Aslında bu yazının başlığı yapılanları görünce doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar olmalı idi belki ama ben bu sözü daha çok sevdiğim ve hayat düsturlarımdan biri olarak kabul ettiğim için ben bu başlığı tercih ettim. Konu bildiğiniz gibi sırf doğru söylediği ve olaylara bilimsel olarak yaklaştıkları için ve her dedikleri de bu yüzden çıktığı için iktidarı rahatsız eden üç bilim insanımıza yapılan baskı, tehdit, sosyal medya maymunlarınca (bazıları onlara trol diyor ama ben maymun demeyi tercih ediyorum) aşağılama çalışmaları, iktidarın bir çok olayda olduğu gibi kendine muhalif olduğu için (ki bunların büyük çoğunluğu suçsuz gerçek suçlular eğer yandaşsa asla suçlu değildir) soruşturmalarla korkutulmaya çalışılması…
Daha önceki yazılarımda bu konuyu kendimden bildiğimi yazmıştım. Bir daha tekrarlamayacağım ama iktidarın bir türlü rektörlükle, kürsü başkanlığı ile kandıramadığı, kendilerine yapıldığını tahmin ettiğim tehdit, şantaj, baskı ve mobbinge rağmen doğru söylemekten vazgeçmeyen bu gerçek bilim insanlarını dokuz köyden kovulsalar da onuncu köy olduğunu ve namusları ile bilim yaptıkları ve cesur oldukları için kutluyorum. Ülkemin aydınlık yarınlara ancak bunlar gibi bilim insanları tarafından çıkarılacağına eminim.
Daha önceki yazılarımda bilim kurulu hakkında ne düşündüğümü açıklıkla yazmıştım bir daha tekrarlamak istemiyorum. Belki, onların da düşünecek aileleri, kariyer planları, gelecek endişeleri, bazı mevkilerde gözleri vardır. Kimsenin yerinde olmadan neden öyle yaptığını bilemeyiz. Ama bu üç bilim insanımızı da bu gibi endişelere rağmen cesur davrandıkları için kutlamadan edemeyeceğim.
Mesleklerinin zaten zirvesinde olan ve meslektaşları tarafından doğru söylediği bilinen bu insanları aslında diğer bilim insanları eleştirmiyor, dedikleri yalan, yanlış, doğrusu o değil bu diyemiyorlar. Çünkü tarihin böyle bir şey yaparlarsa kendilerini çok ağır biçimde yargılayacağını biliyorlar. Belki şimdi susmakla küçük menfaatler elde ediyorlar ama saygınlıklarını uzun vadede kaybediyorlar. Bu üç bilim insanını eleştirenler bilimle alakası olmayan, tek elden yönetildiği bilinen çoğu sahte hesaplı iktidarın trolleri yani medya maymunları onların da hiç bir bilimselliği olmadığı için bilim dünyasında sinek vızıltısı gibi ses çıkarıyorlar. Tabi sinek küçüktür ve mide bulandırır o da ayrı mesele…
Ama bu üç hocam şunu bilsinler ki halkın desteği arkalarında tamdır. Hekim meslektaşlarımın büyük çoğunluğu onları takip etmekte ve ona göre hareket etmektedir. Kendilerine nasıl davranılırsa davranılsın bilimin ışığından ayrılmadıkları bilinmektedir. Ve en önemlisi namussuzlar, menfaat peres çıkarcılar, yalakalar kadar en az cesur oldukları için kendilerini kutluyorum, her zaman arkalarından yürüyeceğime söz veriyorum.
Bu üç hocamın ismini özellikle yazmıyorum takip edenler zaten anlamıştır. Bunun sebepleri bu üç hocaya trollerin artmasına engel olmak, belki bazı hocalar da bu yazıyı okur da ben de öyleyim niye beni de yazmıyorsun diye düşünebilir ki mutlaka öyle hocalar vardır, sadece üç hocayla sınırlı değildir, en azından ben öyle olmasını diliyorum. Belki bu yazı sayesinde bazı bilim insanları da doğru söylemeye başlarlar çünkü onlara ayna tutan olmamıştır, bu yazı onlara halk tarafından nasıl görüldüklerini anlatır. Ve bence en önemlisi bu üç bilim insanı 33,333,3333......... gibi artarak devam eder.
Unutmayalım ki aydınların aydınlatmadığı toplumları soytarılar aldatır. Daha çok aydınımızın toplumu aydınlatması, aydın sorumluluğunda davranması dileği ile lütfen bizi soytarılara mahkum etmeyin.
(Ozanca sağlık mobbing politika kitabımdan)