİHA gibi silahlar üretiliyor.


Artık aklı başında herkes ve bilim adamları hiçbirşey eskisi gibi olmayacak diyor. Bence doğru diyorlar. Yapay zeka denilen ileri teknoloji ile ve 4.5 g, 5 g teknolojisi ile iletişim imkanlarının artması ve de nükleer enerjinin birçok alanda kullanılmaya başlanması, eskisi gibi olmayacak sözünü doğruluyor.


Eskisi gibi olmayacak çünkü; küresel ısınma ile nevsimlerin bozulması dünyayı zora sokuyor. Kuruyan göller ve akarsular, su krizini yaşayacağımızın işareti oluyor.
Araştırmacıların verdiği rakamlara göre, kırsal nüfus %10 larda, bütün nüfus yığılması kentlere olmuş.


Beton rantının cazibesine katılan yöneticiler ve inşaat sektörü, var güçleriyle kentleri binalarla  doldurmaya bakıyor. Kentlerin nüfusunun göçlerle artması sebebiyle, maliyetler de artıyor. Altyapı sorunları, sosyal donatı alanları, kent insanının ihtiyacını karşılayacak enerjiye dönük çalışmaları ve ulaşım için yapılan kilometrelerce asfalt masraflarını örnekleyebiliriz.


Hiçbir yönetici, gelecek 30 yılda kentlerdeki yaşamın zorluğunu düşünmez oldu. Biz iyi biliriz diyen şehir plancıları odası başta olmak üzere, inşaat mühendisleri ve mimarlar odaları geleceği düşünerek hükümetlere, belediyelere tavsiyelerde bulunacağına, yapılan birçok işleri ve planlamaları  kontrol etmekle meşgul. Son 20 yılda nüfusu 8 kat artmış, başta İstanbul olmak üzere büyük kantlari kurtarmayı düşünen var mı?. Kırsal kesimi canlandırıp ekonomiye katkı sağlamak ve işsizliği önlemek için proje öneren oda var mı? Odaların, bu konuda hiçbir duyurularına rastlamadım.


Kırsal nüfusun azalmasıyla ve köyden kentlere göçün artmasıyla, gelecekte yiyecek bulmakta bile zorlanacağımızı hesap eden var mı?


Rahmetli Bülent Ecevit’in köy kent projesini, sırf siyasi hasımlık yüzünden önleyen zihniyetin, yıllar içinde köylerin boşalmasına sebep olduğunun farkında oluyor muyuz?


Eyy yöneticiler, sizlerden gelecekteki açlığı önleyecek girişimler yapmanız bekleniyor. İşsiz gençlerin köylerine dönerek üretimi arttırmalarını sağlayacak planlamalar bekleniyor.
Bu gün için, kentlerde yeni rant bölgeleri oluşturabilinir, inşaat sektörü için alan açılabilir belki ama, gelecek 2050 li yıllarda torunlarınız, betonlaştırdığınız kentlerde duvarları kemirmeyecektir. Bir türlü gelişmesini düşünmediğiniz kırsalın yetiştirdiği ürünlerle besleneceklerdir.

Hoşça kalın.Yeni yılda bu konuları da düşünün...
Cengiz Savaşeri   





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HABER ARA
HABER ARŞİVİ

Covid-19 ile mücadele kapsamında 3 doz aşınızı oldunuz mu?


ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
nöbetçi eczaneler
YUKARI