Bugun...


Aile Hekimi Dr. Ozan UZKUT

facebook-paylas
SALGINDA AİLE HEKİMLİĞİ Mİ SAĞLIK OCAĞI MI?
Tarih: 14-04-2021 13:15:00 Güncelleme: 14-04-2021 13:15:00


Salgın sırasında eğer bu salgın aile hekimliği sisteminde değil de sağlık ocağı sisteminde olsaydı nasıl olurdu diye düşündüm ve bu konuda gerçekten halkın sağlığı korumak için her türlü önlemi düşünmüş, İspanyol gribi sonrası kurulan sistem salgında hiç bir açık kapı bırakmamış o yüzden de keşke diyorum bazen…


Eğer sağlık ocağı sistemi olsaydı 65 yaş üstü aşılamada aşıyı o mahallenin ebesi ev ev dolaşarak yapacaktı, sistemde kayıtlı veya değil 65 yaş üstü her bireye aşı yapılacak ve çok hızlı bir şekilde 65 yaş aşısı bitirilecekti, kimse atlanmayacak, gelemeyecek durumda olanlar dahil herkes aşılanacaktı. Aile hekimliği sisteminde evet çok yaşlıların evine gidilebiliyor ama yaşı genç ama yürüyemeyecek olanların eğer bir yakınları yoksa aşıya gitmeleri çok zor. Çünkü müracaat ancak akıllı telefonlarla oluyor ve bir çok kişi bunu beceremiyor, kaldı ki her zaman da gelinmek mümkün olmuyor.


Eğer sağlık ocağı sistemi olsaydı filyasyon ve karantina evleri dolaşan mahallenin ebeleri ve sağlık ocağı doktoru tarafından yapılacaktı, bu sistemde ebe ve doktor aile hekimliğinde mesaisini geçirmek zorunda, o yüzden de ayrıca filyasyon ve karantina ekibi kurmak gerekiyor hatta bir çok ücra yerlerde filyasyon ve karantina çok aksıyor. Ayrıca evde takip de bu ekip tarafından çok daha düzenli olarak ve sağlıklı olarak yapılacaktı.


Evler bu ekipler ve çevre sağlığı teknisyenlerince sık sık gezildiği için hijyen, ev içindeki temizlik, temiz sağlıklı yiyecek ve su ihtiyacı bilinecek, böylece aksaklıkların giderilmesi çok daha kolay olacaktı, şimdi tamamen beyana dayalı olduğu için gerçek ihtiyaç sahipleri çoğunlukla atlanıyor.


Sağlık ocağı sisteminde muayeneden çok takip ve önleme ön planda olduğu için halkın eğitimi mücadele yöntemleri ve ne yapması gerektiği daha iyi anlatılacak böylece salgının yayılması engellenecekti.


Sağlık ocağı sisteminde hastalar evde muayene edileceği için hastaların sağlık merkezinde birbirine hastalık bulaştırma riski olmayacak, önlemi sadece bu işin uzmanı olan sağlık personelinin alması yetecek, sağlık çalışanı da kim salgın hastası kim normal hasta bildiği için önlemini ona göre alacaktı.

Sağlık ocağı sisteminde koordinasyon sağlık ocağı sorumlu hekimi tarafından yapılacağı için işlerin yerelden yürütülmesi çok kolay olacak, yerelin muhtarı, güvenlik güçleri, belediye başkanı, halkı kendi yöresine hizmet için kiminle muhatap olacağını bilecek ve böylece koordinasyon çok daha kolay olacaktır. Şimdiki sistemde her şey merkezden idare olunduğu için koordinasyonda bir çok sorunlar çıkıyor ve hem hasta, hasta yakını aksıyor hem de ihtiyaç sahiplerine yardım gitmesi aksıyor, kim kime nasıl yardım edeceğini bilemiyor.


Aile hekimliği sisteminde her aile hekimi kendine kayıtlı kişiden sorumlu olduğu için kayıtlı olmayan, misafir gelmiş, geçici ikameti olan kişilere bakılamıyor ve bu kişilerin takipleri yapılamıyor, halbuki sağlık ocağı sisteminde bölgeden sorumlu olunduğu için o bölgedeki herkes koruma altına alınıyor ve sorunları gideriliyor, bu da salgının yayılmasını önlüyor. Bu da salgında sağlık ocağı sistemin ne kadar doğru bir sistem olduğunu bir kez daha ortaya çıkartıyor. Sağlık sistemimizi temelinden değiştiren bu sistem bir kez daha gözden geçirilmelidir diye düşünüyorum.

(Ozanca sağlık mobbing politika kitabımdan)





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HABER ARA
HABER ARŞİVİ

Maske, mesafe, hijyen kurallarına uyuyor musunuz?


ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
nöbetçi eczaneler
YUKARI