Bugun...


Aile Hekimi Dr. Ozan UZKUT

facebook-paylas
COVİT-19, SAĞLIK ÇALIŞANLARI İÇİN MESLEK HASTALIĞI OLMALIDIR
Tarih: 09-06-2021 13:10:00 Güncelleme: 09-06-2021 13:10:00


Ülkemizde halen Covit-19'dan ölenlerin yetmişte biri sağlık çalışanıdır. Yaş guruplarına göre dağıttığımızda bu oran nerdeyse 25'te bire düşmektedir. Acaba bu tesadüf  müdür? Hala iktidar illiyet bağı aramaktadır. Meslek hastalığı demek sağlık çalışanına ne kazandırır?


Meslek hastalığı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 14. maddesine göre “Meslek hastalığı, sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal engellilik halleridir." Sağlık çalışanı bu tabire uymaktadır, o yüzden de Dünya Sağlık Örgütü dünya nüfusunun % 3'ü sağlık çalışanı olmasına rağmen riskli yaşlarda çoğu bulunmamasını da düşünülerek Covit-19 hastalarının % 14'ünün sağlık çalışanı olması nedeniyle sağlık çalık çalışanı için Covit -19'u meslek hastalığı saymıştır.


Türkiye de ise sağlık çalışanları resmi rakamlara göre % 25'i meslek örgütlerinin rakamları ile ise % 57'si Covit-19'a yakalanmıştır. 446 sağlık çalışanını Covit -19'dan kaybettik. Bu yüksek oran da aslında Covit-19'un bir meslek hastalığı olduğunu gösteriyor.


Bizdeki sorun biraz da mevzuatta sorun yaratıyor, işçiler ilk üç ay dolunca herhangi bir nedenle vefatı halinde maaşlarının bir kısmını beşyıl çalıştıktan sonra vefatları halinde maaşlarının tamamını ailelerine bağlanabiliyor ama konu kamu görevlisi olunca değişiyor, bu süre on beş yıla çıkıyor yani on beş yılını doldurmamış bir kamu görevlisinin vefatı halinde geride kalan ailesine hiç para ödenmiyor ve kişi öldüğü gibi geride kalan çocukları eşi mağdur ediliyor. Bu yüzdende Covit-19'dan ölenlerin geride kalan aileleri için ve sağlık çalışanlarının "bize bir şey olursa geride kalan çocuklarımız ne olur" düşüncesinin oluşmaması için Covit-19'un meslek hastalığı kabul edilmesi gerekiyor.


"Meslek hastalığı sayılırsa ne gibi avantajlar sağlar?" derseniz şöyle: Maaşının % 70'i geride kalan çocuklarına bağlanır, bunun için hizmet süresi aranmaz, belirli oranlarda vergi indirimi sağlanır, bazı faturalarda özel indirim sağlanır, çocuklarına eğitim bursu verilir, faizsiz konut kredi hakkından yararlanır, eşler ve çocuklar kamu araçlarından, ücretsiz veya indirimli faydalanır. Aileden bir kişi sınavsız devlet memurluğuna girişi sağlanır. Cenaze masrafları karşılanır.


İşte bütün gürültü bu hakları vermemek için koparılıyor. Halbuki sağlık çalışanları yoğun çalışma koşullarında bir de başına bir şey gelirse "ailem ne yapar, nasıl geçinir" derdine düşüp Tükenmişlik Sendromuna giriyor, gelecek endişesi taşıyor, halbuki meslek hastalığı sayılsa hiç olmazsa sağlık çalışanı "ailem ne olacak" derdine düşmeyecek.


Bu konuda illiyet bağı aramak zor hatta imkansızdır. Evet sağlık çalışanı da sadece hastanede veya sağlık kuruluşunda hastaya bakarken bu hastalığı kapmamış olabilir ama covit -19 da virüs yükü söz konusudur, hasta bakmak ve hastanede çalışmak bu yükü çok fazla miktarda artırmaktadır, bundan kimsenin kuşkusu yoktur, o zaman illiyet bağı aramanın da gereği yoktur. Aynı yaş gurubunda sağlık çalışanlarının daha çok hasta olması, daha çok ölmesi tesadüfle, kendini koruyamama ile veya başka nedenle açıklanması imkansızdır.


Sağlık çalışanının Covit-19'a yakalanması bir meslek hastalığıdır, hiç bir gerekçe gösterilmeden ispat illiyet aranmadan kabul edilmelidir.

(Ozanca sağlık mobbing politika kitabımdan)





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HABER ARA
HABER ARŞİVİ

Covid-19 ile mücadele kapsamında 3 doz aşınızı oldunuz mu?


ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
nöbetçi eczaneler
YUKARI